Anlatımı okuyucuyu hemen içine alan bir kitap. Doğrusu okurken zorlanacağımı düşündüm ama karakteri gözümde canlandırıp onunla yaşadım. Okuyucuların kitaplığında mutlaka olmasını düşündüğüm bir eser , tavsiye ederim.
Rus gerçekçilerini kast ederek: “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” dediği rivayet ediliyor Dostoyevski’nin. Gogol’ün mizahı, Dostoyevski’nin acıya olan derin bağlılığı ve Tolstoy’un kusursuzluğuyla devam ediyor Rus edebiyatında. Hikâyedeki mizah, ızdırabın kendisinden, hayatın gerçeğinden geliyor.
Kendimizle hiç ilgisi olmayan konularda özveriyle çalışmak için her sabah erkenden uyanıp gittiğimiz işyerlerinde “sıradan” görünebilmek adına satın aldığımız takım elbiseler ve bunun hüzünlü gülünçlüğü aşkına, iyi okumalar diliyoruz. Çünkü bizler, Rus gerçekçilerinin aksine, hala Gogol’ün Palto’sunun içindeyiz.
PaltoNikolay Gogol · Karbon Yayınevi · 201746,2bin okunma
Bendeki cep boy kitap 2 öyküden oluşuyor: Palto ve Fayton.
Bir çırpıda okuyacağınız iki öykü var: Palto, trajikomik bir öykü. Palto bana eğitim camiasında tanıdığım bazı insanları hatırlatmadı desem yalan olur. Bu yüzden güncel bir öykü diyebilir miyiz? Bence diyebiliriz:)
Fayton ise Palto kadar trajik olmayan daha komik bir öykü. Aslında bu hikâye de güncelliğini koruyor. Sahibi olduğu şeylerin esiri olan, sahibi olduğu şeylerin maddi değeri ile övünmekten başka bir şey bilmeyen ya da yüksekten atıp tutan insanlar günümüzde yok mu? Ne yazık ki bunun da örneklerini sıkça görüyorum (ne pis bir çevrem varmış arkadaş:))
Velhasıl kelam bu kısa ve bir o kadar güzel iki hikâyeyi zevkle okuyacağınıza inanıyorum.
20 yıl sonra Şükrü Saracoğlu Stadında GS'ya yenilmesi sonucunda feneybahçe(fanatik değilim ama yine de pislik yapayım dedim: olmayan "r" ye dikkat:)) taraftarının balkondan en büyük "feneybahçe"(Aziz başkanı özleyen bir ben miyim?) diye bağırmasını duyan GS'lının duyduğu mutluluğa benzer bir keyifli okuma dilerim(2020 nin normal bir yıl olmayacağı bu maçın sonucundan belliymiş:))
~Palto| Nikolay Vasilyeviç Gogol~
🧥•Dostoyevskinin "Hepimiz Gogolun Palto'sundan çıktık" sözünden dolayı merak edip okumak istemiştim. İnternetten kitabı sipariş verdim ve siparişim geldiğinde minik bir kitapla karşılaşınca çok şaşırdım. Dostoyevski’nin sözü bana sanırım tüm Rus yazarları içinden çıkaracak kalın sayfalı bir kitap hayal ettirmiş. :)
🧥•1842 yılında yazılan Palto, 56 sayfalık küçük boy bir kitap. Hikaye ise oldukça etkileyici ve sizi içine çekiyor.
🧥•St.Petersburg'da bir devlet dairesinde çalışan Akakiy Akakiyeviç, toplum tarafından hor görülen, önemsenmeyen silik bir memur. Tek düze yaşamında yoksul bir hayat sürerken bir palto diktirmeye karar verir. Bunun için zor şartlarda para biriktirmeye başlar, her şeye ilgisiz olan hayatının tek gayesi paltosuna kavuşmak olur. Terzi paltosunu teslim ettiği zaman çok mutlu olur. Çevresindeki insanların ona yaklaşımı bir anda değişir ve o üzücü olay gerçekleşir. Paltosu çalınır... (devamı için kitabı okumalısınız :))
Kitaptan Alıntılar:
•İnsanın her şeyden bezmesi modern bir hastalıktır
•Her memur; kendisini taciz eden bir şey olduğunda , toplumdaki her şahsın aşağılanmış olduğuna inanır
•Aciz bir sinek kadar ilgi görmüyordu
•Artık öyle bir noktaya geldik ki, insanlar şahıslarına yöneltilen bir suçlamayı,mensubu oldukları topluluğun tümüne yöneltilen bir saldırı olarak değerlendiriyor.
•Böylece kimsenin korumadığı, bir arkadaşı olmayan, ömrünce kimseden yakınlık görmeyen,nadir bir böceği mikroskopta inceleyen bilim adamlarının bile ilgisini çekmeyen bir insan böylece dünyadan göçüp gitmişti.
•insan denilen varlığın ne kadar acımasız olabildiği gerçeğini gördükçe, derinden sarsıldı.
•İnsan ruhunun derinlerine gizlice süzülüp,neler düşündüğünü öğrenmek olası değil...
•Aslında mühim olmayan adamların' çevresinde,
PaltoNikolay Gogol · Karbon Yayınevi · 201746,2bin okunma
Kitap kısa iki hikayeden oluşuyor. Akıcı ve kolay anlaşılır bir dil ile yazılmış, tasvirler, diyaloglar kafa karıştırmayacak netlikte. Yolculuk esnasında okunabilir bir eser.
Havanın soğuduğunda, kış aylarında, hangi koşulda olursa olsun palto giyen birisini görünce aklıma ilk sen geleceksin Akaki Akakiyeviç. Sanırım büyük yazar olmak böyle bir şey, sayfa sayısı az olsa bile her zaman okurda aynı etkiyi yaratabiliyor. Okurken size bütün hisleri yaşatıyor. İşte bu kitapta tam olarak böyle.
Akaki Akakiyeviç bir memur olarak çalışmaktadır. Sürekli dışlanan, dalga geçilen, alay konusu olan silik bir tiptir. Petersburg soğuklarının etkisi ile yeni bir palto diktirmeye karar verir.( Altı ay parasını biriktirerek yapar) Yeni paltosunu üstüne giydikten sonra herkesin dikkatini çeker. İş arkadaşların çağırdığı davetten eve dönerken ıssız bir yolda paltosunun çalınması, onu kötü duruma sokar ve paltosunun bulunması için gittiği her makamda kimsenin ilgisini çekemez ve o soğukta paltosuz kalıp hayatının sayılı günlerini yaşadıktan sonra paltosu olan herkesin ve makamına gittiği kişilerin korkulu belası olacaktır.
PaltoNikolay Gogol · Karbon Yayınevi · 201746,2bin okunma
Yeni bir paltosu olduğu için çocuklar gibi sevinen ,tek işi resmi belgeleri temize çekmek olan;yaşlı,silik bir memurun yani Akakiyevic karakterinin yaşadığı olaylar insanda derin bir iz bırakıyor.
.
Romanı okurken çevremizde olan Akakiyevicleri ve mühim şahsiyetleri anmadan geçemiyoruz.
.
Gerçeklikten fantastike geçen romanda fantastik kısma gelince biraz rahat nefes aldım doğrusu..
.
Romanı okuduktan sonra ; bir zavallı isen eğer,yaşarken de ölürken de zavallisindir diye sürekli mırıldandım ..Ah Akakiyevic ahh..
PaltoNikolay Gogol · Karbon Yayınevi · 201746,2bin okunma
Bir saatte okunabilecek çok güzel bir öykü. Zavallı akaki gün yüzü görecekti ki fırsat vermediler. Mühim şahsiyet yüksek memur dersini geçte olsa aldı.
PaltoNikolay Gogol · Karbon Yayınevi · 201746,2bin okunma
Kisacik bir oyku ne kadar etkileyici olabilir? Dostoyevski nin " Hepimiz Gogolun Paltosundan Ciktik "sozu ne ifade ediyor? diyorsaniz buyrun efendim okuyun. Farkinda olmadan küçümsedigimiz begenmediginiz seyler baskalari icin ne kadar da önemli olabiliyor. Bir Paltonun hayali bir anda tum dunyasi oluverdi kahramanin.
PaltoNikolay Gogol · Karbon Yayınevi · 201746,2bin okunma
SPOİLER İÇERİR
Hayatındaki tek amacı dosyaları temize çekmek ve bunu şevkle yapan bir adamın hikayesi..
Akaki Akakiyeviç aslında bütün isanlığın içinde bulunun bir duygunun somutlaşmış halidir bence. Kendi halinde bu adam hiçbir şeyi umursamaz bir memurdur. İş arkadaşlarının sürekli dalga geçtiği pısırık bir adam.
Hayatının dosyayı temize çekmekten ibaret olduğunu düşünen Akaki bir gün hayatın bir gerçeğini öğrenir: Paltosu
Paltosu bu hayatı onun kadar umursamaz yaşayamamış ve zamanla yıpranmıştır. Akaki bu gerçeği öğrendiğinde son çare soluğu terzide bulur. Terzinin tek dediği paltonun düzeltilemeyecek derecede yıpranmış olmasıdır. Akaki'nin az buz kazandığı parayla palto alması imkansız gibi bir şeydir. Paltosu için mumundan vazgeçer, yemeğinden vazgeçer. Ayakkabısı yıpranmasın diye bozuk yollardan geçmekten vazgeçer. Ve aslında bu yoksullukta daha mutludur. Çünkü hayatta başka amaçların olduğunu öğrenir. Paltosu onun adeta eşi hayat dostu olmuştur. Paltosunu eline aldığında ise hiç tatmadığı duygular besler ona ve hatta iş arkadaşlarının davranışı bile değişir. Aniden kendine güveni gelir. Ta ki bir gün paltosu çalınana dek...
Paltosunu kurtarmak için son çare mühim şahsiyete şikayette bulunur. Ama duyduğu aşağılamalar onu yerin dibine sokar. Ve bir gerçek daha öğrenir. İnsan insandan üstün olmadığı halde giyiniş ve rütbe kişiyi bir anda şeytanlaştırabilir.
Paltonun özlemiyle ve hakaretlere dayanamayan Akaki ölür...
Evet ölür çünkü gerçek mutluluğa alışkın olmadığı gibi gerçek mutsuzluğa da kalbi alışkın değildir.
Ölür çünkü tek ve gerçek doğrusu gitmiştir...
Ölür çünkü umursamaz değildir artık...
PaltoNikolay Gogol · Karbon Yayınevi · 201746,2bin okunma
Nikolay Vasilyeviç Gogol (Rusça: Николай Васильевич Гоголь) (31 Mart 1809 - 4 Mart 1852), Ukrayna asıllı Rus roman ve oyun yazarı. En çok tanınan eserleri Palto, Bir Delinin Hatıra Defteri ve Ölü Canlar’dır.
Gogol orta hâlli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna’da Soroçinski köyünde dünyaya gelir. Gogol’ün çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisinde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır.
Gogol, gençlik yıllarında şiir ve edebiyata ilgi duyar. 1828'de Petersburg’a gider. Orada memur olmayı ve bir şekilde geçinmeyi umar ancak işler umduğu gibi gitmez. Gogol, Petersburg’dan Almanya’ya gider ancak orada da parası bitene kadar kalabilir. Tekrar Petersburg’a dönüp iş arayan Gogol bu sefer çok düşük bir maaşla da olsa devlet memuru olarak çalışmaya başlar. Bu görevden de bir sene sonra ayrılır.
1809 yılında günümüz Ukrayna topraklarında yer alan Veliki Soroçintsi’de doğmuştur. Gogol, 1836’da Puşkin’in çıkardığı Sovremennik adlı dergide, yergili öykülerinin en neşelilerinden biri olan Araba’yı ve eğlenceli ve iğneleyici bir üslûpla yazılmış gerçeküstücü öyküsü Burun’u yayınlar.
Yazar, yazı sanatında büyük ölçüde Puşkin’in etkisi altındadır. Öyle ki, onun eleştirileri ve telkinleri olmadan yazamayacağını düşünür. Yazarın Puşkin’le olan arkadaşlığı, onu aldığı acımasız eleştirilerden de koruyan en büyük güçtür.
Gogol’un ilk ciddi ve dikkat çeken eserleri Ukrayna hayatı ile, halk deyişleri ile süslü halk hikâyeleridir.
Gogol 1831 – 1832 yıllarında yazdığı bu hikâyeleri, Dilanka Yakınlarındaki Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitapta toplar. Bu öyküler Rus edebiyat dünyasında Gogol’ün bir anda parlamasına yol açar. 1835 yılında Mirgorod ve Arabeski adlı eserlerini de yayımladı. Bu kitaplarında da halk hikâyeleri, özellikle Kazak geçmişi işlenmiştir.
Hikâyelerinde günlük hayatı ve bayağı kişilikleri zaman zaman mizahi zaman zaman öfkeye varan bir şekilde yeriyordu.
Eski Zaman Beyleri, Arabeski bu yergi kitaplarının ilkleridir. Arabeski kitabındaki hikâyelerinden biri olan Bir Delinin Hatıra Defteri bir memurun rutin hayatını ve işi yüzünden nasıl sıkıldığını anlatır. Hikayenin sonunda memur akıl hastanesine yatırılır. Portre adlı eseri ise dünyanın kötülüklerden kurtulamayacağı vurgusu ile sonlanır.
Büyük komedisi Müfettiş adlı eseri ile bürokrasiyi alay derecesinde yeren Gogol, eserinin sahnelenmesi ile tüm şimşekleri üzerine çeker. Tepkiler yüzünden Rusya’dan ayrılmak zorunda kalır. Roma’da Puşkin’in tavsiyesi ile en büyük eseri olan Ölü Canlar’ı yazarken Puşkin’in öldüğü haberini alır. Bu haber onun için “Rusya’dan gelebilecek en kötü haber”dir. O zamana kadar Puşkin’i düşünmeden dikkate almadan hiçbir şey yazmayan Gogol için bu haber gerçekten bir yıkım olmuştur. Puşkin’in ölümünün yıkıcı etkisine karşın 1842 yılında iki önemli eseri olan Ölü Canlar’ın 1. cildi ve uzun hikâyesi Palto’yu bitirir ve yayınlar. Ölü Canlar dönemin Rusya’sının çürümüşlüğünü gerçekçi bir biçimde gözler önüne sererken Palto’da sıradan insanların yaşadıkları acılar, maruz kaldıkları haksızlıklar, ve yaşadıkları yoksulluk tüm gerçeklikleriyle, okuyucuyu sarsacak bir ustalıkla gözler önüne serilmektedir. Bu eser de dönemin en büyük eserlerinden biri olarak nitelendirilecektir. Rus edebiyatına sıradan insanların gerçekçi bir girişi olarak da nitelendirilebilir Palto. Öyle ki Dostoyevski hikâyeye hitaben “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” diyecektir. Ancak öykü yayınlaması ile soylu kesimin tepkisini tekrar Gogol üzerine çeker. Dönem aydınlar üzerinde büyük baskıların uygulandığı karanlık I.Nikola dönemidir. Gogol düzen savunucuları tarafından Rus insanını aşağılamakla onun kötü yönlerini göstermekle, halkına ihanetle suçlanır. Ancak onun yapmak istediği halkını aşağılamak değil onu bu hale sokan yozlaşmış düzeni tüm gerçekliği ile gözler önüne sermektir. Maruz kaldığı bu suçlamalar yazarın ruhsal sağlığına da ciddi zararlar vermiştir.
Puşkin’in ölümünden sonra Gogol’ün popülaritesi daha da artar. Bu ilgi Gogol’da bir öncülük hissi yaratır ve kendine toplumu değiştirmek, insanlara yol göstermek gibi misyonlar edinir. Bu dönemde eski yaratıcılığını kaybettiği söylenebilir. Dine karşı ilgisi artar ve daha önce eleştirdiği kiliseyi dahi övmeye başlar. Bu davranış hayranlarının tepkisini çeker ancak o bu tepkilere dinsel yorumlar katar ve Tanrı’nın gönlünü almak için ona daha da yakınlaşır. 1848’de kutsal toprakları ziyaret etmek için Filistin'e gider. Moskova’ya geri dönen Gogol, orada Matvey Konstantinovski adlı gerici bir rahibin etkisi ile 1852 yılında Ölü Canlar romanının ikinci bölümünün el yazmalarını yakarak imha eder. Bu davranışından 10 gün sonra 42 yaşında Moskova’da ölür.
Eserleri
İki Soylu Kişinin Öyküsü
Masallar
Müfettiş
Palto
Ölü Canlar
Burun
Bir Delinin Hatıra Defteri
Portre
Eski Zaman Beyleri
Taras Bulba
Fayton
Kumarbazlar
Dava
Evlenme
Petersburg Hikayeleri
Dikanka Yakınlarındaki Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları