Dağıstan'dan Sumatra'ya kadar Hâlidiyye'nin yayıldığı hemen her bölgede tarikat mensupları Osmanlılar lehindeki faaliyetleriyle öne çıkmışlar ve Osmanlı padişahlarına bağlılıklarını göstermişlerdir.
Cumhuriyet'in ilanı sonrasında tevhid-i tedrisat kanunuyla birlikte medreseler kapatılınca Hâlidî şeyhleri faaliyetlerini gayriresmi olarak yürütmüş, resmî medresede okutulan ilimleri kendi özel medreselerinde okutmaya devam etmişlerdir.