Busem

Okulların seviyesini düşürdüler ve insanları kasabada tutmaya odaklandılar. Bunu düşman bile yapmaz. “Ben bunları kasabada tutayım da, gözleri hayata kapalı kalsın" diye bir düşünce kolonici zihniyetin bile aklından geçmez. Bunu kim düşünür? Kasaba insanlarının basit mantığına hitap etmeyi hedefleyen politikacılar düşünür. Ailelerin “Çocuk uzağa gitmesin, gözümüzün önünde bulunsun” gibi istekleri masum olabilir ama bu sefer de o çocuk yetişemez.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Biraz sermayesi olan kişi, ne yapıp edip çocuğunu Robert Kolej’e, Saint Benoit Fransız Lisesi’ne, İtalyan Lisesi’ne veya Alman mekteplerine gönderirdi. (1950lerde) Bugün dahi milletvekilinin biri “Çocuklarımız artık imam hatipte okuyacak” diye sözde müjde veriyor, kendi torunu Fransız Lisesi’ndeymiş. "
1950ler vs günümüz·Kitabı okudu
2015 yılında crispr diziliminin cas9 adı verilen bir yardımcı protein molekülü aracılığı ile herhangi bir hücrede istenen herhangi bir DNA dizilimi değiştirmek üzere kesilip yerine istenen parçayı eklenmesini sağlayan programlanabilir bir biyolojik makas haline getirilmesi sağlandı. Bunu sağlayanlar ise Emanuel Charpentier ve Jennifer Anne Doudna adındaki iki bilim insanı idi.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Rosalind Franklin herkesten önce DNA yapısının çift sarmal olduğunu fark etmişti. Watson ve Crick kendilerine yardımcı olması için Rosalind Franklin'i çağırdılar, Franklin modellerindeki hataları madde madde söyledi hipotezlerin çökertti. Bu Watson ve Crick ikilisi için oldukça üzücü oldu. Bir yandan Pauling ile rekabetleri derken bir de yeni bir "kadın" ile uğraşmak zorunda kalmışlardı. Tam o sırada bilinmeyen bir el Rosalind Franklin'in dosyasından 51 numara fotoğraf ve hesaplamaları çaldı ve bunları Watson ve Crick'e verdi. Watson, Franklin'in ölümünden 10 yıl sonra Çift Sarmal adlı kitabında onu yetersiz ve çirkin biri olarak gösterdi hatta bir TV programında bir tür otizm hastası olarak niteledi. Bunun sosyolojik nedenleri de var tabii. O dönemde kraliyet bilim çevreleri bir erkek kulübü şeklindeydi ve kadınları hiçbir zaman içlerinde istemediler.
Sayfa 34·Kitabı okudu