Eser George Orwell'in hem totaliter komünizme hemde kapitalizm, faşizme ve diktatörlüğe getirdiği ağır bir eleştiri. Başta ütopya olarak başalayan eser sonradan ditopyaya evriliyor.
Hangi sistem gelirse gelsin (sosyalizm,faşizm, liberalizm,,,) başımızda bir çoban olduğu her koşulda koyun gibi güdülmeye mahkum güdülmeye mahkum olacağımızı tüm eleştirel yönleriyle aktaran güzel bir eser.
Güç, demokrasi, toplumsal eşitlik, biat eden kitleler, yozlaşma, sömürü düzeni, sosyalizm, üretim ve tüketim dengeleri, totaliter rejimler, propaganda ve savaşlar üzerine mesajlar veren; ancak bunu aşırı didaktik olmadan, alegorik bir analatım ve sade bir dille kurguya akıllıca yedirerek yapan bir kitap.
Kitapta hicvedilen karakterler 1940 ve 1950 yılları arasında reel sosyalizm ve diktatörlüklerde var olan ve olabilecek kişilikler. Kısacası eser; Yaşanılan Distopik dünya içinde bile bile ütopik hayalleri boşa kurmamamız gerektiğini güzel şekilde hiciv etmiş.
Çok severek okudum. Özellikle final bölümünü etkileyici buldum. Genç yaşlarda çoktan okunması gereken kült bir kitap. Okumayan kaldıysa geç kalmadan olmasını tavsiye ederim. Keyifli okumalar
" Özgürlüklerini savunmayanların ödedikleri bedel ağırdır. Tek gerçek düşmanımız insandır. İnsanı ortadan kaldırın açlığın ve köleliğin temelindeki neden de sonsuza kadar silinecektir yeryüzünden. Şunu da unutmayın ki, insana karşı savaşırken sonunda ona benzememeliyiz. Onu alt ettiğimiz zaman bile, onun kötü alışkanlıklarını benimsemeye kalkmayın. İnsan, üretmeden tüketen tek canlıdır. Süt vermez, yumurta yumurtlayamaz, sabanı çekecek gücü yoktur. Tavşan yakalayacak kadar hızlı koşamaz. Gene de tüm hayvanların efendisidir. Hayvanları çalıştırır, karşılığında onlara açlıktan ölmeyecek kadar yiyecek verir vermez, onun için en iyi insan, ölü