Hasan Rıza Soyak

Hasan Rıza Soyak

Yazar
10.0/10
1 Kişi
·
2
Okunma
·
2
Beğeni
·
1.235
Gösterim
Adı:
Hasan Rıza Soyak
Unvan:
Eski Milletvekill / Yazar
Doğum:
Üsküp, 1888
Ölüm:
İstanbul', 1970
1888 yılında Üsküp'te doğan Hasan Rıza Soyak, Rüştiye'yi bitirdikten sonra İstanbul'da, Vilayet kaleminde devlet hizmetine girdi; 1914'te İstanbul Merkez Komutanlığı'na bağlı SıkıyönetimKomutanlığı hatipliği görevinde bulundu. Aynı yıl 1. Kolordu Kurmaylığı bürosunda görevlendirildi. I. Dünya Savaşı'nın ilk yılını burada geçirdi ve 1916'da 2. Kolordu Kurmaylığı'nda aynı nitelikte bir göreve nakledildi. Hasan Rıza'nın Ankara'daki görev yılları 1922'de, TBMM'de kâtip olarak başladı. Bu görev, kendisini sürekli olarak Mustafa Kemal'in yakınında tutuyordu. Mustafa Kemal, Cumhurbaşkanı seçildikten sonra, 1924'te kendisini mutemet olarak Çankaya Köşkü'ne aldı. 1927'de özel kalem müdürü, 1932'de genel sekreter vekili, 1934'te genel sekreter oldu ve bu göreviAtatürk'ün ölümüne kadar sürdürdü. Genel sekreterliği sırasında bir dönem de Burdur milletvekilliği yaptı. 1970 yılında İstanbul'da öldü.
Ahmet Haşim onu şöyle tarif ediyor:
"Bebekleri en garip ve esrarengiz madenlerden yapılmış bir çift gözün; mavi, sarı, yeşil ışıklarla aydınlattığı asabi bir çehre. Yüzde, alında, ellerde bir sıhhat ve bahar rengi. Muntazam taranmış ve noksansız, sarı genç saçlar. Bütün zemberekleri çelikten, ince, yumuşak, toplu, gerilmiş ter ve taze bir uzviyet."
Dünya harbi yenilgisinden sonra, öz yurdun kurtuluşu için mücadeleye atıldığı zaman O'na, "Silahın, ordun, paran var mı? diye soranlar olmuştu. Eşsiz Kahraman, bu zayıf iradeli ve kısa görüşlülere şu cevabı vermişti:

"PARAMIZ OLACAK, SİLAHIMIZ OLACAK, ORDUMUZ OLACAK, SAVAŞACAĞIZ VE MUZAFFER OLACAĞIZ."
"Askeri, siyasi, büyük veönemli meselelerin cereyan ettiği veya konuşulacağı zamanlarda hiç içmezdi. Gündüz içmenin de aleyhindeydi. Yanında bulunduğum uzun yıllar zarfında (ki 1924-1938 yılları arasında yazar Atatürk'ün pek yakın çalışma arkadaşıdır) yalnız iki defa, gündüz birkaç kadeh konyak veya rakı içtiğini gördüm."
Tütün ve kahveye çok düşkündü; bilmem ama, herhalde günde 10-15 fincan kahve ve 40-50 sigara içerdi.
Atatürk "Evet" diyerek cevap verdi. "Ben kana bakamam. Bir tavuğun dahi boğazlandığını görmeye tahammülüm yoktur."

Şehinşah'ın (Dönemin İran Devlet Başkanı) şaşkınlığı artmıştı; tekrar sordu:
"Ya bu kadar çok bulunudğunuz büyük ve kanlı muharebe meydanları?"

Atatürk:
"Ha" dedi, "o başka meseledir; öyle yerlerde cesetlerin üzerinden atlayarak yürürüm."

Evet; O'nun için bu bambaşka bir işti; çünkü o daima vatan ve hak müdafası yolunda çarpışmıştı ve bu yolda katlanamayacağı cefa ve fedakarlık yoktu. Sırası gelmişken söyleyeyim: "Harp zaruri ve hayati olmalıdır, milletin hayatı tehlike ile karşılaşmayınca harp cinayettir." derdi.
Efendiler; dünyada her şey için maddiyat için, maneviyat için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında mürşit aramak gaflettir, cehalettir, delalettir...
Vatandaşlar; vatanınızda herhangi bir kimseyi, istediğinizi sevebilirsiniz; kardeşiniz gibi, arkadaşınız gibi, babanız gibi sebebilirsiniz; fakat bu sevgi; SİZİ ULUSAL VARLIĞINIZI HERHANGİ BİR KİMSEYE, HERHANGİ BİR SEVDİĞİNİZE VERMEK YOLUNA GÖTÜRMEMELİDİR. Aksine hareket kadar büyük hata olamaz; ben büyük Milletimin artık böyle bir hatayı yapmayacağına inanmış olmakla övünç ve rahatlık duyuyorum.
Tekel idaresi tütün kağıdını yasak eder, vatandaş gazete kağıdına sarıp tütün kullanmak zorunda kalır. Ahaliden bir tanesi bu durumdan şikayetçi olup Atatürk hakkında ağzına geleni söyler. Zabıt tutulur ve adamın hakkında işlem yapılmak üzere Atatürk'e durum bildirilir. Atatürk vekile sorar: "Sen hiç gazete kağıdı ile sarılmış sigara içtin mi?" Vekil cevap verir: "Hayır efendim." Atatürk devam eder: "Ben içtim, o kadar berbat bir şeydir ki. Adam haklıdır, ben de olsam aynı şeyi yapardım. Takibata lüzum yoktur. Zavallıyı serbest bırakınız."
Atatürk, o dönemde San Remo'da yaşayan Vahdettin'in maddi zorluk içinde olduğunu ve yardım edilmesi gerektiğini ifade eden bir mektup alır ve mektubu okuduktan sonra gözleri yaşarmış halde şunları söyler:

"Gördün mü dünyanın halini çocuk? Nerde o haşmet, nerde o azamet, nerede o saltanat. Şimdi hepsinin yerlerinde yeller esiyor; bu alemde hiçbir şeye güvenilmez. Bundan dolayı insanın hayatta daima çok ölçülü olması lazımdır. Nasıl yardım edilebilir? Benim şahsi servetim yok ki, devlet hazinesi ise fakir. Hem zengin bile olsa, oradan yardıma hiç hakkımız yok. Devlet varidatını, ancak memleketin imarına ve bu memleketteki zavallıları yaşatmaya sarf edebiliriz." dedi.
"Her zaman masum halkı baştan çıkartmak için uğraşanlar olmuştur. Böylelerinin sözlerine kulak asmamak, onlara tertip edilecek en iyi cezadır."
Atatürk'ün birebir yanında bulunan ve Paşa'nın "Çocuk"(Atatürk sevdiği kişilere bazen böyle hitap ederdi) olarak çağırdığı özel kalemi Hasan Rıza Soyak tarafından yazılan bu kitap, Atatürk'ün bilinmeyen yönlerini ve az bilinen anılarını bizlere sunmaktadır. Çünkü yazar, ömrünün büyük bir kısmını Gazi'nin yanında geçirmiştir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hasan Rıza Soyak
Unvan:
Eski Milletvekill / Yazar
Doğum:
Üsküp, 1888
Ölüm:
İstanbul', 1970
1888 yılında Üsküp'te doğan Hasan Rıza Soyak, Rüştiye'yi bitirdikten sonra İstanbul'da, Vilayet kaleminde devlet hizmetine girdi; 1914'te İstanbul Merkez Komutanlığı'na bağlı SıkıyönetimKomutanlığı hatipliği görevinde bulundu. Aynı yıl 1. Kolordu Kurmaylığı bürosunda görevlendirildi. I. Dünya Savaşı'nın ilk yılını burada geçirdi ve 1916'da 2. Kolordu Kurmaylığı'nda aynı nitelikte bir göreve nakledildi. Hasan Rıza'nın Ankara'daki görev yılları 1922'de, TBMM'de kâtip olarak başladı. Bu görev, kendisini sürekli olarak Mustafa Kemal'in yakınında tutuyordu. Mustafa Kemal, Cumhurbaşkanı seçildikten sonra, 1924'te kendisini mutemet olarak Çankaya Köşkü'ne aldı. 1927'de özel kalem müdürü, 1932'de genel sekreter vekili, 1934'te genel sekreter oldu ve bu göreviAtatürk'ün ölümüne kadar sürdürdü. Genel sekreterliği sırasında bir dönem de Burdur milletvekilliği yaptı. 1970 yılında İstanbul'da öldü.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 2 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 24 okur okuyacak.