Bulantının küçük bir mutluluğu. Yapışkan bira birikintisinin, bizim çağımızın(mavi askılar, çökük banketler çağının) dibinde uzayan mutluluk. Bu mutluluk, yağ lekesi gibi genişleyen kocaman yumuşak anlardan kurulmuştur. Doğar doğmaz eskiyiverir. Onu yirmi yıldır tanıdığımı sanıyorum.
Bu da, evet bu da bulantı veriyor insana. Daha doğrusu bulantının kendisi bu. Bulantı bende değil, onu orada, duvarda askıların üstünde, dört bir yanımda duyuyorum.