buse meşe

buse meşe
@busemes

buse meşe

, bir kitap okudu
9/10
·302 syf.·
2025 21. kitabı
Michael Ende
8.4/10 · 82,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·687 syf.··
2025 1. kitabı
// SPOILER ICERIR // " insanlar iki bölüme ayrılırlar : aşağılar ( bunların biricik görevleri kendileri gibi olanların çoğalmalarını sağlamak) ve kendi çevrelerine yeni bir söz söyleme yetenek ve dehasında olanlar (...) birinci bölümdekiler hep bugünün ikinci bölümdekilerse hep yarının efendileridir." Raskolnikov, Tanrı kompleksiyle kendini Napolyon veya Muhammed gibi ikinci grupta sanarak cinayet işler. Ancak roman boyunca yaşadığı içsel çatışmalar, onu korktuğu gerçeğe, yani aslında birinci gruba ait olduğuna götürür. İşlediği cinayet, onu bir devrimci değil, yalnızca bir katil yapmıştır. Romanın sonlarına doğru, kadın karakterin yaşadığı zorluklara rağmen iyi kalabilmesine duyduğu saygı ve ona karşı beslediği aşkla, tövbe etmeye karar verir. Böylece “üstün” değil “sıradan” olmanın düşündüğü gibi bir eksiklik, günah olmadığını fark eder. Suç ve Ceza, Raskolnikov’un bu yanılgısının ve çözülüşünün anlatıldığı, beni -okuyucuyu- karakterin zihnine çeken, zaman zaman onunla aynı ortamda bulunuyormuş gibi hissettirecek kadar, karakterin düşüncelerini, korkularını ve kaygılarını derinlemesine hissettiren, türünün en güçlü örneği olan psikolojik bir romandır.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,4bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2025 15. kitabı
//SPOILER OLABILIR??// Kitapta iki karakter arasındaki romantik ilişki farkındalıksız ve biraz da farkında ama bilerek görmezden gelinmesi şeklinde işlenmiş. İki taraf da aslında flörtleşiyor, ama sanki aralarındaki yakınlığın ne olduğunu anlamayan, biraz da iletişim açısından “otistik” özellikler taşıyan iki insan gibiler. Bu “anlamamazlık” hâli, hem eğlenceli hem de zaman zaman sinir bozucu bir dinamik yaratıyor. Yazım dili, klasik Japon edebiyatındaki o sakin, yalın ve akıcı tonun iyi bir örneği. Sanatsal, ağır bir dil kaygısından uzak; sanki gündelik hayatta tanıdığımız herhangi bir insan kendi hikâyesini bize anlatıyormuş gibi. Bu da okuma deneyimini hafif, keyifli ve samimi kılıyor. Japon edebiyatında, konusu ağır olan kitaplar ve ağır metinler yazan yazarlar hariç, sıkça karşılaştığımız , özellikle de Kawakaminin kitapları, bu sadelik benim için kitabı daha keyifli hale getiriyor. Karakter inşasını özellikle beğendim. Ana karakterin çevresiyle ve kendisiyle olan ilişkisi; yaşıtlarının olgunluğunu hissetmemesi; insanlarla iletişim kurarkenki hafif isteksizliği ve muzip yanıtları, onu lezzetli bir karakter hâline getirmiş. Belki gerçek hayatta Tsukiko gibi biriyle anlaşamazdım, ama bu, karakterin inandırıcılığını artırmış. Özellikle de karakterin yaşadığı ufak “break out” sahnesi, abartıdan uzak, gerçekçi ve sıradan bir an olarak çok etkileyiciydi. Sensei’yi yalnızca ana karakterin gözünden tanıyoruz, bu yüzden derinlemesine bir çözümleme yapamasak da, küçük alışkanlıklarıyla kendine has bir portre çiziyor. Hikâyedeki “yaşlı ama genç ruhlu” klişesinden uzak durulmuş. Sensei yaşını gizlemeye çalışan bir karakter değil, olduğu gibi yaşlı ama hayatta kendi stilini bulmuş biri olarak sunuluyor. Bu gerçeklik hoşuma gitti. Özellikle meyhane sahnelerinde, bu iki
Tokyo'da Tuhaf HavaHiromi Kawakami · İthaki Yayınları · 2025332 okunma