Geceleri çıkıyorum sokağa,
Atıyorum kendimi karanlığa.
Yürüyorum, şuursuzca…
Nereye gittiğimi bilmiyorum.
Kime yürüdüğümü de.
Sanki hep aynı kaldırımda,
Aynı adımlarda dolaşıyorum.
Düşünüyorum:
Sen yürümeyi sevmezdin,
Islanmaktan nefret ederdin.
Bense sana hep,
“Yağmurda yürümek yaşadığını hissettirir,” derdim.
Şimdi dikkat ediyorum,
Bir çift gülerek yürüyor,
Bir adam montunu sevgilisine veriyor,
Köşede birileri tartışıyor.
Sahi…
Biz dışarıdan nasıl görünüyorduk?
Biraz daha yürüyorum.
Kalabalıklar var,
Gruplar, kahkahalar, sohbetler…
Hepsi bir yere ait.
Ben değilim.