Katabasis’in çıkış fikri aslında inanılmaz ilgimi çekmişti. Dante’nin cehennem anlatıları gerçek olsaydı ne olurdu? Mitolojik ve felsefi altyapısı olan dark academia kitaplarına bayılan biri olarak bu kitabı çok seveceğimi düşünmüştüm ama maalesef benim için oldukça yorucu bir okuma oldu.
Kitap boyunca sürekli filozoflar, teoriler, matematikçiler ve çeşitli kavramlar üzerinden uzun açıklamalar yapılıyor. Bir noktadan sonra hikâye ilerlemek yerine durmuş gibi hissettirdi. Dark academia atmosferini severim ama burada çoğu referans bana hikâyeye hizmet etmekten çok “bakın ne kadar şey biliyorum” hissi verdi.
Bir de fark ettim ki ben genel olarak R.F. Kuang’ın kalemine çok ısınamıyorum. Aynı şeyi The Poppy War’da da yaşamıştım; kitabı zorlayarak bitirmiştim. Babel’a ise başlayıp bırakmıştım. Sanırım yazarın anlatım tarzı bana hitap etmiyor. Çünkü fikirleri ilgimi çekse bile okurken sürekli bir mesafe hissediyorum.
Karakterler arasında Alice’i daha ilgi çekici buldum ama genel olarak karakterlerle bağ kurmakta zorlandım. Cehennem tasviri de düşündüğüm kadar etkileyici değildi.
Sonuç olarak benim için unutulabilir bir okuma oldu. Kötü değildi ama bittiğinde aklımda güçlü bir his de bırakmadı.