Kitap özeti ; Anne karnındaki bebekle ilgili 6. aydan sonrası için bilimsel kanıtlar var. Annenin stres yaşaması ve tüm hisleri bebeği olumsuz etkiliyor. Hatta kolikle ilgili durumlar merkezi sinir sistemi ve endokrin sistemin hormon salınımları ile ilişkilendirilmiş. Fazla hareket eden bebeklerin doğduklarında da hareketli olduğu ve zor çocuk oldukları gözlenmiş. Hamilelikte düzensiz uyku uyuyan annelerin bebekleri doğduğunda annesi gibi düzensiz uyku uyuyor. Hamileyken bebeklere dinletilen müzikleri bebekler büyüdüklerinde bilinçdışında hatırlayabilirler. Ama bunu nerden bildiklerini bilmezler. Hatta hamileyken sürekli farklı bir dil konuşmuşsanız doğan bebek yeni dilinizi öğrenmekte zorlanabiliyor. Ayrıca bebekleri 9 ay hiç iletişim kurmadığınız ona ilgi gösterilmeyen bir hapishaneye hapsetmemeniz gerekir. Hamileyken onunla sık sık duygusal, tatlı, yumuşak ses tonuyla sohbetler edin. Sizin travmalarınızdan hatta rüyalarınızdan bile bebek etkileniyor. Korku ve kaygılarınız bebeği de kaygılı ve korkak yapabilir. Dünyaya gelmesini kesin bir şekilde isteyin ve onu kucaklamaya hazır olun. Onun hem doğmasını isteyip hem istemeyen sinyaller göndermeyin. Doğum sonrası travmalarınızı da temizlemeyi ihmal etmemek gerekir. Karnınıza direk ışık tutulduğunda bundan rahatsız olacaktır. Hamileliğin son 2-3 ayı bebekle sağlıklı bağ kurmak için ideal zamandır. Siz onu reddetmişseniz o da doğunca sizi reddedecek belki sizin sütünüzü kabul etmeyecek. Bebek rahatsız, huzursuz, korkmuş, şaşkın olduğunda tekmeler anne rahat olursa bebekte rahat olacaktır. Daha doğmadan kurulan bu bağ ile anne-bebek birbirine uyumlanır. Hamileyken taşınmak da anne de stres yaratıp anne-çocuk bağını olumsuz etkileyebilir. Hamileyken işinden ayrılmak zorunda kalan ve bu duruma takan anne için de durum