Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 16 dk.
Sayfa Sayısı:
80
Basım Tarihi:
4 Nisan 2023
İlk Yayın Tarihi:
Mart 2000
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
L’événement
Orijinal Dil:
Fransızca
Orijinal Ülke:
Fransa
ISBN:
9789750760587
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2023 124. kitabı
Annie Ernaux / Olay Bir kadının politik engellerden dolayı bir olay karşısında yalnız kalışını, sosyal farklılıkları ve çaresizliği; basit ama etkileyici bir dille ve cesurca kaleme almış yazar. #Olay otobiyografik bir eser. Yaşananların tüm ağırlığına ve o dönemde suç olan kürtajdan vazgeçmeyip her yolu denemesi okurken rahatsız etse de bir bakımdan da cesareti hayranlık uyandırıyor. 1963 yılının Fransa’sında geçiyor olaylar. Başarılı bir öğrenci olarak üniversitede okuyan yirmi üç yaşındaki genç kadının, hamile kaldığını öğrenmesiyle başlıyor. Toplum tarafından kabul görmeyeceği ve ailesinin de bu durumdan etkileneceğini bildiği için gizleyip çözüm yolu bulmaya çalışıyor. Kürtajın yasak olduğu o yıllarda bunu yapmanın cezası idam. Çaresizliğine, yalnızlığına, korkularına ve bu durumdaki hislerine tanık oluyoruz. Kendi bedeni için vermesi gereken kararın zorluğu olduğu gibi bir de buna yasalar izin vermediği için yaşadıklarını okumak her kadını zorlayacaktır diye düşünüyorum. Keyifli okumalar…
OlayAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,099 okunma
Ernaux’nun vücudunun bir ucundan öteki ucuna kurduğu köprü..
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2023 90. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2023 16:24
Dün okudum bu kitabı. Oturup iki kelime yazamadım hakkında. Hissettiklerimle kelimeler arasında bir köprü kuramadım. Oysa Ernaux ‘un en iyi yaptığı şey bu değil mi? Köprü kurmak. Bireysel olanla toplumsal olan arasına kurduğu köprüden hepimiz geçtik artık, o her daim burada biliyoruz. Şimdi de vücudunun bir ucundan öteki ucuna kurduğu köprüden geçiriyor bizi. Her zamanki gibi, kişisel bir hikaye. 1963’te, kürtajın yasal olmadığı yıllarda yaşadığı bir kürtaj deneyimi anlattığı. Kadınların yasalarla çaresizliğe mahkum edildiği, utanç ve suçluluk hissiyle köşeye sıkıştırıldığı bir tarihe, kaleminin sivri ucuyla 77 kere delik açmış Ernaux. ‘Olay’ bu. Ama bu nasıl yazmak? Hem kendi bedeninin içinden, hem de dışından; hem kendi hikayesi gibi, hem de tüm kadınların hikayesi gibi. Çırılçıplak bıraktığı, acımasızca, insanı hayran bırakan bir cesaretle yazdığı kişi 23 yaşındaki Ernaux, ama anlattığı bir dönemin kadın olarak yaşayabilme hali. “Bazı kadınlar içimde görünmez bir zincir oluşturuyor; sanatçılar, yazarlar, roman kahramanları ve çocukluğumdaki kadınların hepsi aynı gemide. Kendi tarihimin onlarda saklı olduğunu hissediyorum.” diyor ya, ben de kendisi için aynı şeyi düşünüyorum. İçimizdeki görünmez zincirlerimize mürekkep döküyor Ernaux, gölgelerde saklanan ne varsa ışığına kavuşuyor, Son olarak şu alıntı: “Böyle bir anlatı kızgınlık veya tiksinti uyandırabilir, münasebetsizlikle suçlanabilir. Her ne olursa olsun, bir şeyi yaşamış olmak, kişiye onu yazmak için ebediyen geçerli bir hak verir. Yüksek hakikat, düşük hakikat diye bir şey yoktur. Ve eğer bu deneyimle kurduğum ilişkinin izini sonuna kadar sürmezsem, kadınların gerçekliğinin karartılmasına katkıda bulunmuş, yeryüzündeki erkek egemenliğinin safında yer almış olurum.” Hayranım
Nobel Edebiyat Ödülü
OlayAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,099 okunma
“yazılmamış şeyler varolmamış sayılır”
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2023 119. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2023 00:15
1963 yılında henüz 23 yaşında üniversitede edebiyat öğrencisi olan Annie Ernaux’nun, bu metinde kendi illegal kürtaj tecrübesini okuyoruz. Eserde olaylar 1963 yılında geçiyor. O dönem Fransa’da doğum kontrolü ve kürtaj yasak. Annie istenmeyen bir hamilelik yaşıyor ve bu kitabında kürtaj yaptırma mücadelesini kaleme almış. Kitapta kürtajın dini, ahlaki, politik tarafı bir kenara bırakmış, daha çok psikolojik ve sosyolojik boyutu ele alınmış. Metin kurgu değil, otobiyografik bir metin. Hatta yazarın kendisi kitaplarının neredeyse tamamına hakim olan bu yazım tarzını “oto-sosyo-biyografi” olarak tanımlıyor. Biraz açıklamak gerekirse, eserlerinde genel olarak kendi tecrübeleri üzerinden toplumsal yaşam ve onu oluşturan olaylara yer veriyor. Hayatı boyunca günlük tutmuş olan yazar, kitaplarında bu günlüklerden yararlanıyor. Burada biraz yazardan bahsetmek istiyorum. Fransız yazar ve edebiyat profesörü Annie Ernaux, 1 Eylül 1940 doğumlu. 83 yaşındaki yazar, geçtiğimiz yaz başında 42. İstanbul Film Festivali için ülkemize gelmiş hatta kitapları için imza gününe katılmıştır. "Kişisel hafızanın köklerini, mesafelerini ve kolektif kısıtlamalarını keşfetmedeki cesaretinden" dolayı 2022 Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüş. Sonuna kadar hakettiği muhakkak. Kitaplarına yansıdığı gibi, kendisi politik bir aktivist aynı zamanda. Kadın hakları konusunda özellikle son derece duyarlı bir insan. Olay kitabı ilk olarak 2000 yılında basılmış, Türkiye’de ise ilk Kürtaj ismi ile yayımlanmış. Kitap aynı zamanda “Kürtaj” ismi ile filme uyarlanmış, film 2021 Venedik Film Festivali’nde altın aslan ödülünü kazanmış. Filmi henüz izleyemedim fakat oldukça çarpıcı olduğunu, hatta 2022 Antalya Film Festivali’nde gösterimi sırasında izleyenlerden bayılanlar olduğunu duydum. İlk fırsatta
Edebiyat
OlayAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,099 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2024 26. kitabı
• Sene 1963, Rouen. Fransa’da kürtaj hâlâ yasadışı, telaffuz bile edilemeyen bir kelimedir; dilde dahi yeri yoktur. Ernaux o sırada yirmi üç yaşında bir üniversite öğrencisidir, hamile olduğunu öğrenir ve dünyası başına yıkılır: Bu hamilelik, kendisinin ve ailesinin toplumsal başarısızlıklarının damgası olacaktır. Buna engel olmak isteyen genç kadın, hamileliğini yakınlarından gizleyerek çaresizce bir çözüm yolu aramaya girişir. • Daha önce Kürtaj adıyla yayımlanan bu kitapta Ernaux, bireysel ve politik açıdan dönüştürücü bir “olay”dan, tarihin dışlanmış kadınları için edebî bir tanıklık alanı açan son derece kesin, kısılması mümkün olmayan bir ses çıkarıyor. • Çaresizlik hissini, gözlemlerini, duygularını yansıtmak konusunda gerçekten çok başarılı.. basit ama etkileyici bir dille ve cesurca kaleme alınmış bir eser. Mutlaka okunmalı. • Herkese keyifli okumalar diliyorum ..! • ⁠Kitaplarla kalınız..!
Roman
OlayAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,099 okunma
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2023 59. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2023 19:07
“Yaşadıklarım, onlarla hesaplaşabilmem, onları açıklayıp anlatmam için başıma geldi. Ve belki de hayatımın gerçek amacı sadece şudur: Bedenimin, hislerimin ve düşüncelerimin yazıya dönüşmesi, yani kavranabilir ve genel bir şeye dönüşmesi, varlığımın başkalarının zihninde ve hayatlarında tamamen erimesi.” Sene 1963, Annie Ernaux 23 yaşında, kürtajın yasal olmadığı bir Fransa’da yaşadığı kürtaj deneyimini anlatıyor. Konuya baktığımda bu kadar etkileneceğimi düşünmemiştim sanırım. Fakat kitabın her bir cümlesi sanki zihnimde yer etti, anlattığı duygular içime işledi. Böyle bir deneyimi bu kadar dürüst, böylesine yalın anlatabildiği için de yazara saygım bir kat daha arttı. Metnin gücü yalınlığından, sadeliğinden ve dürüstlüğünden geliyor ama yer yer de inanılmaz derecede rahatsız ediyor sizi. Empati kurmaya mecbur bırakıyor. Toplumun sinmişliğini, korkmuşluğunu, kadın olmanın yalnızlığını ve kendi içindeki gücünü anlatıyor yazar. Fakat en önemlisi de yaşadığı bu “olay”ın hayatına nasıl yön verdiğini, neleri kazandığını ve kaybettiğini anlatıyor ve diyor ki “Bugün biliyorum ki, çocuk doğurmayı arzu etmem için o çileyi yaşamış, o kurbanı vermiş olmam gerekiyordu. Üremenin şiddetini bedenimde kabul etmek ve benim de nesillerin geçiş yeri haline gelebilmem için.” İsterim ki tüm kadınlar bu metni okusun, gönülden tavsiyemdir efendim. Okuyacak olan herkese şimdiden keyifli okumalar diliyorum.
OlayAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,099 okunma
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2025 20:01
Bu kitap beni kalbimin orta yerinden bıçakladı. Yazarın 23 yaşında ki haline sıkıca sarılıp; “Başardın, başardınn, kendinle gurur duymalısın ve artık yalnız değilsin.” demeyi çok isterdim. Kitaba bayıldım, mükemmeldi yazarın kalemi anlatış biçimi de çok güzel. Bu kitap uzun süre kalbim de ve beynim de yer edecek. İnsanları çaresiz bırakılması düşüncesi beni çok yıprattıyor ve bence bu kitap bir başarı öyküsüdür. Cesur kadınlar her zaman kendinden gurur duymalıdır. Yazar o kadar içten anlatıyor ki o çaresizlik hissini, kapana kısılmışlık duygusunu, günah işlemenin verdiği mahcupluk duygusunu iliklerime kadar hissettim. O olay gerçekleşene kadar adeta nefesimi tuttum ve yazarla birlikte sancılar çektim. BAŞARDI! Sonunda artık huzurlu ve gururluyum.
Alıntı
OlayAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,099 okunma
Kadınlardan Ne İstiyorsunuz?
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2024 78. kitabı
Kadınların hayatına, bireysel olarak kadınlardan önce toplumun karar vermesi, toplumun tepki göstermesi bin yıl geçse de anlayamayacağım bir durum... Bu bir dünyaya at gözlüğüyle bakmak, bu cahilliğin vücut bulmuş ve hatta yetinmeyip katil olmuş hali! Yüzyıllardır süren ve sonu olduğunu bildiğimiz bu acımasız hayatta kadınlar bu kadar ne yapmış olabilir size? Ne yaptı bu kadınlar size? Vücuduna, giyimine, makyajına, seksiliğine, evliliğine, evlenmeden birlikte yaşamasına, hamile kalışına, yaşadığı aşkına, gece geç saatte dışarıda olmasına, önemli kariyer atılımlarına, toplumda önemli bir kanaat önderi olmalarına... Her şeyine karışılıyor kadınların günümüzde yaşadığımız bu boğucu ülkede! Cehaletten boğum boğum boğuluyoruz! Ülke toplumu, sanki görünmez bir elle kadınların boğazına sarılmış durumda; ülkedeki cahillik, ülkedeki okumamışlık, ülkedeki toksik erillik maalesef bu görünmez el aracılığıyla kadınların canını almaya devam ediyor. O görünmez el başarılı olmadı mı hemen cehalet zincirlerini, namus prangalarını, tahrik kelepçesini devreye sokuyoruz. Toplumumuzun sadece hayatını özgürce yaşamak isteyen kadınlardan alacağı bitmiyor. Ses çıkarmayarak da daha büyük katliamların önünü açıyorsunuz. İşte tüm bunlar, içimden çıkmaya zorladı beni Annie Ernaux'un "Olay" adlı kitabını bitirdiğimde... Kitabında kendi yaşadığı acı bir olayı odağına alan Ernaux, 60 yıldır insanlığın kadınlara bakışında ne yazık ki bir değişiklik olmadığını dramatik bir şekilde kanıtlıyor. Kitabını ilk yazıldığı zamanlarda "Kürtaj" adıyla yayımlamaya çalışan Nobel Ödüllü yazarımız, toplumsal baskılar nedeniyle eserinin yeni adını "Olay" olarak belirlemek zorunda kalıyor. 1960'lı yılların Fransa'sı eserde gözler önüne seriliyor. Toplumsal bir norm olarak kürtaja bir suç olarak bakılıyor. Yani
Edebiyat
OlayAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,099 okunma
Toplumun Çizdiği Sınırlar İçinde Bedenimiz Ne Kadar Bizim?
Puan vermedi·80 syf.··
2026 333. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 23:46
Annie Ernaux okumak, bir yazarın anılarını dinlemek değil; bir kadının kendi geçmişini adli bir tıp uzmanı titizliğiyle, ne bir eksik ne bir fazla, tüm çıplaklığıyla masaya yatırışını izlemektir. Olay, sadece 1960'ların Fransa’sında yasa dışı bir kürtajın hikayesi değil; bedenin, yasaların, sınıf bilincinin ve her şeyden önemlisi "zamanın" insan ruhu üzerindeki o ağır, felsefi baskısının manifestosudur. Ernaux, edebiyatı bir arınma aracı olarak değil, gerçeğin hakkını teslim etme alanı olarak görüyor. Kitap boyunca hissettiğimiz o çiğ gerçeklik, Jean-Paul Sartre’ın "insan kendi seçimlerinden ibarettir" felsefesini akla getiriyor. Fakat yazar bize çok mühim bir şeyi hatırlatıyor: Toplum, bir kadının kendi bedeni üzerindeki seçim hakkını elinden aldığında, geriye kalan özgürlük ne kadar gerçektir? Sartre’cı bir varoluşçuluğun tam göbeğinde, Ernaux’nun yalnızlığı ve çaresizliği aslında toplumsal bir yabancılaşmanın en somut halidir. Beden, bir bireyin en mahrem, en kendine ait alanı olması gerekirken; hukukun, ahlakın ve eril düzenin bir mülkiyet operasyonuna dönüşüyor. Ernaux, sistemin onun üzerine dikmeye çalıştığı o "suçlu ve utanç dolu kadın" gömleğini giymeyi reddediyor. Hafızayı adeta felsefi bir direniş alanı olarak kullanıyor. "Başıma gelenleri yazmasaydım, bir şeylerin üstü örtülmüş olurdu" derken, aslında bireysel bir deneyimi kolektif bir hafızaya, evrensel bir hakikate dönüştürüyor. Kitabın edebi dehası ise duygu sömürüsüne hiç pas vermeyen o mesafeli, keskin ve duru üslubunda gizli. Ernaux acıyı kutsamıyor ya da okuyucudan gözyaşı talep etmiyor. Sadece gerçeği önümüze bırakıyor ve bizi şu felsefi soruyla baş başa bırakıyor: İnsanın kendi varoluşunu, kendi bedeni üzerinden inşa etme çabası neden her çağda egemen güçlerin en büyük korkusu olmuştur? Kitabın
OlayAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,099 okunma
Aynı dünyaya dönmüş gibi hissetmiyordum..
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2023 57. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2023 14:21
Uzun bir süre ne yazmam gerektiğini düşündüm ve yine de iyi bir inceleme yazamayacağımı fark ettim. Çünkü zor ve yürek yakan bir durum. İsteyerek kürtaj olmayı istese bile bir kadının tek başına bunu yaptırması büyük bir sınav benim için... Sene 1963, Rouen. Fransa'da kürtaj hala yasadışı, telaffuz bile edilemeyen bir kelimedir; dilde dahi yeri yoktur. Şu dönemde bile kürtaj yeterince acı vericiyken yazarın kendi hayatından bu kitabı yazması... Kitabın birçok sayfasını ağlayarak okudum. Yüreğime dokundu, onunla incindim ve kırıldım. Biz kadınlar gerçekten çok güçlü insanlarız. Annie ErnauxAnnie Ernaux'un yaşadıkları dile getirmesi tek kelimeyle kusursuzdu. "Ergenlikten beri sahip olduğum, canlı ve giz dolu bir cinsel organa sahip, erkeğinkini hiç bozulmadan içine alan - böylece daha da canlı ve gizli hale gelen - bedenimi o gece kaybettiğimi anladım." Cesurca ve güçlü bir kitaptı. Tek takıldığım kadının hamile kaldığı adama öfkesini kitaba yansıtmamış olmasıydı. Yeterince güçlü hissetmedim bunu. Belki de ona karşı bir duygu besleyemedi...
Edebiyat
OlayAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,099 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2024 36. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mart 2024 21:52
1960'lar Fransa'sında kürtajın yasalarca yasak olduğunu eğer gayrimeşru şekildeyse de aldıramayacağınızını biliyor muydunuz? (Hanımlar için diyorum:d) Bizim bu batılı dünyanın modernliğine düşmelerimiz yok mu:) Kadına özgürlük nerde? Kadının bedenine yapılan yasalar ve getirilen zorundalıklar ne feci ve barbarca. Varmış bu yasaklar, üniversite öğrencisi edebiyat okuyan kızın farkına bile varmadan bedeninde oluşan ve geciken ve olan belirtilerle beraber farkına vardığı gebelik durumu... Neler yapılmaz onları düşünüyor yasal olarak suç ama bir yandan da kız bu bebeği istemiyor, diğer partnerin umurunda değil zaten! (Erkek değil mi!) Kiz sonra başının çaresine bakıyor, tek başına! Bir kasap buluyor kendi tabiriyle.. bilemedim, bir can sonuçta. Ama beden kişinindir, kendi söz hakkı var bir yerde de.. sonrasında yaşanılan her şey. Toplumun baskısı ne der'leri; bunu sadece kadının düşünmesi, erkeğin hiç hesaba katılmaması sanki tek başına edilen bir şeymiş gibi! Bütün günahın ve toplumsal baskının merkezinde kadın. Keyfini ve rahatını süren erkek!. Kadın kürtaj olursa yasadışı olduğundan dolayı kadının görevinden bile alınması var, erkek de alınsa ya.. ha yok, o daha fazla mağduriyet yaşatmalı, Keyifliydi.
OlayAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,099 okunma

Yazar Hakkında

Annie ErnauxYazar · 15 kitap
Annie Ernaux doğum adıyla Annie Duchesne (d. 1 Eylül 1940), Fransız yazar ve edebiyat profesörü. Çoğunlukla otobiyografik özellikler taşıyan eserlere imza attı. Ernaux, "kişisel hafızanın köklerini, mesafelerini ve kolektif kısıtlamalarını keşfetmedeki cesaretinden" dolayı 2022 Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Lillebonne’da, işçi sınıfı bir ailede doğdu. Çocukluğunu Yvetot, Normandiya’da geçirdi. Mazbut bir sosyal çevrede büyüdü, edebiyat öğrenimi gördü ve uzun yıllar boyunca edebiyat öğretmenliği yaptı. Kişisel deneyimle toplumsal tarihi birleştiren unsurları daha ilk romanı "Armoires vides"le (Boş Dolaplar) ortaya koydu. Sınıf atlama, evlilik, kadın özgürlüğü, cinsellik, kürtaj, hastalık, yaşlılık ve ölüm gibi meseleleri kendi deneyimleri üzerinden aktarırken, arka planda daima toplumsal yaşam ve onu oluşturan kültürel, siyasî, tarihî olaylara yer vererek, "toplumsal bellek" yazını olarak nitelenebilecek eserlere imza attı Başta Renaudot Ödülü olmak üzere birçok ödüle değer görüldü. Hâlâ Cergy’de yaşamaktadır. Ernaux edebiyat kariyerine 1974 yılında otobiyografik bir roman olan Les Armoires vides (Boş Dolaplar) ile başladı. 1984'te, babasıyla ilişkisine ve Fransa'da küçük bir kasabadaki deneyimlerine ve sonraki taşınma sürecine odaklanan otobiyografik çalışmalarından biri sayılan La Place (Bir Adamın Yeri) romanı ile Renaudot Ödülü'nü kazandı. 6 Ekim 2022'de, 2022 Nobel Edebiyat Ödülü'nü "kişisel hafızanın köklerini, yabancılaşmalarını ve kolektif kısıtlamalarını ortaya çıkarmadaki cesareti ve klinik keskinliği nedeniyle" alacağı açıklandı. Ernaux, edebiyat ödülünü alan 16. Fransız yazar ve ilk Fransız kadındır. Türkçede yayımlanan eserleri - Seneler, Roman, Can Yayınları, 2021 - Babamın Yeri, Roman, Can Yayınları, 2022 - Boş Dolaplar, Roman, Can Yayınları, 2022 - Yalın Tutku, Roman, Can Yayınları, 2022