sahafkedi

sahafkedi
@bulbulunalan
"şu sessiz kubbenin altında insandan eser yokmuş!" pejmürde okur.
besmeleyle...
önceden Tanrı adını dile getirip onu öğmeden kutlu bir işe başlıyan kimse cılız bir kuş gibi uçmağa güc etmez. amacına ulaşmadan kanadları kırılır; bir daha kalkamıyacak gibi yere düşer. aşk ve vefa baharistanının dallarında, fazilet ve ihsan minberlerinde dile gelen kuşlar, şakrak cıvıltıları ve tatlı musikileriyle Tanrıyı öğmek için durmadan okudukları güzelleme destanlarını; aylarca, yıllarca derneklerde toplananların ve sevimli manzaraları seyredenlerin kulaklarına eriştirmişlerdir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·64 syf.··
2026 60. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:01
esselam ey had-ı rah-i Huda nesl-i Ali esselam ey kutb-i alem hacı bektaş-i veli ulu hünkarımız hacı bektaş-i veli, yalnızca tasavvuftaki makamıyla değil, edep ve terbiye yolundaki rehberliğiyle de gönül dergahımızın postundadır. o'nu kimi zaman "eline, diline, beline..." kimi zaman da Makalat'ında olduğu gibi "şimdi, tevhid tac; ibadet gerdanlık..." derken buluyoruz. o nefes vermeyi arzu ettiğinde buğday için ısrar eden miskin yunus'un dizelerindeki inciler gibi o da gönlü yüceltir; Makalat sahibi ulu hünkar buyurur ki: "beyt-i mamur, kabe de var. fakat gönül ikisinden de kıymetlidir. (...) gönül, padişah-ı alem Tanrı'nın nazargahıdır." horasan'ın erenlerinden el almış, baba ilyas'ın kutlu halifesi dün olduğu gibi bugün de herkesçe sahiplenilir, herkes kendi yolundan göstermeyi yahut görmeyi arzular. bugün kendinden yesevilik ya da alevi-bektaşi görüşün temeli olarak bahsedebilmemiz bunun en temel göstergesidir. ancak hayatı ve öğretileri gösteriyor ki o bir tarafa ait olmaktan çok "insan" olmaklığı yüceltmiştir. tevhidden temizliğe, esrardan irfana çok şey onda mevcuttur. şamanist moğollar ve kapadokya bölgesinde yaşayan hristiyanların ihtidasına çaba göstermiştir. hatta bu yörede kendinden aziz charalambos adıyla bahsedilmiştir. Makalat'ında buyurur ki Çalap Tanrı ne yaratmışsa insanda vardır ve kişi kendini bilmeklikle Rabbını bilir. kişi Rabbını bilmekle kemale erer çünkü bütün kemalat O'ndadır. akıl nuru kimin gönlünde varsa o hoştur, kimde yoksa onun Çalap Tanrı katında yeri yoktur. ilim aynaya benzer, kim aynaya bakarsa iyi yanını gördüğü gibi kötü anını da görür, kendi ayıbını gören başkasını ayıplamamalıdır. şeytanın korktuğu üç nesnedir: sabır, utanmak, kanaat. bunlar aklın hasekisidir, bunlar gelince gönülden açgözlülük ve iki yüzlülük
Makalat (Hacı Bektaşı Veli)Mahmud Es'ad Coşan · T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı · 199039 okunma
Tanrı Ta'âlâ rahmet eyler, dahı melaikeler istiğfar ider peygamber üstine. iyiman getürenler, Nebi'ye dua idüp salavat virünüz, dahı selam virünüz. (Sure-i Ahzab, 56. ayet-i kerime)
dünyayı sevmemek, Allahu Ta'âlâ'nın hoşnutluğunu bulmaktır: "Rabbinin huzurunda hesap vermekten korkup da nefsini kötü isteklerden alıkoyana gelince, onun varacağı yer muhakkak cennettir." (Kur'an LXXXIX/40, 41)
kişiye kafirden daha büyük düşman üç şey vardır: birincisi, nefsin arzuları; ikincisi, kibir ve sapkınlık; üçüncüsü, yalancılık ve hileciliktir.