Eser, Rus yazar Grigoriy Petrov tarafından kaleme alınmış olup, Finlandiya'nın doğuşu, toplumsal uyanışı ve kalkınması üzerine bir hikaye anlatmaktadır. Tarihsel gerçekliklerin masalsı bir anlatımla karıştırıldığı ve biraz da kurguyla iç içe geçirildiği bu kitap, felsefe olarak Finlandiya'nın kuruluşunun arkasındaki idealist insanları, o insanların çabalarını ve kültürel temeli anlatsa da, gerçeği olduğundan daha kusursuz bir şekilde göstermeye çalışmış, durumu bir iyi-kötü karşıtlığına kadar indirgemiş diyebiliriz. Kitabın ana karakterlerinden bir tanesi, Snelman isminde bir zamanlar gerçekten yaşamış olan bir profesördür. Ancak kitapta anlatılan Snelman, gerçekte yaşamış Snelman ile tam olarak örtüşmemektedir. Bu da yazarın kitapta bazı durumları kurgu ile birleştirdiğine dair en büyük delillerden sayılmaktadır.
1800'lü yıllara kadar İsveç yönetimi altında kalan Finlandiyalılar, Rusya ile İsveç'in savaşması ve Rusya'nın galibiyeti elde etmesiyle Rusya'nın hakimiyetine girmiş. Finler, daha önce de sahip olduğu anayasasını, ordusunu ve bir takım kendi bürokratik düzenlerini koruyup geliştirme hakkına böylece sahip olmuş ve bu tarihten sonra kendi bağımsızlıklarına ve uyanışlarına gidecek adımları hızla atmaya başlamışlar. Bu konuda halka en çok ilham veren kişiler genellikle idealist aydınlar olmuş. Kitap, bu aydınlar ile alt tabaka olarak adlandırılan halkın düşünüş stilleri arasındaki farklılığı, ayrıca bu aydınların halkın ne yollarla aydınlatabileceği üzerine geliştirdikleri fikirleri içeriyor. Tarih boyunca umutsuzluk ve insanlığın ilerlemesine dair umut dile getiren büyük öğretilere de değinen bu eser içediğinde felsefi, siyasi, sosyolojik pek çok çıkarımı ve iddiayı da barındırıyor.
Bulgaristan, Türkiye gibi eserin yayınlandığı 1920'li yıllarda ulusal uyanış