Burcu

Hanımlar, beyler! Benim bir milliyetçi olarak her millete ve her milliyete hürmetim vardır. Fakat niye saklayayım, Türk olmasaydım kendimi dünyanın en bahtsız adamı sayardım. Ne mutlu Türk'üm diyebilene.
Sayfa 21 - Kaynak Yayınları, 2.Basım, Nisan 2022·Kitabı okudu
Tarih
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Türk genci, unutma ki, bir millet için yaşamanın, hürriyete, bağımsızlığa kavuşmanın ilk şartlarından biri, belki de birincisi, ölümü göze kestirmektir. Türk milleti işte bunu göze aldı. Dağları yerinden koparıp sökecek kadar sert fırtınalar içinde dimdik ayakta durdu, dövüştü, dövüşmesini bildi.
Sayfa 19 - Kaynak Yayınları, 2.Basım, Nisan 2022·Kitabı okudu
Tarih
Mehmet Çavuş³
İtalya'nın, bu korsanın toplarına sen idin, Bu vatanın şanı için göğüs gerip dayanan. Afrika'nın çöllerinde yıkık çökük tabyada, İtalya'nın filosuna tek başına top atan. Trablus'un çöllerinde şehadetle can veren. Dretnotun güllesine yumruğunla yürüdün. İşte o gün bir an için olsun orada durmadın. Düşmana bir düziye gülle kurşun attın. İtalyanlar şarapnelle kollarını kırdılar, Kan fışkıran ellerinle top attın kaçmadın. Kalenin her tarafından ateş tutmuş yanarken, Yine dönüp yüz çevirip düşmandan yılmadın. Ta sonunda kırık dökük top üstüne sarıldın, Osmanlılık için orada ağladın ve el açtın. Şehit oldun, fakat bugün en metin ve en çetin, Yüreklerde bile yine, yüce bir iz bıraktın. Nefesinin en sonunu alırken, çalaptan, Milletin, devletin sağlığını diledin. Bu milletin büyük eri, ey Turan'ın torunu Sen ölmedin, yükseklere, pek yükseğe yüceldin.
Sayfa 15 - Kaynak Yayınları, 2.Basım, Nisan 2022·Kitabı okudu
Tarih
Bir yurt gezisinde yapılan aydınlar toplantısında, hazır bulunanlara; yaptıklarının hangilerini beğenmediklerini sormuş, "Sizden ciddi ve samimi tenkit bekliyorum" demişti. Herkes, tereddüt içinde, susarken, Asım Kültür isminde bir genç, ortaya atıldı: "Madem ki emrediyorsunuz, söyliyeceğim diyerek söze başladı: "İsyanla itiraf ediyorum" dedi. "Başardığınız inkılâplardan bazıları hala, yüksek dağların tepelerinden esip vadilere inemeyen büyük rüzgârlara benziyor; ben çok yakın bir geçmişte bir şoföre rastladım; şeyh olduğunu söyliyen bir yobazın kerametine inanmıştı. Onu gitmek istediği yere bedava götürmüştü. Görülüyor ki içimizde halâ şeyhin kerametine inanabilen cahiller var; halbuki biz inkılâplarımızın fikir tohumlarını bir bereket rahmeti gibi, yurdun her bucağına yağdırabilseydik, şeyhin kerameti, softanın nefesi, bu memlekette, tesirini ve itibarını, çoktan kaybederdi. Bugün şeyh efendi kendisini istediği yere bedava götürecek gafiller bulabiliyorsa bundan ürkmeliyiz. Çünki o yobaz yarın bu gibileri peşinden sürükleyebilir." Toplantıda bulunanlardan Atatürk'ü henüz tanımamış olanlar bu sözlerden alınıp kızacağını beklemişlerdi; fakat öyle olmadı. O, biraz düşündükten sonra sükûnetle cevap verdi: "Çok doğru söylüyorsunuz." Evet. Gencin söyledikleri doğruydu; doğruydu ama bunun böyle olmasında O'nun kusuru yoktu. O yapacağını fazlasıyla yapmıştı; üst tarafı, yani inkılâpları yurdun her bucağına yaymak ödevi aydınların ve bilhassa tenkidi yapanın da dahil bulunduğu inkılâpçı gençlerindi.
Sayfa 50 - Yapı Kredi Yayınları, 11.Baskı, Şubat 2022·Kitabı okudu
Tarih
Başladığı bir işi bitirmeden rahat edemezdi, zaruret olmazsa, işini geriye bırakmak adeti değildi; bazen hiç durmadan 30-40 saat çalıştığı vakidir. Büyük nutkunu hazırlar ve dikte ederken, beraber çalışan arkadaşlardan bitap düşüp, baygınlık geçiren olmuştur; fakat ekseriya, bir düziye 20-30 saat kah ayakta, kah oturarak yüzlerce vesikayı tetkik ve nutkunu dikte eden kendisinde yorgunluk eseri görülmemişti.
Sayfa 41 - Yapı Kredi Yayınları, 11.Baskı, Şubat 2022·Kitabı okudu
Tarih