Farklı bir anlatıma ve tarza sahip olan bir kitaptı benim için öncelikle bunu söylemek isterim. Mizahi anlatımı sayesinde ağır bir kitap değildi. Masal/hikaye tarzında anlatıma sahipti, olayların dışından bakarak ve her şeye hakim olarak okuyoruz kitabı.
Gayet sakin, herkesin huzurla yaşadığı bir kasaba olan Quiquendone kimsenin bilmediği ve duymadığı bir yer. Öyle bir kasaba ki burası ne hastalar oluyor, ne suç işleniyor ne de insanlar en ufak bir taşkınlık çıkarıyor. Her şey çok ağır ve aşırı sakin akıyor bu kasabada. Böylesine huzurlu bir kasabaya gizemli Doktor Ox ve asistanı Gédéon Yrmène’in gelmesiyle her şey değişiyor. Ox, bu kasabaya modern bir aydınlatma sistemi döşemeyi teklif eder; ancak asıl amacı gizli bir bilimsel deney yapmaktır. Kasabanın başkanı bu teklifi kabul eder ve bir anda her şey sarpa sarıp ve işler çığırından çıkar.
Aslında verilmek istenen mesaj çok net. İnsanları çok kolay manipüle edebilirsiniz; isterseniz iyi yönde, isterseniz kötü yönde, bir şeyler söyleyerek, izleterek, direterek, maruz bırakarak veya gözüne sokarak. Bu manipüleler sonucu insanlar iyiye veya kötüye evrilir genelde ve tüm denge bozulur. Maruz kalınan şeyler insan doğasını çok fazla değiştirir hatta bazen hiç beklenmedik şekilde hızlıca değiştirir. Doktor Ox aslında bu deneyiyle bunu gösteriyor bize. Günümüzde de durum pek farklı değil aslında, insan üzerinde etkili olan her bir müdahale bütün dengeyi bozuyor. Gerek toplumsal, gerek siyasal, gerekse dini. Sosyal medya algoritmaları, karşımıza çıkan diziler, filmler, haberler, olaylar göz önüne alındığında bu kitabın geçerliliğini hala bütünüyle koruduğunu söyleyebiliriz.