Kapatmış olduğu gözlerini araladı. Uzun kirpikleri arasındaki en güzel bakışları gözlerimi buldu. Karnımda bir şey kanat çırptı yine. O bana baktığında çiçek açıyordum. Ruhum etrafımdaki çiçeklerin köküne karışıyordu. Bir şarkı duyarsın ve sadece senin için söylediğini hissedersin. Bir kitap okursun senin için yazıldığını düşünürsün, sonra bir gün birini görürsün ve sadece senin için yaratıldığını düşünürsün.
Onun kokusu huzurdu, onun kolları güvendi, onun kalbinin atışı aşktı... İnsan zamanı durdurmak istediği yere aittir, derler. İşte benim ait olduğum yer tam da burasıydı...
Ben bir çiçektim, o da benim için en verimli topraktı. Ben sadece onun toprağında büyüyebilirdim. Onunla yeşerir, onunla çiçek açabilir, onunla meyve verebilirdim. Ondan başka herkes kuraklıktı. Ben onunla tohumdum, başka toprakta sıradan, basit sıkıcı bir taşa dönüşüyordum.
Seni tanımadan seninle karşılaşmış, âşık olmuş, elini tutmuş, sohbet etmiş, saçını okşamıştım. Seni zaten tanıyordum. Deli gibi seni sevmeyi bekliyordum. Ben sana dün de âşıktım. Bugün de âşığım. Yarın da âşık olacağım. Dün, bugün, yarın ve sonsuza kadar.