Site içindeki üye arkadaşlardan aldığım üçüncü hediye kitap ama bu hediyelerin içinde ayrı bir yeri olan kitap çünkü yazarı tarafından adıma imzalanılıp hediye edilmesi kendisini ayrı bir köşede yer ettirdi ve hızlıca okumama sebep oldu. Mehmet Bey'e bu güzel hediyesi için tekrardan teşekkür ederim.
Tuna'nın Türküsü gerçekten de çok iyi bir eser. Kitap beklemediğim şekilde güzel başladı ve beklemediğim şekilde birden fazla kollu kurgusunun olması ayrı bir hoşuma gitti; yani demem o ki kitap beklentilerimin çok üstündeydi. Okuduğum en güzel giriş bölümlerinden, en güzel cümlelerden birini okudum desem abartmış olmam hatta bu giriş bölümünü okurken konu içeriği ve cümle şekilleri olarak Orhan Pamuk - Benim Adım Kırmızı ve Kafamda Bir Tuhaflık havalarını hissettim ve genel olarak da az çok Glenn Meade - Son Tanık havalarını hissettim, sadece cümle şekilleri olarak. Günümüzde yaşayanların konuşmaları, geriye dönüşlerde ölmüş olan ya da bilinmeyen kişilerin üstkurmaca şeklinde roman karakteri olduklarını bilircesine konuşmaları ve bu konuşmalarının edebi yönlerinin gayet de yüksek olması, beyinlere kalplere işleyecek şekilde cümleler kurması ve o cümlelerin de bölüm isimleri olması gerçekten çok hoştu; ama bu bölümlerde özellikle ilk başlarda şöyle bir sıkıntı hissettim. Her bölümü mesela bir karakter anlatıyor ya hepsinin kurdukları cümleleri yani cümle şekilleri hemen hemen aynı, yani yeni bölümün başladığı kitapta belirtilmese ve bölüm başında konuşan kendini tanıtmasa ilk anlatan kişinin hala konuşmaya devam ettiğini düşüneceğim ve karakter geçişlerinde olan geçişleri anlayamayacağım. Karakterler güzel ama cümleleri hep aynı yani hep aynı ağızdan çıkıyor gibi. Bu durum ama ilerleyen sayfalarda tamamen kaybolmasa da bayağı bir azalıyor.
Yazarın coğrafya öğretmeni