Gençliğin o pürüzsüz yumuşaklığını çekip yerine kaskatı düğümler oluştura, sogukkanlılığını ve dayanıklılığını alıp beynini ve kemiklerini aşırı gayretten, fazla yüklenmekten bitkin düşürecek şekilde yoran karşılaşmaların kendi payına düşeninden çok daha fazlasını yapmıştı. Evet, hepsinden daha iyisini yapmıştı. Karşısında dövüştüğü kimse bugünlere gelmemişti. Eski kuşağın son adamıydı. Onların hepsinin ringlerden silindiğine tanık olmuş, Hatta bazılarının silinmesine kendisi de katkıda bulunmuştu.
Kadın iyice sokulup sıkıca sarılırken adam candan davranmaya çaba göstererek güldü. Kadının omzunun üstünden bakışlarını az eşyalı odalarında gezdirdi. Kirasını zamanında ödeyemediği bu evle karısı ve çocukları, şu dünyada sahip olduğu her şeydi. Şimdi de eşiyle yavrularına et getirmek için oradan ayrılıyor, ancak makinesinin başında zimparalanmaya giden modern çağ işçisinden farklı olarak bunu eski, ilkel, asıl ve hayvanı yöntemle yapıyor, eti dövüşerek elde etmek amacıyla karanlık bastıktan sonra dışarı çıkıyordu. "Kazanmam lazım" diye tekrar etti ama bu kez sesinde umutsuz bir ton seziliyordu.
Sayfa 6 - Tom King, boks maçına gitmek üzere evden çıkarken..·Kitabı okudu
Jack London bu kitapta sadece bir eylem adamını bize müthiş bir ruhsal betimlemeyle sunmakla kalmayıp aynı zamanda zamanın toplumundaki yaşlı-genç çizgisinin keskin bir şekilde yansıtıyor..