Kür Şad Çin yığınları üzerinde tek başına kalmıştı. Çin kağanlığına karşı tek başına vuruşuyordu. Börkü düşmüş, kaftanı parça parça olmuştu. Göğsü açıktı. Göğsünden, alnından, yanaklarından, boynundan kan sızıyor; fakat o yine vuruşuyor, dövüşüyor, çarpışıyordu.
Böğü Alp ileri atılırken bir an için yine Kıraç Ata'nın sözlerini hatırladı:
"Yağmur yağıyor... Irmağın kıyısında dövüşüyorsunuz... Budun kurtuluyor... Adınız unutulmayacak... 1300 yıllık ölümden sonra tekrar dirileceksiniz... Acun'un batımına dek adınız gönüllerde kalacak..."
Karşıdan gelen kalabalık yaklaşıyordu. Kür Şad kılıcını çekerek son buyruğunu verdi:
- Sonuna kadar!...
Bu son buyrukta bir veda ahengi vardı.
12 kişi kalmışlardı hepsi gönüllerinden gelen bir sesle "Sonuna kadar!" diye tekrarladılar.