Bir Kadın

Annie Ernaux
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

hatırlamak bir buluşma biçimidir…
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2023 136. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2023 09:56
Annie Ernaux Fransa’nın yaşayan en önemli yazarlarından biri, ayrıca 2022 Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi. Yazarın Bir Kadın kitabı, öznesi annesi olan otobiyografik bir metin, kurgu kitap değil. Diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da yazar kendi yaşamını kaleme almış. Hatta yazarın kendisi kitaplarının neredeyse tamamına hakim olan bu yazım tarzını “oto-sosyo-biyografi” olarak tanımlıyor. Biraz açıklamak gerekirse, eserlerinde genel olarak kendi tecrübeleri üzerinden toplumsal yaşam ve onu oluşturan olaylara yer veriyor. Hayatı boyunca günlük tutmuş olan yazar, kitaplarında bu günlüklerden yararlanıyor. Burada biraz yazardan bahsetmek istiyorum. Fransız yazar ve edebiyat profesörü Annie Ernaux, 1 Eylül 1940 doğumlu. 83 yaşındaki yazar, geçtiğimiz yaz başında 42. İstanbul Film Festivali için ülkemize gelmiş hatta kitapları için imza gününe katılmıştır. "Kişisel hafızanın köklerini, mesafelerini ve kolektif kısıtlamalarını keşfetmedeki cesaretinden" dolayı 2022 Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüş. Sonuna kadar hakettiği muhakkak. Kitaplarına yansıdığı gibi, kendisi politik bir aktivist aynı zamanda. Kadın hakları konusunda özellikle son derece duyarlı bir insan. Kitap yazarın duygu sömürüsü olmadan, açıkça duygularını ifade ettiği bir metin. Yazarın okuduğum üçüncü kitabı oldu bu kitap, sanırım çok düz, doğal ve net yazması beni bu kadar yazara çekiyor. Kitap anne kız ilişkilerini irdeliyor. Annie’nin annesini, annesinin hastalığını, annesinin ölümünden sonra bununla nasıl başa çıktığını kaleme almış. Kitapla birlikte Annie’nin annesi ile arasındaki hem zayıf (sürekli fikirsel çatışmaları var), hem de sarsılmaz bağı (şefkat duygusunu çok iyi ifade etmiş), onları ayıran dünyaları, bu dünyaya olan bakış açılarını okuyoruz. Kitaba konu olan anne, öyle bir
Edebiyat
Bir KadınAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,885 okunma
Annelik, Kadınlık ve Hayatta Kalmak
6/10
·64 syf.·
2025 48. kitabı
Bir Kadın’ı okurken sık sık durup kendi annemi düşündüm. Annie Ernaux bunu özellikle istemiş gibi değil ama kitap tam olarak bunu yapıyor insana: seni kendi hikayenin içine çekiyor. Annesini anlatırken aslında “anne” denen o karmaşık figürü, sevgiyle mesafe arasındaki o tuhaf dengeyi anlatıyor. Okurken şunu fark ediyorsun: Bazı kadınlar sevilmeyi değil, dayanmayı öğrenmiş. Ernaux’nun annesi güçlü bir kadın ama bu güç parlatılmış, ilham verici bir güç değil. Daha çok hayata tutunmak için sertleşmiş bir güç. Okur olarak onu bazen sevmesi zor, hatta itici bulabiliyorsun. Ama tam da bu noktada metin feminist bir yerden konuşuyor: Çünkü kadınları sevimli olmak zorunda bırakmıyor. Annesinin öfkesini, kontrol etme ihtiyacını, suskunluğunu gizlemiyor. “İyi anne” anlatısını bilinçli olarak dağıtıyor. Beni en çok yaralayan şey, anneyle kız arasında açılan o sessiz mesafe oldu. Kız büyüdükçe, okudukça, dili değiştikçe anne geride kalıyor. Ama bu bir terk ediş değil; daha çok suçlulukla karışık bir uzaklaşma. Ernaux bunu yazarken kendini temize çekmiyor. Annesinden utanmış olabileceğini, ondan kaçtığını açıkça söylüyor. Bunu bir kadının başka bir kadına — üstelik annesine — karşı dürüstlüğü olarak okudum. Feminist açıdan bakınca şunu çok net hissediyorsun: Annesinin hayatı seçimlerden çok zorunluluklardan oluşuyor. Sevgi gösterememesi, sertliği, hırsı; hepsi yaşadığı sınıfın, kadın olmanın ve yoksunluğun sonucu. Ernaux bunu bildiği için annesini yargılamıyor ama onu idealize de etmiyor. Aradaki bu denge metni çok sahici kılıyor. Kitap bittiğinde büyük bir rahatlama gelmiyor. Tam tersine, içte hafif bir sıkışma kalıyor. Çünkü insan fark ediyor ki annelerimizi çoğu zaman ya kutsallaştırıyoruz ya da suçluyoruz. Ernaux üçüncü bir yol açıyor: Anlamaya çalışmak. Bu yol daha zor,
1000Kitap
Bir KadınAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,885 okunma
Anneye...
9/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2024 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2024 23:55
En zoru yazar kimliğinden sıyrılmadan evlat kimliği ile anneyi yazmak sanırım. Hem de kaybedilen bir anneyi... Kitabı okumaya başlamadan önce birkaç yerde ufak tefek yorumlara denk gelmiştim fakat bir metnin beni bu kadar etkileyebileceğini hiç düşünmemiştim. Annie Ernaux objektif olmayı bırakmadan fakat duygularından da saklanmadan yazabilmeyi başarmış. Annesi ile ilgili yazmak konusunda ise şunu söylüyor: '..ben onun hakkında yazmıyorum, daha çok onun yaşadığı bir zamanda, bir yerlerde onunla birlikteymişim izlenimi var bende.' Gözlem yeteneğini geçmişine dayalı kullanmak ve bunu kendi duygularından ele almak aynı zamanda annesi ile olan ilişkisini en baştan sorgulamak gibi bir şey. Anne karakter olarak çok güçlü , her daim öğrenmeye açık, ne kadar sığ bir ortamda olursa olsun kendini geliştirmek için çaba gösteren dominant bir kadın. Yazarın annesiyle geçmişe dair yaşadığı bazı sorunlu ilişkileri yeniden gözden geçirmesi ve bunu yaparken cesur bir şekilde ölmüş olsa bile annesine karşı o zamanda hissetiklerini keskin bir şekilde dile getirmesi çok taktir edilesi. Yas tutmak için bile öncesinde bir kabullenme aşamasına ihtiyacı olur insanın. Peki böyle bir eseri meydana getiren yazarın bu metni her eline aldığında en baştan yaşayacağı acıları biz okurlar ne kadar hissedebiliriz. Bir de annesi ile ilişkileri aynı olmayan okurlar? Fakat öyle bir dille temas etmiş ki bu sorgulama haline, kim olursa olsun ve kiminle olursa olsun kendinden birçok şey bulacağına eminim herkesin. Tür olarak bu kitaba bir otobiyografi veya novella diyemeyiz belki. Fakat yazar son sayfada şöyle diyor: 'Elbette, bu kitap ne bir yaşamöyküsü ne de bir roman, belki edebiyat, sosyoloji ve tarih arasında bir şey. Baskıcı bir çevrede doğan ve bu çevreden çıkmak isteyen annemin tarihin bir parçası
Edebiyat
Bir KadınAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,885 okunma
Bir Kadından Çok Kadına
Puan vermedi·64 syf.··
2023 6. kitabı
Uzun zamandır inceleme yapamasam da yazın hayatıma devam ettim, biraz daha içe döndüm belki daha kişiselleştim.oluyor öyle arada hepimize sanırım. Olmayan var mı ki ? Bu kitabı okurken ilk önceliğim 2022 yılında yazarımızın Nobel Edebiyat ödülü almış olması bu sebepten dilini merak etmemden kaynaklıydı, ikinci sebepte biraz ince olması ve çabuk biteceğini düşünmem. Zira bu aralar kitap okumaya vakit pek bulamıyorum. Bulduğum vakitlerde de başka hobilerle uğraştığımdan her gün bişeyler okusam da bir kitabı bitirmem uzun zaman alıyor. Bu sebepten yaz tatilinin yaklaşması beni mutlu ediyor çünki çok daha fazla zaman bulabileceğim. Yazarımızın diğer kitaplarını henüz okumadım ama bu kitabı en samimi haliyle yazdığına inanıyorum. Çünki kendisini ve annesini anlatmış aralarındaki ilişkiyi. Bu anlatma olayı da annesini kaybettikten sonra olmuş. Yer yer çok üzüldüm, insan en çokta kişilerin yerine kendini koyduğu için üzülürmüş. Benimkisi de o sebepten belki de . Annemin varlığının olmadığı bir dünyayı ben düşünemiyorum herkes gibi. Ama ben bu kitabı okurken en çok babaannemi düşündüm ve hissettim. Bunun sebebini sizlerle de paylaşmak istiyorum. Hayatlarının bir kısmında annesinin kendisiyle yaşadığını ve o dönemler kendisini asla oraya ait hissedemediğini söylüyordu. Bunun sebebi kendisi daha alçakta görmesi okumuş ve daha entel olarak düşündüğü kızından ve en çokta onun kocasından çekiniyordu. O farklıydı, annesi. Ve bu farklılıkla kendisini dışlıyor oturdukları sofrada sohbet ettikleri salonda olmak istemiyordu. Benim canım babaannemi gördüm annesinin düşüncesinde. Babaannem herkesle sofraya oturmak istemezdi kendi içinde olurdu, bunun sebebini anlayamazdım ve bir keresinde direk sormuştum neden beraber yemiyorsun diye ? Dişleri az olduğu için ve onlar da yılların
Edebiyat
Bir KadınAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,885 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2025 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 21:10
Kitap yaşlanma olan doğal bir süreci ve ölümü güzel bir şekilde anlattığı gibi insanın en yakını olan annesiyle ne kadar tartışma ve anlaşmazlık yaşarsa yaşasın nihayetinde onun varlığının bizim için destekleyici büyük bir güç olduğunu tekrar gözler önüne seriyor.
Bir KadınAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,885 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2023 35. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2023 00:15
Bir Kadın, Anne Ernaux'tan okuduğum dördüncü kitap. Kendisi hakkında artık bir bakış açısına sahip olduğumu düşündüğüm için bu kitap hakkında fikirlerimi belirtmek istiyorum. Fransa'da emekçi bir ailede doğmuş olan Annie Ernaux, Bir Kadın isimli kitabında temel olarak annesini, annesinin hayatı ekseninde hem annesinin hem de kendisinin yaş alma, bakış açısı değişimi, psikolojik ve sosyolojik bakış açılarındaki yön değişimi ve bunların farklılaşmasını anlatmış. Yazar kitabı her ne kadar annesine odaklı olarak anlatmış olsa da, yazmak istediği şeylerden duygularını olabildiğince arındırarak salt gerçeklere odaklı olarak, nesnel bir tarzda anlatmaya çalışmış. Ama konu anne! Annelerden ne kadar arındırılabilir ki duygular!? Onlardan gelen bir sarılma nasıl tüm bedenimizi ısıtırken, sert bir söz keskin bir bıçak gibi yaralama gücüne sahiptir! Bu nedenle yazar hatıralarına, gerçeklere her ne kadar nesnel bir güdü ile sadık kalmaya çalışsa da psikolojik ve ruhsal o bağı da bize hissettiriyor bir şekilde. Yazarın ilk gençlik itibari ile ve kendini geliştirmeye başlaması ile ailesine olan bağlılığında yaşanmış olan yenilenme ve ailesi ile arasındaki bağının yavaş yavaş kopmuş olması onun aynı zamanda annesi ile olan psikolojik, ruhsal bağının da yavaşça kopmasına, ayrı bir hayat anlayışı benimsemesine neden olmuş. Aynı şekilde yazarın üniversite eğitimi ve evlenmesi sonrasında annesi ile olan bağı da değişim ve farklılaşma süreçlerine bağlı olarak daha renksiz, mecburiyete dayalı ve sorumluluk içeren kalıp bir iletişim stiline dönüşmüş. İleriki zamanlarda ise yazar, babasının ölümünden sonra çalışkan ve direngen bir insan olan annesinin nasıl başkalaştığından, yaşlandıkça hatıralar ve maddi sıkıntılar ekseninin yer ve zamansız bir dünyaya alzheimerla geçmiş olmasından ve
Bir KadınAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,885 okunma
8/10
·64 syf.··
2024 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2024 03:32
Yazarın üslubu çok yalın ve anlaşılır. Konu ne kadar ağır da olsa gayet duyar kasmadan anlatmış annesini ve kendi duygularını. Sert bir anne var karşımızda. Eğitimsiz ama yeni şeylere aç. Hırslı ve kontrolcü. Bu ve başka bir sürü şey yüzünden kızıyla arasında ki iletişim anne hayatta ve sağlıklı iken kopuk, mesafeli. Annie Ernaux annesi öldükten tam iki hafta sonra, acısı daha tazeyken bu kitabı yazmaya başlıyor. Aslında ne kadar zor bir girişim. Çok kısa ve çok ağır bir kitap. Ben öyle hissettim. İyi okumalar...
Edebiyat
Bir KadınAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,885 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2023 255. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2023 01:15
“Bu kitap ne bir yaşamöyküsü ne de bir roman, belki edebiyat, sosyoloji ve tarih arasında bir şey. Baskıcı bir çevrede doğan ve bu çevreden çıkmak isteyen annemin tarihin bir parçası olması gerekiyordu ki dahil olmamı istediği, kelimeler ve fikirlerle yönetilen dünyada kendimi daha az yalnız, daha az yapay hissedebileyim.” Bu kitabın en güzel tanımını yine kendisi yapmış Ernaux. Annesinin ölümünün ardından onu hafızasının kıvrımlarından çıkarmak, yeniden vücuda getirmek, kendi deyimiyle doğurmak istemiş. Doğurmuş da. Annesinin doğup büyüdüğü koşulları, onu olduğu kişi yapan çevreyi anlatırken objektif kalabilmesi zor değil belki. Ama sevdiklerimizden bahsederken hep iyi, güzel ne varsa onları dökmek isteriz ya ortaya. Hele ki çiçeklenen dallara bakıp “Bu, onun görmeyeceği ilk ilkbahar.” diye yandığımız biri için olumsuz bir şey söylemeye varmaz dilimiz. Ernaux annesini hem onun kızı gibi, hem de uzaktan anne-kızı izleyen bir yabancı gibi yazmayı başarmış. Bunu yaparken sanki şimdi olduğu kişiyi, bir zamanlar olduğu kız çocuğuyla bir araya getirmiş. Bir vedayı okuyup sonunda bir buluşmaya şahit olmuş gibi hissettim.
Edebiyat
Bir KadınAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,885 okunma
9/10
·64 syf.··
2025 49. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 20:40
“Geldiğim dünya ile aramdaki son bağ koptu,” diyor Annie Ernaux. Okurken, yazarın annesinin yaşamını, yaşlılığını, onunla yaşadığı çatışmaları ve ölümünün ardından hissettiklerini bütün çıplaklığıyla hissediyorsunuz. Anneler… Bazı kızların en derin yarası, bazı kızların en büyük şansı. Ama yazarın da dediği gibi, anne; geldiğimiz dünya ile kurduğumuz bağın kendisi. Bu kitabı okurken sanki kendi annemle ilişkimi, o görünmez bağın inceldiği ya da güçlendiği anları okuyormuş gibi hissettim. Yazarın sade dilinin gölgesinde hissettirdiği duygular, neden Nobel kazandığını size kanıtlıyor. Tavsiyedir, keyifle okunsun.
Bir KadınAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,885 okunma
Bir Kadın
9/10
·64 syf.··
2024 36. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mart 2024 23:14
Hemen konuya giriyorum ve kısa ama üzerinizde yoğun bir etki bırakacak kitaptan bahsetmek istiyorum.. Anne ile kızın arasındaki bağı, kimi zaman uyum sağlayamamalarını ve her ne olursa olsun annenin yokluğunun ne kadar ağır olduğunu anlatan bir eser... Şöyle birşey paylaşmak istiyorum. Daha önce hiç bir yakınımı kaybetmedim fakat bu düşünce aklıma ne zaman gelse, ilk annemi düşünürüm. Galiba hayatımda kaybetmekten en çok korktuğum kişi annem.. Hayatımın hiç bir döneminde annem ile aramda bir anlaşmazlık yaşamadım. Bu yönden kendimi çok şanslı hissediyorum. Fakat şunu da unutmamalıyız.. Annelerimiz her zaman bizim iyiliğimizi düşünecek olan tek kişiler. Bizden daha farklı ve daha zor şartlar altında yetiştiler. Bu yüzden kimi zaman şuanki döneme ve bize uyum sağlamakta zorlanabilirler. Hayata bir de onların penceresinden bakmaya ve onları anlamaya çalışmalıyız.. Allah onları başımızdan eksik etmesin.. Şimdi benim iç dökmemi kenara bırakıp, esere dönüyorum. Albert Camus'un Yabancı adlı eserini okuyanlar, mutlaka bu eserin ilk bölümünde onu anımsayacaklar... Eser bir annenin huzurevinde vefat etmesi ile başlıyor.. Ufak bir araştırma yaptım fakat birşey bulamadım. Yazar kendi annesinden mi bahsetmiş yoksa kurgu mu bilemiyorum ama bana kendi annesinden bahsetmiş gibi geldi. Annesinin ölümünden sonra onu hatıralarında, satırlarında yaşatmaya çalışan bir kadını okuyoruz. Vefakâr bir anne... En içimi sızlatan kısmı, kızının evinde kalıp iş yapmadığı zaman kendini bir yük olarak görmesi... Ben eseri çok beğendim. Okuyan herkes kendi annesiyle arasındaki bağdan birşeyler bulabileceği, duygulandıran bir eser.. Ölümün hem basit hem ağır yanlarını yansıtan bir eser. Ve yine içime dokunan o son paragraf... "Artık sesini duymayacağım. Olduğum kadını, bir zamanlar olduğum
1000Kitap
Bir KadınAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,885 okunma

Yazar Hakkında

Annie ErnauxYazar · 15 kitap
Annie Ernaux doğum adıyla Annie Duchesne (d. 1 Eylül 1940), Fransız yazar ve edebiyat profesörü. Çoğunlukla otobiyografik özellikler taşıyan eserlere imza attı. Ernaux, "kişisel hafızanın köklerini, mesafelerini ve kolektif kısıtlamalarını keşfetmedeki cesaretinden" dolayı 2022 Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Lillebonne’da, işçi sınıfı bir ailede doğdu. Çocukluğunu Yvetot, Normandiya’da geçirdi. Mazbut bir sosyal çevrede büyüdü, edebiyat öğrenimi gördü ve uzun yıllar boyunca edebiyat öğretmenliği yaptı. Kişisel deneyimle toplumsal tarihi birleştiren unsurları daha ilk romanı "Armoires vides"le (Boş Dolaplar) ortaya koydu. Sınıf atlama, evlilik, kadın özgürlüğü, cinsellik, kürtaj, hastalık, yaşlılık ve ölüm gibi meseleleri kendi deneyimleri üzerinden aktarırken, arka planda daima toplumsal yaşam ve onu oluşturan kültürel, siyasî, tarihî olaylara yer vererek, "toplumsal bellek" yazını olarak nitelenebilecek eserlere imza attı Başta Renaudot Ödülü olmak üzere birçok ödüle değer görüldü. Hâlâ Cergy’de yaşamaktadır. Ernaux edebiyat kariyerine 1974 yılında otobiyografik bir roman olan Les Armoires vides (Boş Dolaplar) ile başladı. 1984'te, babasıyla ilişkisine ve Fransa'da küçük bir kasabadaki deneyimlerine ve sonraki taşınma sürecine odaklanan otobiyografik çalışmalarından biri sayılan La Place (Bir Adamın Yeri) romanı ile Renaudot Ödülü'nü kazandı. 6 Ekim 2022'de, 2022 Nobel Edebiyat Ödülü'nü "kişisel hafızanın köklerini, yabancılaşmalarını ve kolektif kısıtlamalarını ortaya çıkarmadaki cesareti ve klinik keskinliği nedeniyle" alacağı açıklandı. Ernaux, edebiyat ödülünü alan 16. Fransız yazar ve ilk Fransız kadındır. Türkçede yayımlanan eserleri - Seneler, Roman, Can Yayınları, 2021 - Babamın Yeri, Roman, Can Yayınları, 2022 - Boş Dolaplar, Roman, Can Yayınları, 2022 - Yalın Tutku, Roman, Can Yayınları, 2022