Kitabi çok beğendim, tüm okur severlere şiddetle tavsiye ediyorum. George Orwell bu eserinde bir çiftlik içerisinde yaşanan hayvanlara devlet ve siyasi kimlikli insanların duygularını, karekterlerini, amaçlarını hayvanların üzerine yükleyerek, hayvanlar arasında bir çatışma, liderlik, örgütlenme, kurgulayarak çokta güzel anlatmıştır.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Kitap Pazarı Yayınları · 2024296,7bin okunma
• Totaliter rejim eleştirisi: Orwell, özellikle Stalin liderliğindeki Sovyetler Birliği’ni hedef alarak, devrimlerin nasıl diktatörlüğe evrilebildiğini gösterir.
• Güç ve iktidar: Gücü elinde bulunduranların zamanla yozlaşacağı fikri işlenir. “Güç bozar, mutlak güç mutlaka bozar” düşüncesi eserin temel taşlarındandır.
• Propaganda ve manipülasyon: Domuz Squealer (Fısıltı), halkı ikna etmek için yalan ve çarpıtılmış gerçeklerle propaganda yapar. Bu, medyanın nasıl kullanıldığını gösteren önemli bir simgedir.
• Cehalet ve kör itaat: Diğer hayvanların eğitimli olmaması ve sorgulamamaları, baskının devam etmesine yol açar.
“Hayvan Çiftliği”, sadece Sovyetler Birliği’ni değil, genel olarak devrimlerin yozlaşma potansiyelini, iktidarın doğasını, eğitimsiz toplumların kolay yönlendirilebilirliğini ve ideallerin nasıl araçsallaştırıldığını güçlü biçimde eleştirir…
Eser birçok duruma uyarlanabilir, hayatın olağan akışında oldukça fazla karşımıza çıkan bir olguyu konu ediniyor. Bay Jones'in Tımar Çiftliği'ndeki hayvanlar, insanlar tarafından yönetlir ve sömürülür durumdalar. Bir gün koca başkan isimli bir domuz, hayvanlar için daha iyi bir yaşamın mümkün olduğunu, insanların boyunduruğundan kurtulup sadece kendileri için çalışabileceklerini ve böylece daha güzel hayat standartlarına sahip olabileceklerini onlara fark ettirecek bir konuşma yapıyor. Hayvanlar konuşmayı dinledikten sonra koca başkana hak verseler de bu düşüncelerini somut bir eyleme dökmüyorlar. Zaman böylece geçiyor ve zaten yaşlı olan koca başkan bir gün vefat ediyor.
Derken bir gün, kendilerine yapılan kötü muamele karşısında dayanamayan hayvanlar, sahipleri Bay Jones'a isyan ediyor ve ellerinde kırbaçlarla kendilerine saldıran bu insanları çiftlikten kovuyorlar. Bu zaferle birlikte hayvan topluluğu için büyük bir dönüşüm süreci başlıyor. Hayvanlar arasından en akıllıları okuma yazma öğrenip, hayvan toplumunu geliştirmek için Hayvanizm adı adlı bir öğreti oluşturuyorlar ve bütün hayvanlar tarafından benimsenen bu öğretiyi 7 temel kurala indirgeyerek çiftliğin duvarına yazmaya karar veriyorlar. Bu arada Tımar Çiftliği ismi Hayvan Çiftliği olarak değiştiriliyor. Bu dönüşüm süreçlerinde hayvanların arasında öne çıkanlar özellikle domuzlar, ve domuzlar arasında da özellikle Napoleon ile Snowball ismindekiler oluyor. Hayvanlar elde ettikleri kazanımlardan mutlular ancak yeni sisteme geçtikleri ilk günden itibaren yolunda gitmeyen bir şeylerden duyulan huzursuzluk yavaş yavaş belirmeye başlıgor. İlk olarak ineklerin sütünden sadece domuzların faydalanabilmesi hayvanların kafasını karıştırsa da çok üzerinde durulmuyor. Hayvanların içlerinde en öne çıkanlardan biri olan
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Kitap Pazarı Yayınları · 2024296,7bin okunma
"Tüm hayvanlar eşittir. Ama bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir." sözü ile özetlenen çağların hikayesi. 20. Yüzyılın ortalarında yazılmış eser; devlet, yönetim, lider, mücadele vb. olguları hikayeleştirerek eleştiri sunmaktadır.
Kitap öyle bir tespitle sonlanıyor ki, işte bu diyorsunuz:
"... Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzlara bir insanlara bakıyorlardı, ama hangisinin hangisi olduğunu söylemek imkansızdı."
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Kitap Pazarı Yayınları · 2024296,7bin okunma
Kitapla ilgili yüzlerce inceleme varken bir de ben yazmalı mıyım diye çok düşündüm. Çünkü, #132705929 . Sonunda ne karar verdiğimi tahmin edersiniz herhalde…
Karakter rehberiyle başlamak istiyorum incelemeye. Henüz okumayanlar için yardımcı, okuyanlar için de hatırlatıcı olacağını umuyorum. Başlayalım o halde:
• Bay Jones: Çiftliğin ilk sahibi
• Koca Reis: Domuz
• Snowball: Domuz
• Napoleon: Domuz
• Squealer: Domuz
• Bluebell: Köpek
• Jessie: Köpek
• Pincher: Köpek
• Boxer: Araba atı
• Clover: Araba atı
• Mollie: Kısrak
• Muriel: Keçi
• Benjamin: Eşek
• Moses: Kuzgun
• Tavuklar ve koyunlar
Bir de kedi vardı ama bir vardı bir yoktu. Uyuşuğun ve tembelin tekiydi. Pek bir rolü de yoktu kitapta. Zaten hiç sevmem kedileri…
Bu kitap bildiğiniz üzere alegorik bir eser. Alegori ne demek bilmeyenler için tanımlayalım hemen. “Bir düşünceyi, davranışı ya da eylemi, daha kolay kavratabilmek için onu, yerini tutabilecek simgelerle, simgesel sözlerle, benzetmelerle göz önünde canlandırma işi.” Bu sebeple tahmin edersiniz ki bu hayvanların tümü bir insan tipini simgeliyor.
Koyunları söylememe gerek var mı bilmiyorum. Ezberlettiğiniz şeyleri sorgulamadan kabul edip papağan gibi söyler bu koyunlar habire.
Eşek, aydın kesimi simgeliyor. Olayların bilincinde, okur yazar, düşünür fakat nedense az ses çıkarır. Bildiklerini kendine saklar. Etliye sütlüye karışmaz.
Mollie, Bahar Candan gibi bir şey. Üzümünü yer bağını sormaz. Bohem hayat tarzını benimsemiştir. Süse şatafata düşkündür. Öyle çok zora gelemez, üretici kesimle uzaktan yakından alakası yoktur.
Squealer tam bir yancı, A Haber adeta. Manipülasyon ustası. Kurnazlık timsali. Yarın kıyamet kopacak olsa her şey güllük gülistanlıkmış gibi anlatır. Yönetimi övmekten başka işi yoktur. Yalan yanlış
Öncelikle şunu söyleyeyim, kitap bir çırpıda okunabilen bir kitap. Sizler için üşenmedim tek tek boş olan sayfaları ve sadece resimlerin olduğu sayfaları saydım: toplamda -yanlışım yoksa- 46 sayfası zaten boş. Geriye okunacak 106 sayfa kalıyor. Ee bi zahmet o kadarcık sayfayı da okuyuverin (:
Kitabı okuyup da beğenmeyen pek azdır diye sanıyorum. Ancak okuyanların büyük bir çoğunluğunun aklında kalan tek veya en belirgin ifade: "BÜTÜN HAYVANLAR EŞİTTİR. AMA BAZI HAYVANLAR ÖBÜRLERİNDEN DAHA EŞİTTİR." kalıbı sanırım. Tamamen bu cümleye odaklanmanın yetersiz olduğunu düşünüyorum.
Bir yandan bu kadar çok göz önünde olan, bu kadar bilinen ve sevilen bir kitabı neden daha önce okumadım diye kendime kızıyorum. Bir yandan da farkettim ki bu sıralar, okuduğum kitaplarda hep günümüze ışık tutan detaylar görüyorum. Ya ben çok hayalciyim ya da bizim kuşağın şahit olduğu birçok olay "tarih tekerrürden ibarettir" sözünü tasdikler nitelikte...
Tabii ki bu kitap yalnızca bizim dönemimiz için ders alınacak bir kitap değil; tarihi olayları farklı bir açıdan değerlendirmemize veya tarihsel bazı olayları tekrar sorgulamamıza kapı aralayan bir başyapıt niteliği de taşıyor.
Kitabı okumuş veya okumamış herkesin, bu kitabı daha iyi anlaması için farklı kaynaklardan 1905 Rus Devrimini, 1917 Ekim Devrimini öte yandan Stalin ve Troçki arasında ki çekişmeyi detaylıca incelemelerinde yarar buluyorum. Zira özellikle Ekim Devrimi ve Stalin-Troçki çekişmesi kitabın özünü oluşturmaktadır. Kitapta tasvir edilen karakterlerin gerçekte kimleri temsil ettiğini anlamak açısından da bu araştırmaları yapmak faydalı olacaktır.
Kitabın genel konusunu, "insanlarca ütopik bulunan bir hayale tam ulaşılabilecekken, güç zehirlenmesi yaşayan Stalin'in bu ütopik dünyayı distopik bir cehenneme çevirmesi..."
" BÜTÜN İNSANLAR EŞİTTİR AMA BAZI İNSANLAR ÖBÜRLERİNDEN DAHA EŞİTTİR! "
Spoiler! Bu kitapla yeni tanışabilme fırsatı buldum ve şimdiye kadar okumadığım için kendime kızmadım desem yalan olur. Eğer bu kitabı hâlâ okumadıysanız rica ediyorum bir yerlerden edinin ve okuyun.
Kitapla ilgili binlerce inceleme varken bir de ben yazmalı mıyım diye çok düşündüm. Sonuçta herkesin söylediğini söyleyeceksek konuşmamızın pek de bir anlamı olmuyor. Yinede kitabı okumamış 3 - 5 kişiye bile dokunacaksa sözlerim her şeye değer diye umuyorum.
Kitabın alt başlığında da yazdığı gibi korkunç sonlu bir peri masalıdır Hayvan Çiftliği . Fabl tarzındaki bu mükemmel siyasi hiciv romanı Stalin'i ve kapitalizmi eleştirmektedir. Bundan yüzyıllar önce yazılmış bu kitabın günümüzde bile hala güncelliğini koruyor olması eminim içinize bir ürperti verecektir. Kitabı bitirdiğim zaman tek düşündüğüm şuydu " İnsanlar hiç mi hiç değişmiyor? "
Kitapta ağır siyasal, dinî, toplumsal, felsefi eleştiriler var. Bakınız bir örnekle açıklayayım; kitapta sıkça vurgulanan "Yedi Emir" apaçık bir din eleştirisi, "On emir' i" bilmeyen yoktur sanırım? Doğrudan doğruya dine atıf yapılmış ve din bu yönden çok kötü yorumlanmış. (Tabi bu kendi görüşüm)
Sanırım kitabı en iyi anlatmam için en geniş kavram bencillik olacak. Çünkü kitapta geçen her 'kötü davranış' bencillikten doğuyor. Domuzlar tarafından oluşturulan sisteme bir başkaldırış var. Çünkü insanlar -kitaptaki haliyle hayvanlar- benliklerine dokunan dogmalıktan nefret ediyor. İsyan başlarken baştaki domuz -yani Napolyon- herkes eşit olacak diyor, çiftlikteki hayvanların başlangıç için tek gayeleri bu. İsyanı kazanınca ise - o meşhur söz- "eşitiz ancak biz daha eşit olmalıyız" düşüncesi boy gösteriyor. Napolyon kendi çıkarları için sürekli yayımladığı 7 emiri
George 0rwell'in 1945 tarihli yayımlandığı 1950 gibide şöhrete kavuştuğu eseridir. Fabl tarzındaki bu mükemmel siyasi hiciv romanı Stalin'i ve kapitalizmi eleştirmektedir. Yani aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık romanıdır.
Kitapta geçen 7 kutsal kuralın zamanla değiştirilmesi, makam mevki eline geçirenlerin gücünün zehirlemesiyle kutsallara bile dokunabileceğini gösterir.
Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,7bin okunma
Gerçeklik ancak bu kadar masalsı anlatılabilirdi.. Devrim ile başlayıp ego ve çıkarların devreye girmesi ile devam ediyor. Okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,7bin okunma
1940larda ki sosyalizmi ele almaktadır. Kitap kahramanlarını insanlar üzerinden değil hayvanlar üzerinden ele almıştır. Zaten kitabın sonunda da insanlar ve hayvanlar arasındaki farkı nerdeyse yok etmiştir.
Hayvanların yapmış oldukları ayaklanma sonucunda neler olduğunu anlatmak da ve bunu masalsı şekilde yansıtmaktadır.
Yapılan bu ayaklanma başlarda başarılı gibi gözükse de fakat zamanla işler istenilen sonucu vermez. Bu ayaklanma ile bir kısım hayvanlar kendini okuma yazma gibi eylemlerle geliştirip daha üstün hale gelmiştir. Bu kısımda eğitimin önemini de ele almıştır.
Okurken zevk alınan ve her insanın kitaplığında olması gereken eserlerden biridir.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Karbon Kitaplar · 2021296,7bin okunma
1903'te Hindistan'ın Bengal eyaletinin Montihari kentinde doğdu. Ailesiyle birlikte İngiltere'ye döndükten sonra, öğrenimini Eton College'de tamamladı. Gerçek adı Eric Arthur olan Orwell, 1922-27 yılları arasında Hindistan İmparatorluk Polisi olarak görev yaptı. Ancak, İmparatorluk yönetiminin içyüzünü görünce istifa etti. 1950'de yayımladığı Bir Fili Vurmak adlı kitabı, sömürge memurlarının davranışlarını eleştiren makalelerin derlemesidir. İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru yazdığı Hayvan Çiftliği, Stalin rejimine karşı sert bir taşlamadır. Orwell'in en çok tanınan yapıtlarından Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, bilim-kurgu türünün klasik örneklerinden biri olmanın yanı sıra, modern dünyayı protesto eden bir romandır. Burma Günleri ise, Orwell'in Burma'daki (bugünkü Myanmar) İngiliz sömürgeciliğini dile getirdiği ilk kitabıdır. Orwell, 1950'de Londra'da öldü.