Buket Coşkun

+Çocuklarımız ve torunlarımız ne yapacaklar peki? -Bilmiyorum.. Sanırın her şeyi geride bırakıp kendi yollarına gidecekler. +Nereye? -Nereye mi? Nereye isterlerse! Aklı başında bir insanın gidebileceği bir dolu çok güzel yer var.
Sayfa 49·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Elli yıl içinde hayat insanlar için çok daha iyi olacak. Ne yazık ki biz o zamanları göremeyeceğiz. O günlere en azından bir göz atabilmek çok ilginç olurdu!
Sayfa 48·Kitabı okudu
Bir fabrika sahibi ve zengin bir mirasçı olarak memnuniyetsiz bir durumdasınız; tüm bunlara hakkınız olmadığına inanıyor, geceleri uyuyamıyorsunuz. Uykusuzluğunuz, kim ne derse desin, iyiye işaret. Aslına bakacak olursanız şu an aramızda geçen konuşmayı ebeveynlerimizin yapabileceğini düşünemiyorum. Onlar geve vakti konuşmazdı. Sonra horul horul uyurlardı. Bizim neslimizde uykusuz, huzurumuz yok, fakat çok konuşuyoruz. Sürekli haklı olup olmadığımız hakkında tartışmalara girmek istiyoruz. Çocuklarımız ve torunlarımız için haklı ya da haksız olduklarına dair bu sorun çözülmüş olacak. Onlar her şeyi daha açık bir biçimde görebilecekler.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Nasıl söyleyecekti? Hüküm giyen birine niçin hüküm giydiğini sormak bile zor bir iştir. Benzer bir şekilde zengin insanlara da niçin bu kadar para peşinde olduklarını soramazsın. Ya da neden varlıklarını bu kadar kötü kullandıklarını ve neden mutsuz oldukları halde servetlerinden vazgeçmediklerini sormak da zordur.
Sayfa 48·Kitabı okudu
''(...)Yalnız insanlar çok okur; ama az konuşup az dinlerler. Hayat onlar için gizemlidir. Mistik bir yapıları vardır, olmadık yerde şeytanı görüverirler.''
Sayfa 47·Kitabı okudu