İnsanın zamanını kullanma özerkliğini elinden almış bir çağ bu... Ne kadar film izleneceği, ders çalışılacağı, tatil yapılacağı, yemek yenileceği, kitap okunacağı, oturulacağı, kalkılacağı, uyunacağı, kısacası her şeyin bilindiği iddia ediliyor. Mükemmel oran, mükemmel olanlar tarafından tespit edilmiş. Mükemmel yaşamın tarifi tekdüze. Her şey o kadar berrak ki (!) Burçlar İnsanların kişilik özelliklerini açıklıyor. Psikolojik hastalıklar insanların kötülüklerini açıklıyor. Basit nedensellikler bizi rahatlatıyor. Mükemmel tekdüzelik içerisinde insanlar basit nedenselliklere tutunuyor. Basit nedensellikler yanlışlıkla öngörüldüğü gibi gerçekleştiği zamanlarda korkunç sonuçlar basit nedenselliklere bağlanıyor. Bu sebeple asıl sorunlar göz ardı ediliyor. Her şey öngörülen yanlış düşünceyle uyumlu olduğunda kimse paniklemiyor, asıl sorunu umursamıyor, korkunç sonuçlar devam ediyor. The Dark Knight filmindeki replik benzer bir varsayım sunuyor:"Her şey plana göre gittiğinde kimse paniklemiyor. Plan korkunç olsa bile!"
Her insanın, hayatının belli bir döneminde tüm benliğiyle çok büyük bir hevesle yapılabilir bir isteği olmuştur. İşte tamda o anda o isteğin karşılanması büyük bir öneme sahiptir. Bolca mutluluğun yanında çokça acının bulunduğu bu hayatta tüm benliğin devreye girdiği, büyük bir hevesin ortaya çıktığı nadir anlar vardır. Bu nadir anı yaşayan kişinin yapılabilir isteğinin reddedilmesi, engellenmesi, değersiz görülmesi sonucunda bu istek bireyin içinde uhde kalır, bireyin iflah olması zordur. Geleceğini yönlendirme riski taşır. Anne ve babanın kendi başaramadığını çocuğuna seçenek olarak sunmak yerine zorla dayatması, kendi özel eşyası olmasına izin verilmemiş bir çocuğun yetişkinlikte bu tarz durumlarda aşırı tepkiler göstermesi... Dış dünyanın ona her zaman göstermediği şefkati birey kendisine göstermeyi öğrenmeli. Bu sayede geçmiş yaşantıları tam olarak telafi etmesi mümkün olmasa dahi yeni yaşantıları yönetmesi kolaylaşabilir.
Zenginlik ve güç ile başarısızlığı tolere etme arasında doğru orantılı bir ilişki var. Para satın alabilir ve güç zorlayabilir. Başarının ortaya çıkmasında bu faktörlerin etkisi arttıkça sisteme güven azalır, yarışmacı sistem ve gelişim biter. Başarının birey dışı tüm faktörlerden azami düzeyde yalıtılması, çağımızın en önemli konularından biri olabilir.
İnsan, mucizelere gebe olabilecek beklentiler istiyor. Öngörülebilir bir yaşam insana korkutucu geliyor, ölümün korkutucu geldiği gibi... Ölümü ve varışı kabul etseydik, sıradanlığı ve öngörülebilirliği değerli bulsaydık hayat belki daha yaşanabilir olabilirdi. Normal bir evlilik değil ruh ikizi arıyoruz, normal bir sohbete zaman ayırmazken son raddede terapi desteği alıyoruz. Normal ve sıradan olanı değersizleştiriyoruz ve en sonunda normal ve sıradan olana dahi ulaşamaz hale geliyoruz.