'dedenin dedesinin dedesi...
çıkık elmacık kemikleriyle çekik gözleriyle
ve müslümandılar.
Zulum dolu rus ve çin yüklenmesi
etinle evinle döllerinle ölülerinle bize benzeyin değişin demekteydiler bize'
Allah'ın "Selâm" isminin tecelli ettiği Müslüman, Efendimizin (s.a.v.) tanımlamasıyla "elinden ve dilinden insanların selamette olduğu (hiç kimseye, hiçbir yolla zarar vermeyen)" kimsedir.
"Selâm" ismiyle aynı kökten türemiş olan "İslam" Allah'a kayıtsız şartsız teslimiyeti ve O'na boyun eğmeyi ifade eder. (Hucurât, 49/17) Aynı zamanda silm (barış) ve selamet (kurtuluş) anlamlarını da içeren İslam, bu durumda "dünyada barış, ahirette kurtuluş vadeden bir teslimiyet yolu" olarak tanımlanabilir. Bu açıdan bakıldığında "Selâm" isminin en büyük tecellisi "İslam" olmaktadır.
Gazzalî'ye göre Rahmân isminden elde edilecek feyiz kalp gözü perdeli olan kulları şefkat ve nezaketle uyarmak, günahkârlara hakaret nazarıyla değil merhamet nazarıyla bakmak, dünyada işlenen her bir günahı musibet kabul edip onu ortadan kaldırmaya çalışmaktır. Çünkü her masiyet onu işleyeni Allah'tan uzaklaştırır ve Allah'tan uzaklaşmış insan merhamete en layık olan kimsedir.