Burak

Puan vermedi
Gözümüzün önünde olan ancak pek de adını koyamadığımız gerçeklerin üzerine eğilen bir kitap. İçindeki iddialar ve bilgiler oldukça detaylı şekilde açıklamalarıyla birlikte sunulmuş. Okur deneyimi olarak söyleyebileceklerim; kitabın çok fazla isim barındırması zaman zaman yorucu oluyor, ayrıca olayların akışında kronolojik sıraya bağlı kalınmayıp zaman zaman ileri geri atlanması da kafa karışıklıklarına neden olabiliyor. Onun dışında beğendim, benim için sürpriz olmadı.
SarmalMurat Ağırel · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2020876 okunma
Reklam
Ele aldığı konu ve argümanları bakımından güzel bir kitap. Yazar, hayatta birçok yerde karşımıza çıktığını iddia ettiği antikırılganlık konusunu ikna edici biçimde anlatıyor. Ancak kitap çok uzatılarak yazılmış hissi veriyor. Bölümler bitmiyor, her bölümde aynı konular ve cümleler tekrar tekrar işleniyor. Tam olarak yarısında artık alacağımı aldığıma inanıp kitabı bırakmaya karar verdim. Umarım daha sonra devam edecek sabrı bulabilirim...
AntikırılganlıkNassim Nicholas Taleb · Varlık Yayınları · 2016104 okunma
7/10
·240 syf.··
2025 11. kitabı
Eser, Rus yazar Grigoriy Petrov tarafından kaleme alınmış olup, Finlandiya'nın doğuşu, toplumsal uyanışı ve kalkınması üzerine bir hikaye anlatmaktadır. Tarihsel gerçekliklerin masalsı bir anlatımla karıştırıldığı ve biraz da kurguyla iç içe geçirildiği bu kitap, felsefe olarak Finlandiya'nın kuruluşunun arkasındaki idealist insanları, o insanların çabalarını ve kültürel temeli anlatsa da, gerçeği olduğundan daha kusursuz bir şekilde göstermeye çalışmış, durumu bir iyi-kötü karşıtlığına kadar indirgemiş diyebiliriz. Kitabın ana karakterlerinden bir tanesi, Snelman isminde bir zamanlar gerçekten yaşamış olan bir profesördür. Ancak kitapta anlatılan Snelman, gerçekte yaşamış Snelman ile tam olarak örtüşmemektedir. Bu da yazarın kitapta bazı durumları kurgu ile birleştirdiğine dair en büyük delillerden sayılmaktadır. 1800'lü yıllara kadar İsveç yönetimi altında kalan Finlandiyalılar, Rusya ile İsveç'in savaşması ve Rusya'nın galibiyeti elde etmesiyle Rusya'nın hakimiyetine girmiş. Finler, daha önce de sahip olduğu anayasasını, ordusunu ve bir takım kendi bürokratik düzenlerini koruyup geliştirme hakkına böylece sahip olmuş ve bu tarihten sonra kendi bağımsızlıklarına ve uyanışlarına gidecek adımları hızla atmaya başlamışlar. Bu konuda halka en çok ilham veren kişiler genellikle idealist aydınlar olmuş. Kitap, bu aydınlar ile alt tabaka olarak adlandırılan halkın düşünüş stilleri arasındaki farklılığı, ayrıca bu aydınların halkın ne yollarla aydınlatabileceği üzerine geliştirdikleri fikirleri içeriyor. Tarih boyunca umutsuzluk ve insanlığın ilerlemesine dair umut dile getiren büyük öğretilere de değinen bu eser içediğinde felsefi, siyasi, sosyolojik pek çok çıkarımı ve iddiayı da barındırıyor. Bulgaristan, Türkiye gibi eserin yayınlandığı 1920'li yıllarda ulusal uyanış
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Koridor Yayıncılık · 2017124,6bin okunma
Safsata! Hayatımda hiçbir kitaba saygısızlık etmedim ama bu kitabı çaydanlık altlığı olarak veya evde bir eşyanın dengesi bozulduğu zaman takoz olarak kullanıyorum. Bu iddialı ismi görünce bir an şüphe etmiştim ama Atatürk'e dair yeni bir şey öğrenebilme umuduyla yine de almaya değer gördüm. Okuduğumda önce hayal kırıklığı sonra yazarın ortaya koyduğu safsatalara karşı acımaya varan bir duygu seli yaşadım. Yazar ile benzer değerleri savunuyor olsak da bu, kaynağı belli olmayan iddiaları sırf kendi dünya görüşümü destekliyor diye savunacağım anlamına gelmez! Gerçek gibi dayatılan olaylar baştan sona kurgu, gerçek olarak pazarlandığı için de kısaca uydurma! Kitabın kaynak olarak gösterdiği olaylar hakikaten yaşanmış. Mesela gerçekten de Atatürk'ün okullarda okutulmasını istediği bir kitap var ancak o kitabın yazarı başka birisi ve o kitap ile bu yazarın sözünü ettiği kurmaca ajan hikayeleri birbirine karıştırılmış. Bu sayede kurnazca bir referans kazanılmaya çalışılmış. Ancak yazarın gerçek olduğunu iddia ettiği Suzy Libermann ve benzeri karakterler yazarın hayal dünyası dışında hiçbir yerde yaşamamışlar. Altlık olarak iyi iş yapıyor ama. Not: Kitabın başında yazarın kendisini araştırmacı, tarihçi, stratejisyen, x uzmanı, z uzmanı gibi oldukça fazla ünvan ile tanıttığına şahit oluyorsunuz. Vasfı nedir diye baktığınızda amerikada İşletme lisansı ve master'ı yaptığını görüyorsunuz. Tek kelime ile komik. Ben gülüyorum ama insanlar bunlara kanıyor. Bu kitabın 1000kitap puanı 8.5. Anlaşılan kimse girip de bu kitapta anlatılanlar gerçek midir diye kontrol etme ihtiyacı duymamış. Ne diyeyim helal. Roman olarak ele alsaydık çok farklı yorumlar yapabilirdik aslında. Anlatılanların gerçek olduğunu iddia etmesi bu yüzden trajik olmuş :)
Atatürk’ün Yasaklanan KitabıHüseyin Hakkı Kahveci · Destek Yayınları · 2020267 okunma
7/10
·128 syf.··
2025 9. kitabı
Eser birçok duruma uyarlanabilir, hayatın olağan akışında oldukça fazla karşımıza çıkan bir olguyu konu ediniyor. Bay Jones'in Tımar Çiftliği'ndeki hayvanlar, insanlar tarafından yönetlir ve sömürülür durumdalar. Bir gün koca başkan isimli bir domuz, hayvanlar için daha iyi bir yaşamın mümkün olduğunu, insanların boyunduruğundan kurtulup sadece kendileri için çalışabileceklerini ve böylece daha güzel hayat standartlarına sahip olabileceklerini onlara fark ettirecek bir konuşma yapıyor. Hayvanlar konuşmayı dinledikten sonra koca başkana hak verseler de bu düşüncelerini somut bir eyleme dökmüyorlar. Zaman böylece geçiyor ve zaten yaşlı olan koca başkan bir gün vefat ediyor. Derken bir gün, kendilerine yapılan kötü muamele karşısında dayanamayan hayvanlar, sahipleri Bay Jones'a isyan ediyor ve ellerinde kırbaçlarla kendilerine saldıran bu insanları çiftlikten kovuyorlar. Bu zaferle birlikte hayvan topluluğu için büyük bir dönüşüm süreci başlıyor. Hayvanlar arasından en akıllıları okuma yazma öğrenip, hayvan toplumunu geliştirmek için Hayvanizm adı adlı bir öğreti oluşturuyorlar ve bütün hayvanlar tarafından benimsenen bu öğretiyi 7 temel kurala indirgeyerek çiftliğin duvarına yazmaya karar veriyorlar. Bu arada Tımar Çiftliği ismi Hayvan Çiftliği olarak değiştiriliyor. Bu dönüşüm süreçlerinde hayvanların arasında öne çıkanlar özellikle domuzlar, ve domuzlar arasında da özellikle Napoleon ile Snowball ismindekiler oluyor. Hayvanlar elde ettikleri kazanımlardan mutlular ancak yeni sisteme geçtikleri ilk günden itibaren yolunda gitmeyen bir şeylerden duyulan huzursuzluk yavaş yavaş belirmeye başlıgor. İlk olarak ineklerin sütünden sadece domuzların faydalanabilmesi hayvanların kafasını karıştırsa da çok üzerinde durulmuyor. Hayvanların içlerinde en öne çıkanlardan biri olan
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Kitap Pazarı Yayınları · 2024296,1bin okunma
Reklam