Bir Kadın

Annie Ernaux
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Üç Kadın
Puan vermedi·80 syf.··
2023 17. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2023 23:08
Okudukça annenizi; onun nasıl böyle bir kadın olduğunu an be an daha iyi anlamanızı sağlayan anneannenizi düşündürüyor.İleride size birebir benzeyecek kızınızı düşündürüyor.Bir kadın aslında annesidir zaten.Onun olmaktan en çok kaçındığı yanıdır.Karşısına geçip baktığı vakit, aynadan kendine bakmıştır.Kız çocukları için her şey annede başlar ve annede biter.Bunun için doğurmak da mecbur değildir.Bir ömür anlaşamadığınız kızınız bir gün karşınıza geçecek ve size bunları diyecek."Çocuk olma hakkımı elimden aldın, sana da ben anne oldum.Çünkü bu içinden çıkılmaz bir kısır döngüdür."
Psikoloji
Bir KadınAnnie Ernaux · Cem Yayınevi · 19933,872 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2024 1. kitabı
Basit bir anlatımın ardındaki derinlik ve karakter analizleri okuma deneyimini çok etkili kılıyor. Yazarın ana karakterin ismini vermemesi yeryüzünde her kadının herhangi bir kadının bu cinsiyet rolleri, anne kız ilişkileri, kadın özgürlüğü ile ilgili deneyimleri yansıtmasına yardımcı oluyor. Üç kuşak kadının deneyimlerinin ele alınması kadın dünyasının evrenselliğini, karmaşıklığını okuyucuya apaçık gösteriyor. Herkesin kendinden bir parça bulabileceği bir roman.
Bir KadınAnnie Ernaux · Cem Yayınevi · 19933,872 okunma
10/10
·80 syf.··
2023 1. kitabı
Bir saatte su gibi akan yalın bir anlatım. Mekan, kişiler ve bağlam oldukça somut. Biricik bir anne kız ilişkisi daha: benzersiz ve girift. Hatıraların ardında toplumsal hayat ve dönemin anlayış ve inanışlarını apaçık görmek mümkün.
Alıntı
Bir KadınAnnie Ernaux · Cem Yayınevi · 19933,872 okunma
Bir Kadın
8/10
·80 syf.··
2024 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2024 01:32
Okuduğum ilk Annie Ernaux kitabıydı. 60 sayfanın hacmine göre çok yoğun ve çok güzel bir okuma tecrübesi oldu. Ernaux son derece kişisel bir yerden yazıyor ve annesinin hayatını anlatıyor bize. Bireysel olanı anlatırken toplumsal olana dair ne çok şey anlatıyor. İçlerinde yaşadıkları çağ, insanlar, değerler değişirken annesinin nasıl konumlandığını, o dönüşümlerin onda (ve dönemin diğer kadınlarında) nasıl yansımaları olduğunu da aktarıyor. Okura şirin gözükmek gibi bir derdi yok. Kirli çamaşırları saklamıyor. Aksine “olanı, olduğu gibi” anlatırken hem içinde barındırdığı öfkeyi, hem de öfke duyduğu kimliği nasıl benimsediğini net bir biçimde görebiliyorsunuz. Annesine karşı duyduğu, zaman zaman acımasızlığa varan öfkesini gizlemeye veya meşrulaştırmaya hiç çalışmıyor. Çok çalışan ve alt sınıfa mensup annesinin, kendi sahip olamadıklarını kızına sunmak için çok çalışması, çabalaması, ama kızı o şeylere sahip oldukça da bir tür öfke ve kıskançlık duyması, minnet beklemesi... Ne kadar insani, ne kadar tanıdık ve aslında "hiç öyle şey olur mu canım" denilen ve inkar edilen bir durum. Ama gerçek. İnsan olmak kusurlu bir var olma hali işte. Annelik de -ne kadar yüceltmeye çalışırsak çalışalım- bu kusurları içinde barındırıyor. Kitabın samimiyetini, yetişkin bir kadının annesi ile olan ilişkisini olanca somut gerçeklerle saptırmadan anlatışını anlayabilmek için, aşağıda minik bir alıntı bırakıyorum; "Yazarken kimi zaman 'iyi' anneyi, kimi zaman da 'kötü' yü görüyorum. Çocukluğumun en ücra köşelerinden gelen bu zıtlıktan kurtulmak için sanki başka bir anneyi ve başka bir kızı anlatmaya çabalıyorum. Bu yüzden, olabildiğince tarafsız yazıyorum ancak bazı sözler (Ya başına kötü bir şey gelirse) benim için diğerleri gibi soyut olamıyor (örneğin, bedenin ve cinselliğin
Bir KadınAnnie Ernaux · Cem Yayınevi · 19933,872 okunma
Bir Kadın
7/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 77. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2021 19:11
Ölüm, ne kadar çok farkındalık yaratan bir olay değil mi? Ama sadece yakınımızda, hissedebileceğimiz durumlarda oluşturuyor bu farkındalığı. Bir süre bizi farklı bir duruma sokuyor. Birçok şeyi sorgulatıyor, birçok şeyi canlandırıyor aklımızda. Sonra uzaklaşıyor bizden ve eski halimize dönmemizi sağlıyor. Ne kadar garip ve farklı öyle değil mi ? İşte bu eser de yazarımız bize bir ölümle aklında canlananları anlatıyor. Yazar bu ölümü o kadar yakın hissediyor ki biz okuyucuya aktarırken de bu hisleri aktarabiliyor. Bir kadın kim o kadın hayatımızın odak noktası, bizi dünyaya getirip dünyaya tutunmamızı sağlayan kişi. Değerli " Annelerimiz " bize onları ölüm değil her dakika hatırlatsın. Sevgiyle ve kitapla kalın. :)
Ölüm
Bir KadınAnnie Ernaux · Cem Yayınevi · 19933,872 okunma
Umutsuzluk bir lükstür
Puan vermedi·80 syf.·
2023 22. kitabı
Bir Kadın Annie Ernaux'nun annesinin Alzheimer hastalığından ölümüyle başlıyor ve ardından annesinin çocukluğundan ölümüne kadar olan hayatıyla devam ediyor. Yazar annesinin kişisel hikâyesini büyük sosyal ve ekonomik değişimlerin yaşandığı toplumsal hayatla harmanlayıp anonim bir tarzda anlatmayı başarıyor. Kitap bu anlamda hem kişisel hem de evrensel bir konumda diyebiliriz. Seneler kitabı gibi kısa, yalın ve süssüz bir dille yazılmış ama aynı onun gibi yine çok güçlü bir anlatıma sahip olmayı beceriyor. Bir Kadın bir anne-kız ilişkisi üzerine olması nedeniyle anne ile kızı ayrıştıran ve birleştiren duyguları, kaçınılmaz çatışmaları, yaş aldıkça biçim değiştiren ilişkiyi çok tanıdık buldum. Yazar annesinin hayatını sevgi, şefkat ve dürüstlük içinde anlatırken hayatının zor ya da acı verici yönlerini anlatmaktan da kaçınmıyor ama aynı zamanda annesinin hayata tutunuşunu ve direncini de satırlarında kutluyor. Seneler kitabında olduğu gibi ne yaşarsan yaşa umudunu diri tut, metanetini koru diye özetleyebileceğim bir motto geçti bana. Kitapta dediği gibi, “Umutsuzluk bir lükstür.”
2023 Okuma Raporları
Bir KadınAnnie Ernaux · Cem Yayınevi · 19933,872 okunma
8/10
·80 syf.··
2018 2. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mart 2018 18:59
Yayınevi kaynaklı düzeltme sıkıntıları olduğunu düşünüyorum.Hikaye kurgusuna sadık kalınmış,başarılı bir şekilde sade,sürükleyici ve fazla sıkmadan bitirmesini bilmiş.
Bir KadınAnnie Ernaux · Cem Yayınevi · 19933,872 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2025 6. kitabı
İlk defa okuyorum Annie Ernaux. Daha önce Nobel ödülü almış bir yazar. Can yayınları kitaplarını yeniden bastığı için çok fazla gözüme çarpıyordu. Bende eskiden kalan bir kitabı varmış bugün gördüm hemen okuyup bitirdim. Kitap zaten çok kısa elime aldığım gibi bitti. Kitabın konusu beni çok etkiledi. Annesine kaybeden bir kadının annesinin hayatını anlatışını okuyoruz. Kitap annesinin ölüm haberini almasıyla başlıyor. Cenaze işlemlerinden sonra yaşadığı kaybın ne kadar büyük olduğunu fark edip bu konuyla ilgili yazmaya başlıyor. Annesini kendi bildikleri ile kendi gözünden anlatıyor. Aslında bir biyografi gibi objektif olmaya çalışarak yazıyor. Annesinin doğumundan, yaşadığı hayattan, eğitiminden, düşüncelerinden, yapmak istediklerinden, yaşamak istediği hayattan bahsediyor. Kitapta karakterler üzerinden o dönemin toplumsal yapısı da aktarılıyor. Fabrikalaşma, açlık, sefalet, devrimler, isyanlar, savaşlar... Yaşanan bu olaylar insanların karakterlerine de etki ediyor. Yazarımız çoğu yerde objektif davranmış annesinden duyduğu şekilde bize aktarmış ancak anne kız atışmalarını birbirleriyle yaşadıklarını hem annesinin bakış açısıyla hem de kendi bakış açısıyla anlatmış. Özellikle bu kısımları çok beğendim. Genel olarak ben kitabı da yazarın anlatım tarzını da çok sevdim. Böyle karamsar bir konuyu bile çok naif anlatmış. Diğer kitaplarına da mutlaka bakacağım. Siz bu yazarın kitaplarını okudunuz mu? Hangi kitabını tavsiye edersiniz?
Bir KadınAnnie Ernaux · Cem Yayınevi · 19933,872 okunma
hatırlamak bir buluşma biçimidir…
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2023 136. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2023 09:56
Annie Ernaux Fransa’nın yaşayan en önemli yazarlarından biri, ayrıca 2022 Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi. Yazarın Bir Kadın kitabı, öznesi annesi olan otobiyografik bir metin, kurgu kitap değil. Diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da yazar kendi yaşamını kaleme almış. Hatta yazarın kendisi kitaplarının neredeyse tamamına hakim olan bu yazım tarzını “oto-sosyo-biyografi” olarak tanımlıyor. Biraz açıklamak gerekirse, eserlerinde genel olarak kendi tecrübeleri üzerinden toplumsal yaşam ve onu oluşturan olaylara yer veriyor. Hayatı boyunca günlük tutmuş olan yazar, kitaplarında bu günlüklerden yararlanıyor. Burada biraz yazardan bahsetmek istiyorum. Fransız yazar ve edebiyat profesörü Annie Ernaux, 1 Eylül 1940 doğumlu. 83 yaşındaki yazar, geçtiğimiz yaz başında 42. İstanbul Film Festivali için ülkemize gelmiş hatta kitapları için imza gününe katılmıştır. "Kişisel hafızanın köklerini, mesafelerini ve kolektif kısıtlamalarını keşfetmedeki cesaretinden" dolayı 2022 Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüş. Sonuna kadar hakettiği muhakkak. Kitaplarına yansıdığı gibi, kendisi politik bir aktivist aynı zamanda. Kadın hakları konusunda özellikle son derece duyarlı bir insan. Kitap yazarın duygu sömürüsü olmadan, açıkça duygularını ifade ettiği bir metin. Yazarın okuduğum üçüncü kitabı oldu bu kitap, sanırım çok düz, doğal ve net yazması beni bu kadar yazara çekiyor. Kitap anne kız ilişkilerini irdeliyor. Annie’nin annesini, annesinin hastalığını, annesinin ölümünden sonra bununla nasıl başa çıktığını kaleme almış. Kitapla birlikte Annie’nin annesi ile arasındaki hem zayıf (sürekli fikirsel çatışmaları var), hem de sarsılmaz bağı (şefkat duygusunu çok iyi ifade etmiş), onları ayıran dünyaları, bu dünyaya olan bakış açılarını okuyoruz. Kitaba konu olan anne, öyle bir
Edebiyat
Bir KadınAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,872 okunma
Annelik, Kadınlık ve Hayatta Kalmak
6/10
·64 syf.·
2025 48. kitabı
Bir Kadın’ı okurken sık sık durup kendi annemi düşündüm. Annie Ernaux bunu özellikle istemiş gibi değil ama kitap tam olarak bunu yapıyor insana: seni kendi hikayenin içine çekiyor. Annesini anlatırken aslında “anne” denen o karmaşık figürü, sevgiyle mesafe arasındaki o tuhaf dengeyi anlatıyor. Okurken şunu fark ediyorsun: Bazı kadınlar sevilmeyi değil, dayanmayı öğrenmiş. Ernaux’nun annesi güçlü bir kadın ama bu güç parlatılmış, ilham verici bir güç değil. Daha çok hayata tutunmak için sertleşmiş bir güç. Okur olarak onu bazen sevmesi zor, hatta itici bulabiliyorsun. Ama tam da bu noktada metin feminist bir yerden konuşuyor: Çünkü kadınları sevimli olmak zorunda bırakmıyor. Annesinin öfkesini, kontrol etme ihtiyacını, suskunluğunu gizlemiyor. “İyi anne” anlatısını bilinçli olarak dağıtıyor. Beni en çok yaralayan şey, anneyle kız arasında açılan o sessiz mesafe oldu. Kız büyüdükçe, okudukça, dili değiştikçe anne geride kalıyor. Ama bu bir terk ediş değil; daha çok suçlulukla karışık bir uzaklaşma. Ernaux bunu yazarken kendini temize çekmiyor. Annesinden utanmış olabileceğini, ondan kaçtığını açıkça söylüyor. Bunu bir kadının başka bir kadına — üstelik annesine — karşı dürüstlüğü olarak okudum. Feminist açıdan bakınca şunu çok net hissediyorsun: Annesinin hayatı seçimlerden çok zorunluluklardan oluşuyor. Sevgi gösterememesi, sertliği, hırsı; hepsi yaşadığı sınıfın, kadın olmanın ve yoksunluğun sonucu. Ernaux bunu bildiği için annesini yargılamıyor ama onu idealize de etmiyor. Aradaki bu denge metni çok sahici kılıyor. Kitap bittiğinde büyük bir rahatlama gelmiyor. Tam tersine, içte hafif bir sıkışma kalıyor. Çünkü insan fark ediyor ki annelerimizi çoğu zaman ya kutsallaştırıyoruz ya da suçluyoruz. Ernaux üçüncü bir yol açıyor: Anlamaya çalışmak. Bu yol daha zor,
1000Kitap
Bir KadınAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,872 okunma

Yazar Hakkında

Annie ErnauxYazar · 15 kitap
Annie Ernaux doğum adıyla Annie Duchesne (d. 1 Eylül 1940), Fransız yazar ve edebiyat profesörü. Çoğunlukla otobiyografik özellikler taşıyan eserlere imza attı. Ernaux, "kişisel hafızanın köklerini, mesafelerini ve kolektif kısıtlamalarını keşfetmedeki cesaretinden" dolayı 2022 Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Lillebonne’da, işçi sınıfı bir ailede doğdu. Çocukluğunu Yvetot, Normandiya’da geçirdi. Mazbut bir sosyal çevrede büyüdü, edebiyat öğrenimi gördü ve uzun yıllar boyunca edebiyat öğretmenliği yaptı. Kişisel deneyimle toplumsal tarihi birleştiren unsurları daha ilk romanı "Armoires vides"le (Boş Dolaplar) ortaya koydu. Sınıf atlama, evlilik, kadın özgürlüğü, cinsellik, kürtaj, hastalık, yaşlılık ve ölüm gibi meseleleri kendi deneyimleri üzerinden aktarırken, arka planda daima toplumsal yaşam ve onu oluşturan kültürel, siyasî, tarihî olaylara yer vererek, "toplumsal bellek" yazını olarak nitelenebilecek eserlere imza attı Başta Renaudot Ödülü olmak üzere birçok ödüle değer görüldü. Hâlâ Cergy’de yaşamaktadır. Ernaux edebiyat kariyerine 1974 yılında otobiyografik bir roman olan Les Armoires vides (Boş Dolaplar) ile başladı. 1984'te, babasıyla ilişkisine ve Fransa'da küçük bir kasabadaki deneyimlerine ve sonraki taşınma sürecine odaklanan otobiyografik çalışmalarından biri sayılan La Place (Bir Adamın Yeri) romanı ile Renaudot Ödülü'nü kazandı. 6 Ekim 2022'de, 2022 Nobel Edebiyat Ödülü'nü "kişisel hafızanın köklerini, yabancılaşmalarını ve kolektif kısıtlamalarını ortaya çıkarmadaki cesareti ve klinik keskinliği nedeniyle" alacağı açıklandı. Ernaux, edebiyat ödülünü alan 16. Fransız yazar ve ilk Fransız kadındır. Türkçede yayımlanan eserleri - Seneler, Roman, Can Yayınları, 2021 - Babamın Yeri, Roman, Can Yayınları, 2022 - Boş Dolaplar, Roman, Can Yayınları, 2022 - Yalın Tutku, Roman, Can Yayınları, 2022