Burcu

Vahidettin sarayından çıkıp da bir hastaneyi, yurdu, okulu, askeri birliği ziyaret etmiş, bir tek gaziyle, hastayla, yetimle, Rumeli ya da Ege göçmeniyle ilgilenmiş midir? Hayır! Hiç moral ve umut verici bir açıklama yapmış mıdır? Hayır! Onca çocuğunu şehit vermiş olan milletine, bir kez olsun teselli edici, gönül alıcı, umut verici bir cümle söylemiş midir Hayır! Anadolu'nun kazandığı herhangi bir başarıyı kutlamış mıdır? Hayır! Söz gelişi, Kars'ı geri alan Doğu Cephesi birliklerine olsun, bir selam yollamış mıdır? Hayır! Ege'de ve Marmara'nın doğusunda Yunanlılar, her gün cinayet işlerken, ırza geçerken, ezan okuyanlara ateş edip eğlenirken, bu davranışları hiç protesto etmiş midir? Hayır! Mesela Antepliler, Maraşlılar, Urfalılar, Adanalılar, Mersinliler, Fransız ve Ermenilere karşı namus kavgası verirlerken, desteklemek bir yana, hiç olmazsa bu olaylarla ilgilendiğini gösterir bir tek açıklaması olmuş mudur? Hayır! İngilizler yakaladıkları Kuva-yı Milliyecileri asarken" sesini çıkarmış mıdır? Hayır! Yunan ordusunu 'Halife'nin ordusu' olarak gösteren propagandayı yalanlamış mıdır? Hayır!
Sayfa 226 - Bilgi Yayınevi, 12.Basım, Ekim 2020·Kitabı okudu
Tarih
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sultan Vahidettin'in yenilgiye, halkın çaresizliğine, İzmir'in işgaline, Sevres Andlaşmasına hiç üzülmediğini iddia eden yok. Duygusuz bir insan bile bu olaylara kayıtsız kalamaz. Ama üzülmek başka, doğru düşünüp gereğini yapmak, bunun için zahmeti ve tehlikeyi göze almak başka şeydir.
Sayfa 225 - Bilgi Yayınevi, 12.Basım, Ekim 2020·Kitabı okudu
Tarih
• Vahidettin, Erzurum'a Vali atanan Reşit Paşaya şöyle der: "Birtakım celali eşkiyası türedi ise de bunlar imha edilecektir." (1919 Temmuz sonu, K.Karabekir, İstiklal Harbimiz, s.145) • Vahidettin, 20 Eylül 1919'da yayımladığı beyanname ile hükümetin bu uygulamalarını savunur, milli mücadeleyi hazırlayan ve devamını sağlayan bütün etkinlikleri kınar, iyi bir barış andlaşması yapılacağını vaad eder (!) ve D.Ferit hükümetine güvenilmesini ister (S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.581; K.Özalp, Milli Mücadele, 1.C., s.58) • Hepsi sonuçsuz kalan bu kösteklemeleri, Damat Ferit hükümetleri, Hürriyet ve İtilaf Partisi ve İngilizlerin desteklediği yerel ayaklanmalar ve olaylar izleyecektir: Adapazarı olayları (Ekim 1919), Şeyh Recep olayı (18 Ekim 1919), Birinci Anzavur Ahmet Ayaklanması (25 Ekim-30 Kasım 1919), Birinci Bozkır Ayaklanması (27 Eylül-4 Ekim 1919), İkinci Bozkır Ayaklanması (20 Ekim-4 Kasım 1919). İstanbul yönetiminin, sonuna kadar Milli Mücadele'ye karşı, bu tutumu sürdürdüğünü ilerde göreceğiz. Sormak hakkımızdır: Bu Hükümdar, bu hükümet mi halktan ve Milli Mücadeleden yanaydı?
Sayfa 222 - Bilgi Yayınevi, 12.Basım, Ekim 2020·Kitabı okudu
Tarih
Vahidettin ile M.Kemal'in tanışmaları
Mısıroğlu bu konuyu şöyle kapatıyor: "Bu hususdaki diğer bir gerçek de şudur: Veliaht Vahideddin Efendi, bu seyahat esnasında, beraberindeki damadı Şehzade Ömer Faruk Efendiye, M.Kemal'in hakiki düşüncelerini sezdirmeden öğrenip kendisine rapor etmesini emretmişti. Ömer Faruk Efendi de, onu yol boyunca, çeşitli suretlerde yoklamış ve sonuç olarak Veliaht'a, M.Kemal'in İttihatçı aleyhtarı ve hilafete bağlı olduğu tarzında rapor vererek, ilerde Anadolu'ya gönderilmesi esnasındaki güvene zemin (ortam) hazırlamıştı." (Hilafet, s.:45) Oooof! Kaç atmasyon bir arada. (1) Bu gezi 15 Aralık 1917'de başlayıp 4 Ocak 1918'de bitmiştir. Oysa Abdülmecit'in oğlu Ömer Faruk Efendi ile Vahidettin'in kızı Sabiha Sultan, bir yıl dört ay sonra, 29 Nisan 1919'da evleneceklerdir. Kısacası, Ömer Faruk Efendi o tarihte damat, hatta damat adayı bile değildir. Bu sırada damat adayı olanlar hakkında, İ.H.Okday'ın anılarında bilgi var. (s.366-372) (2) Almanya'ya giden heyette, Ömer Faruk Efendi, herhangi bir sıfat ve görevle de bulunmuş değildir! (I.Hakkı Okday, Yanya'dan Ankara'ya, s.329; M.Önder, Atatürk'ün Almanya ve Avusturya Gezileri, s.9) (3) Geri kalan ayrıntıların, Mısıroğlu'nun muhayyilesinin ürünü olduğunu söylemeye gerek yok.
Sayfa 214 - Bilgi Yayınevi, 12.Basım, Ekim 2020·Kitabı okudu
Tarih
Vahidettin ile M.Kemal'in tanışmaları
Vahidettin ile M.Kemal ilişkisi, Almanya gezisi ile başlıyor. Bu gezi 15 Aralık 1917'de başlamış ve 4 Ocak 1918 'de sona ermiştir (20 gün). K.Mısıroğlu'nun bu geziyle ilgili iddiaları: "Hasta olan Sultan Reşat'ın yerine Alman Cephesini ziyarete giden Veliaht Vahideddin Efendinin, bu seyahatte, yanındaki subaylardan biri de M. Kemal'di." Heyette sadece iki subay var: Biri askeri danışman Albay Naci (Eldeniz) Bey, ötekisi de geziye ordu temsilcisi olarak katılan M.Kemal Paşa. Onu bu vazifeye tayin eden İttihat ve Terakki hükümeti olduğu halde, Veliaht Vahideddin Efendinin, Enver Paşa ve İttihatçıların şiddetle aleyhinde olduğunu görünce, kendisi de bu yönde fikirler ileri sürerek, ikbal (yükselme) yolunda ilk ciddi adımını atmıştır." (Hilafet,s.143) Yani M.Kemal, aslında Enver Paşadan ve İttihatçılardan yanadır ama bir mevki kapmak için onların aleyhinde görünür. Doğrular: 1. M.Kemal 1908 yılının başında İttihatçılara katılmıştır. Derneğin Türk milliyetçiliğini savunan radikal kanadına mensuptur. 22 Eylül 1909'daki 2. Kongrede, 'askerlerin siyaset dışı kalması' tezini savunduğu için derneğin ileri gelenlerinin düşmanlığını kazandığı, Enver'e ve İttihatçı hükümetlerin yönetim tarzına karşı olduğu, her ciddi araştırmacının kabul ettiği bir gerçektir. Mısıroğlu. M.Kemalin, Veliahtın gözüne girmek için Enver ve İttihatçı yönetim aleyhinde konuştuğunu iddia ederek, açık gerçekleri maksatlı olarak tersine çeviriyor. 2. M.Kemal'in bu yolla, "ikbal yolunda ilk ciddi adımını attığı' iddiası da duruma ve gelişime hiç uymayan bir yakıştırma. M.Kemal, bu sırada zaten ordu komutanıdır. Vahidettin zamanında da yine ordu komutanlığı yapacaktır. İlkinde, Filistin/Suriye cephesine gönderilir (1918 Ağustos); ikincisinde ise Anadolu'ya (1919 Mayıs). İkinci görevine başlamasından iki ay
Sayfa 210 - Bilgi Yayınevi, 12.Basım, Ekim 2020·Kitabı okudu
Tarih