Popular Science Türkiye Dergisi

Popular Science Türkiye Dergisi

Dergi
8.4/10
186 Kişi
·
806
Okunma
·
39
Beğeni
·
441
Gösterim
Tıpkı bağırsaklarımızda olduğu gibi beynimizde de bakterilerin olduğu anlaşıldı. Daha doğrusu, olabileceklerine dair bazı bulgular elde edildi. ABD, Birmingham'daki Alabama Üniversitesi araştırmacılarının fark ettiği bu şaşırtıcı durum, beynimizin de kendine özgü mikrobiyomu olabileceğine işaret ediyor. (...) Bakterilerin beyne nasıl ulaştığı henüz bilinmiyor ama bu bulgular doğruysa devrimsel nitelikte bir keşifle karşı karşıyayız demektir.
EPİGENOM

DNA'da ve onu sarmalayan proteinlerde çevre ve beslenme gibi etmenlerin yaptığı küçük kimyasal değişikliklere verilen ad.
İsveç Chalmers Teknoloji Üniversitesi araştırmacıları "ısıl güneş ışığı yakıtı" adlı özel bir sıvı geliştirdi ve bu sıvı güneş enerjisini 18 yıl depolayabilir. Elektrik enerjisi yerine güneş enerjisi depolayabilen bir pile benzeyen bu yepyeni teknoloji sıvı haldeki bir molekülden geliştirildi.

Karbon, hidrojen ve azottan oluşan molekül, üzerine güneş ışınları düştüğünde, atomları arasındaki bağları değiştiriyor ve kendisinin enerji dolu yeni bir haline dönüşüyor. Diğer bir deyişle, güneş enerjisini esir alıyor, oda sıcaklığına ulaşana dek soğusa bile bırakmıyor.
OECD’nin yaptığı bir araştırmada; okuma alışkanlığı olmayan ailenin çocuklarının bir cümleyi okuyup anlayabilmesi için 45 saniye gerekiyor. Ama bu alışkanlığa sahip olan ailelerin çocuklarının bunu yapması 13 saniye alıyor.
Toplumun %30'nu oluşturan obez bireylere verilen zayıflama önerileri şöyle:

- Az ye, çok hareket et, zayıfla.
- Yağ yeme, tahıl ye, zayıflarsın.
- Yanılmışız; tahıl yeme, yağ ye.
-Sakın karbonhidrat tüketme; sadece yağ ve protein al. İşte sağlığın sırrı bu! İlk çağda da böyle beslenip sağlıklı yaşıyorlardı.
- Özür dileriz, Onlar zaten 40 yıl yaşıyordu...
- Ne yersen ye ama kaloriyi kısıtla.
- Kaloriyi kısıtlayınca uyuklamaya başladın, iş yapamaz oldun değil mi? Tamam, hemen kalori tüketmeye başla.
...
Kısacası sürekli kafa karıştıran, obezite endüstrisi dışında kimseye yararı dokunmayan, her gün sağlık giderlerinin artışına yol açan önemli bir durumla karşı karşıyayız. Zaten gerçek çözüm bunu gördüğümüz anda başlıyor. Çünkü asıl sorun obezite değil.
Peki yüzen bir hayvanın neden kanatları olur? Ya da soruyu tersine çevirelim; Uçmak yerine niye yüzmeyi tercih ediyor?
Penguenler avlanmak için yüzüyor tabii. Çünkü balıkları uçarak yakalayamazlar. Fakat kimi zaman kilometrelerce yol kat etmeleri gerekiyor ve uçarak birkaç saatte ulaşacakları yere yürüyerek ya da yolculuğun bir kısmında yüzerek varmaya çalışıyorlar. Neden mi? Yüzebilen kuşların hepsi bu becerinin gelişmesiyle birlikte uçma yeteneklerinden ödün vermek zorunda kaldı. Sonuçta yüzebilmek için gereken özellikleri kazandıklarında, yani bir adaptasyon gerçekleştiğinde uçma becerileri zayıflıyor.
Kanada'da yapılan bir araştırmada, kimisi hala uçabilen ve dalış yapan bazı kuş türleri incelendi. (...)
Bu keşif, incelenen bu kuşların bazılarının adaptasyonlarını hala tamamlamamış olduklarını işaret ediyor. Görünen o ki penguenler bu aşamayı geçmiş. 62 milyon yıl önce yüzmeye başladıkları düşünülüyor. Dolayısıyla artık uçma yetilerini kaybetmiş olmaları da gayet doğal.
Yaklaşık 4 milyar yıl önce, Dünya hala kısmen erimiş haldeyken ve meteorların ağır bombardımanı altında, canlı benzeri ilk sistemler belirdi. Kimyasal maddeler bir şekilde, içinde bulundukları cehennemi ortamdaki maddeyi ve enerjiyi kullanarak yaşam benzeri özellikler geliştirdi ve kendini çoğalttı. Yaşamın kökenini araştıranlar bunun nasıl gerçekleştiğini, o dönemde kimyadan bir anda biyolojiye geçişin nasıl olduğunu kavramaya çalışıyorlar.
Temel biyolojik sistemler oluştuktan sonra yaşam hiç geriye bakmadı ve akıllara zarar bir çeşitlilik sergileyen iki mikrop grubu halinde evrimleşti. Bunlara bugün bakteriler ve arkeler diyoruz.
Oscar Wilde'nin deyimiyle; " Herşeyin fiyatını bildiğimiz ama hiçbir şeyin değerini bilmediğimiz" bir dünyada yaşıyoruz.
100 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Popular Science'ın bu sayısını büyük bir zevkle okudum. Özellikle "3B yazıcılar" , "Hakkı yenen bilim insanları" ve "Çocuğun eğitimi konusunda okullarda aranacak özellikler" hakkındaki yazılar oldukça etkileyici idi.

Derginin bu sayısında zevkle okuduğum diğer başlıklar şunlar:
-Geleceğin meslekleri
-IQ testinin geçerliliği
-Einstein'ın beyni(Bir dahinin beyninin normal insanlardan farklı yönleri)
-Küboidler(Çok ilgi çekici bir bölüm özellikle zeka oyunlarını sevenler için)
-Endüstri 4.0
-Füzelerin tarihsel gelişimi
-Dron kodlama
-Kendi kendine giden UBER araçları

Bunun dışında dergide en son teknolojik gelişmelerden de bahsediliyor. Bir sonraki sayıyı iple çekiyorum :)
100 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Derginin bu sayısı oldukça ilginç yazılar barındırıyordu.

Stephan Hawking'in yakın zamanda vefat etmesi dolayısıyla bir bölüm ona ayrılmıştı. Yaptığı çalışmalardan ve söylediği şeylerden bahsedilmişti. Özellikle "Karadeliğin babası" olarak kabul edildiğinden bu konu hakkında detaylı bilgi verilmişti.

Ayrıca şu konu başlıkları ilgimi çekti:

-O Bir Sayborg, Neil Harbisson. Bu bölüm oldukça ilgi çekici ve güzel hazırlanmış. Doğuştan tam renk körü olarak doğan birisinin renkleri işitmesi olayının nasıl gerçekleştiği ve bu insanın ilginç görüşlerine yer verilmiş. Bu bölümü dikkatli okumanızı öneririm.

-Zihin egzersizleri ya da zeka testleri çözmek bizi daha zeki yapar mı?


-Psikiyatrik hastalıkların genlerdeki izlerinin bulunması

-Güneş enerjisinde devrim: Artık her yüzeye yapıştırılabilecek güneş panelleri üretilebilir

-Bu yılın çığır açacak 10 yeni bilimsel atılımı: 3B metal baskı, Yapay embriyo, 40 dilde simültane tercüme, kuantum bilgisayarlar, geleceğin otonom şehirleri, çevredostu doğalgaz bölümlerini özellikle okunmaya değer buldum.

-Beyin eğitimi

-İnternetteki sahte haberleri saptayan algoritmalar

Diğer sayıyı merakla bekliyorum :)
100 syf.
·5 günde
Siteye dergilerle ilgili profil vs. gibi yenlikler geldikten sonra artan ilgim sonucu fark ettiğim bir dergi. Yine de doğrudan almadım. Kitapçıdan National Geographic Türkiye alacaktım 14 lira olduğunu görünce 7 lira olan bu dergi daha cazip geldi. Tabi kapağındaki Mars konusu da etkili. Son zamanlar Barış Özcan abimiz sağolsun, bilim ve teknolojiye ilgim arttı. O yüzden böyle bir dergi arıyordum. Aradığımı buldum mu pek söylenemez. Yani şöyle dergi 100 sayfa çok faydalı yazılar var. Mars konusu hoşuma gitti yine endüstri 4.0 yani 4. sanayi devrimi başlıklı bir dizi vardı çok hoşuma gitti ve bilgilendim. Ama çoğu yazı da pek ilgimi çekmedi. O yüzden bilim teknoloji dergisi arayışım devam edecek eğer daha iyisini bulamazsam Popular Science'ye geri dönerim yine. Sonuçta bu da kötü değil.
98 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Bu ay ilk defa aldigim ve okudugum dergidir.Tübitak'ın yayınladığı bilim ve teknik dergisinden daha fazla evren,gezegen,sağlık hakkında birçok bilgi ve içeriğe sahip.Genel hatlarıyla beğendim.Ama eksiklikleri yok değil.
100 syf.
·1 günde
İlk kez Mars konulu Ekim sayısını okuduğum dergiyi geçen ay pas geçtikten sonra bu ay ki sayısını dün alıp bugün okudum hemen. Dergi bu ay altı ay sürecek olan Herşeyin Teorisi yazı dizisiyle çıkmış. Onun dışında Yaşamın Temelleri ve Bilimin Gelecekteki Adımları yazı dizilerinin bu ay ki yazıları ve uzun bir yer kaplayan Hayvanlar Dünyasının "En"leri bölümü var.
Uçan Taksiler yazısı ilgi çekiciydi bu ay. Gezegen Avcısı Kepler'in emekli olmasıyla alakalı da güzel ve bilgilendirici bir yazı var. Güzel bir sayıydı diyebilirim. Özellikle benim gibi bilim ve teknolojiye uzak birisiyseniz bu dergiden öğrenecek çok şeyiniz var.
100 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Popular Science'ın bu sayısını da oldukça doyurucu buldum. Derginin bu sayısında özellikle şu başlıklar dikkatimi çekti:
- Kuantum bilgisayarlar
- Evrim
- Gen terapisi ile AIDS tedavisi
- Hücre büyüklüğünde robotlar
- Beyin görüntüleme ile IQ testi

Derginin baş sayfalarında oldukça ilgimi çeken buluşlardan birisi de "8 kanser türünü erken evrelerinde belirleyebilen kan testi" oldu. Bir de Japon bilim adamlarının hayallerimizi görüntüye dönüştüren bir yapay zeka geliştirdikleri olayı beni oldukça etkiledi. Dergide bunun gibi bir sürü ilgi çekici yazı var.
Bilim ve teknoloji oldukça hızlı gelişim süreci içinde. Takip etmesi zor. En azından bu dergi ile bir çok konuda bilgi sahibi olabiliyoruz.
''1941'de Popular Science'ta genç film yapımcıları üzerine bir makalede,kaynaklardan biri 'Ergenlerin bu kadar ciddi olabildiğini hiç bilmezdim' diyerek İngilizce'de ergen anlamına gelen 'teenager' sözcüğünü icat etmiş oldu.''
Anlaşılan İngilizce'deki ''young man!,young woman'' sözleri ergen demenin kibarcası değilmiş.Aslında ergen kelimesi ortada yokmuş ve ergenlere genç yetişkinler muamelesi yapılıyormuş.
98 syf.
·Puan vermedi
Bu sayıyı keyifle okudum. Kuantum ve kuantum bilgisayarlar, evrimi anlamak ve Nasa'nın 10 uzay görevi yazıları bulundurması beni sevindirdi. İyi okumalar.
98 syf.
·10/10
Bilimsel gelişmelere meraklıysanız ve tarihsel bilimi merak ediyorsanız bu dergiyi mutlaka edinin. Dilinin kolaylığı da dergiyi cazip kılıyor. En güzel yanlarından biri de; günlük hayatta bilimsel mevzulardan konuşurken karşımızdaki insanın-ve muhtemelen birçok insanın doğru bildiği- yanlışlarını düzeltme imkânı veriyor. Biraz daha magazinleştirecek olursak; bu dergi, özellikle bilimsel kitaplara ilgi duyan insanlar için adeta çerez işlevi görebilir. İyi okumalar. :)
100 syf.
·4 günde·9/10
Popular Science dergisinin gücü,zamanında imkansız olarak görülüp olmaz denen ve bilimkurgunun kuru hayal dünyası diye küçümsenen bir çok gelişmeyi önceden görüp eski sayılarında bunların haberini verip geleceği çok iyi görüp analiz edebilmesinden geliyor.Yaşama dair düşüncelerden öykülere, edebiyat uyarlamalarından bilime, bilimkurgudan kuantuma kadar farklı konuların yer aldığı bu evreni keşfetmelisiniz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Popular Science Türkiye Dergisi

Yazar istatistikleri

  • 39 okur beğendi.
  • 806 okur okudu.
  • 20 okur okuyor.
  • 255 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları