...üzülecek bir şey yok eğer kuruysa tuzunuz susunuz susunnuz susunuz artık uyusun dinlensin artık bütün hayatı boyunca dinlenmeyi hiç düşünmedi akıl edemedi cesaret edemedi boş durduğu zamanlar suçlu hissetti kendini çalıştı okudu ıstırap çekti korktu endişe etti fakat hiç boş kalmadı eğer ortaya bir değer koymasını bilemediyse dinlenmeyi de bilmedi değer yaratmayan faydasız emek alış verişte geçmeyen kullanılma değerini yitirmiş yani bütün emekleri yani tavana bakarak düşünmesi yani boş yere ıstırap çekmesi başkalarının her dediğine uyarak oradan oraya sürüklenmesi yani kimsenin özellikle kendisinin değer vermediği emek ...
Hangi kusurunu düzeltmene fırsat verdiler? Son durağa gelmeden yolculuğun bitmek üzere olduğunu haber verdiler mi sana? Birdenbire, "Buraya kadar!" dediler. Oysa, bilseydin nasıl dikkatle bakardın istasyonlara; pencereden görünen hiçbir ağacı, hiçbir gökyüzü parçasını kaçırmazdın.
İnsan her sözü kuşkuyla karşılıyor artık. Gerçekle düş birbirine karışıyor; yalanın nerede bittiğini anlayamıyoruz. Tutunacak bir dalımız kalmıyor. Tutunamıyoruz.