küçük bir olay:
yaklaşık 2 hafta önce can sıkıcı bir olay yaşandı ve gün boyu keyfim epey bozuktu. Ne yapacağımı bilemiyordum. gece yatmadan önce öyle düşüncelere daldım ki kafam karmakarışık bir hal aldı. ve bir anda bu dağınıklığı yazmaya karar verdim. uzun zamandır yazmıyorum, günlük tutmaya yeniden başladım ama çok düzenli değil. Her neyse. başta sadece kendi hislerimle yazmaya karar verdiğim yazı üçüncü günde öyle bir "kurgu"ya dönüştü ki hayretler içerisinde kaldım. ve daha şok edici olan şey iki haftada, bulduğum her fırsatta yazarak 150 sayfaya ulaşmış olmam. ve gerçekten o kadar çok yazacak zamanım da yoktu, sadece her bilgisayarı elime aldığımda -hatta bazen telefonda- yazmışım. nasıl olduğunu ben bile anlamadan bambaşka bir dünya oluşturup karakterler eklemişim. elbette kusurlu bir hikaye olmuş, tekrara düşülen yerler falan var ama okurken asla eksik hissettirmedi-sıkmadı. Ben normalde kendi yazdıklarımı yerden yere vuran bir insandım, ilk defa hiç olumsuz görüşüm olmadı. kaliteli mi, muhtemelen değil. başarılı mı, başarısız. ama uzun zaman sonra yaptığım en iyi şey falan olabilir.
kaprekar sabiti ile yaptığım sayfalar süren duygu betimlemesi, Birce, Aysu ve Melis... sizden hoşlandım ama kontrol edilemeyen bir heyecandı, bir gün bu hikaye devam edebilir fakat şu an değil. 💆🏻♀️