Kitap hakkında düşüncelerimi yazmadan önce lütfen linç etmeyin demek istiyorum.
Açıkçası bir eleştirim var keşke bu kitap sadece Birce'nin ağzından değil de Barış'ın ağzından da yazılsaydı. Çünkü asperger sendromlu birinin ağzından neler düşündüğünü okumayı çok isterdim.
İkincisi de Birce seni hiç sevmedim kızım, çoğunlukla üf ne saçmalıyorsun ya diyerek okudum. Barış'ı ise çok sevdim ve garip bir şekilde Jülide ve Bensu'yla kanka olmak istedim çok tatlılardı.
Çiçek sen de tuhaf bir kızsın, köşeye geçip ağlayabilirsin canım seni de çok sevmedim. Diyeceklerim bu kadar. Umarım linç edilmem :)
Kitap yarısına kadar biraz ağır ilerledi ve zaman atlamaları da kafa karıştırıcıydı. Bir anda geçmişe bir anda günümüze dönüyordu. Ama yarısından sonra öyle bir açıldı ve ters köşe yaptı ki ben çok beğendim, polisiye sevenlere öneririm.