Popular Science Türkiye Dergisi

Popular Science Türkiye Dergisi

Dergi
8.5/10
1.009 Kişi
·
3.909
Okunma
·
590
Beğeni
·
6,6bin
Gösterim
Adı:
Popular Science Türkiye Dergisi
Toplumun %30'nu oluşturan obez bireylere verilen zayıflama önerileri şöyle:

- Az ye, çok hareket et, zayıfla.
- Yağ yeme, tahıl ye, zayıflarsın.
- Yanılmışız; tahıl yeme, yağ ye.
-Sakın karbonhidrat tüketme; sadece yağ ve protein al. İşte sağlığın sırrı bu! İlk çağda da böyle beslenip sağlıklı yaşıyorlardı.
- Özür dileriz, Onlar zaten 40 yıl yaşıyordu...
- Ne yersen ye ama kaloriyi kısıtla.
- Kaloriyi kısıtlayınca uyuklamaya başladın, iş yapamaz oldun değil mi? Tamam, hemen kalori tüketmeye başla.
...
Kısacası sürekli kafa karıştıran, obezite endüstrisi dışında kimseye yararı dokunmayan, her gün sağlık giderlerinin artışına yol açan önemli bir durumla karşı karşıyayız. Zaten gerçek çözüm bunu gördüğümüz anda başlıyor. Çünkü asıl sorun obezite değil.
250 syf.
·10 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bilinçle ilgili teoriler, duyguların algılarımıza etkisi, beynimizin çalışma şekli gibi konular barındıran derginin 100.sayısını okumak benim çok keyifliydi. Özellikle bu sayıda en beğendiğim yazılar Türk yazarların serisi oldu. Sağ olsun Dr. Burak Karabey’in “Üniversite Sınavına Girdim. Zordu!” yazısı sınavın fiziksel ve psikolojik etkilerini çok iyi açıklamış, tüm sınava giren gençler adına durumu çok iyi ifade etmiş. Onun dışında Dr. Umut Yıldız, işin içine hafif mizah da katarak kolay okunur bir yazı yazmış. Dr. Alp Sirman’ın ırkçılığı nörobiyolojik temellerle anlatan yazısı da açıklayıcı ve yararlı olmuş.

“Beynimiz Nasıl Çalışır?” bölümünde körgörü ve görme işlevinin anlatıldığı kısım çok iyiydi. Hatta o kısmı okurken görsel korteksimizin neden beynimizin arkasında yer aldığı aklıma takıldı. Zamansal olarak görsel sinyallerin beynin arka tarafındaki oksipital loba ulaşması survival açısından tehlikeli bir durum oluşturmaz mı? Bunu sonradan araştırmak üzere buraya not düşüyorum.

Son olarak Sahadan Öyküler bölümü de derginin okunması keyifli olan kısımlarındandı. Bu bölümde geçen, bilim uğruna kendini tahta kurularına ısırttıran bilim insanı çalışmasında ne gibi sonuçlara ulaşmış merak ediyorum.

Sonuç olarak derginin diğer sayılarına bakarak içlerinden en beğendiğim sayının bu olduğunu söyleyebilirim.
Herkese keyifli okumalar diliyorum.
90 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Derginin 102. sayısı kozmoloji, biyoloji ve uzayla ilgili içerikleri barındıran güzel bir sayı olmuş.

Türk yazarları serisi bu sayıda da çok iyiydi. Dr. Umut Yıldız’ın Venüs’te fosfin bulunmasının tam olarak yaşam anlamına gelmeyeceğini anlatan yazısı, Dr. Burak Karabey’in yine matematiğin önemini anlatan yazısı derginin güzel bölümlerindendi.
Eğer Elon Musk’ın çalışmalarını takip ediyorsanız, bu sayıda Dr. Alp Sirman’ın Neuralink ile ilgili yazısını okumaktan keyif alabilirsiniz.
Ayrıca en çok beğendiğim kısımlar biyohibrit implantlar, otizmin önceden tespiti, Covid aşılarının etiğe uygunluğunu anlatan bölümler oldu.
Herkese keyifli okumalar diliyorum...
100 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bilimdeki Güncel Trendler baslığı altında
Beyninize İnce Ayar Yapmanın
Yolları yazı dizisi cok güzeldi.Severek okudum bolca istifade ettim.Bu yazı dizisinden sizin de İstifade edileceğini düşündüğüm için buraya da ekliyorum..

DİKKATİNİZİ ARTIRIN
■ Hayatınızın bir şemasını çıkarıp iş, aile,
sağlık vb. başlıklara ayırın. Üzerinden sık sık
geçip hangi bölümde neyin sizden ilgi
istediğini düşünün. Eğer ilgilenmeniz
gereken bir konu varsa, o işi tamamlayana
kadar bir işaret koyun. Şemayı sürekli temiz
tutmaya çalışın. Hayatınıza geniş bir açıdan
bakarsanız bir kısma odaklanırken
diğerlerini ihmal etmemiş olursunuz.
■ Her gün yeni bir şey okuyun, izleyin ya da
dinleyin. Aşina olmadığınız konular,
beyninizin yeterince kullanılmayan
bölgelerini uyarır ve bu beyin hücrelerinin
gelecekte daha kolay etkinleşmesini
sağlayarak toplam dikkatinizi artırmaya
yardımcı olur.
■ Uzun süreli dikkat gerektiren işlerde sık
sık kısa molalar verin. Aynı işi uzun süre
yaptığımızda beyin sürekli uyarana verdiği
önemi giderek azaltır ve dikkatimizin
dağılması olasılığı artar.
■ Çok dikkat gerektiren işlerin öncesinde
fiziksel egzersiz yapın. Illinois Üniversitesinin
yaptığı bir araştırmaya göre dokuz
yaşındaki çocuklar 20 dakika dinlenmek
yerine 20 dakika koşu bandında
yürüdüklerinde daha iyi odaklanıyor.
Egzersiz sonrası beyin etkinliği ölçümleri,
daha önce dikkatin odaklanmasıyla
ilişkilendirilmiş desenler gösteriyor.

Öğrenmeye İnce Ayar
■ Not tutup sık sık okuyun. Tekrar etmek
bilginin unutulmasını önler çünkü anıları
saklayan sinir ağlarını yeniden çalıştırır ve
güçlendirir. Cornell Üniversitesinin not
tutma yöntemini deneyin (lsc.cornell.edu/
notes.html):
1. Bir dersle ilgili bilgiyi notlar halinde
saklayın
2. Notlarınızdan hareketle sınav tarzı
sorular hazırlayın
3. Sorularınızı notlara bakmadan yüksek
sesle yanıtlayın
4. Notlarınızı ve yanıtlarınızı düşünün
5. Eski notları düzenli olarak gözden geçirin
■ Sınava, alışılmadık bir kokunun olduğu
bir odada çalışın ve sınava girmeden önce
bileğinize bu kokuyu sürün. Takılınca da
bileğinizi koklayın. Bu özellikle de ders
materyalinin duygusal bir bileşeni varsa
etkili. 2011’de Utrecht Üniversitesinde
yapılan bir araştırmada gönüllülere kuş
üzümü kokulu bir odada duygusal bir film
gösterildi. Daha sonra bu kokuya yeniden
maruz kalan gönüllüler gördüklerini çok canlı
biçimde anımsadılar.
■ Bilgiyi parçalarına ayırın. Örneğin 8, 3, 2,
4, 9, 0, 1, 9, 8’den oluşan bir diziyi
832-490-198 olarak ezberleyin. Böylece
“kısa süreli bellekte” yani beynin yeni bilgiyi,
kullanılana, öğrenilene ya da yerine yeni
girdi koyulana kadar sakladığı sinirsel tekrar
döngüsünde tutmak kolaylaşıyor.
Çoğu kişi bu döngüde beş
civarı “maddeyle” başa
çıkabilirken, dokuz
basamaklı bir sayıyı
üçerli gruplar hâlinde
kodlamak, bu sayıyı
üçe düşürüyor.


Bolca B vitamini tüketmek (tam tahıllar,
tohumlar, yemişler ve fasulye çeşitleri)
faydalı olabilir. Bunlar nörotransmiter
üretimi gibi, beyinle ilgili birçok işleve
katkıda bulunuyor. Bir araştırmaya
göre yüksek dozda B vitamini, orta
derecede hafıza sorunu olanlarda
beyin büzülme hızını yarıya indirdi.
BELLEĞE INCE AYAR ■ Uyaklı nimonikler (mesela
parmaklarımıza bakarak hangi ayın kaç
gün çektiğini bulmak) ve akronimler
(sözcüklerin baş harflerini birleştirme)
bilgiyi akılda daha kolay tutmanın
denenmiş ve onaylanmış yöntemleri.
■ Kafanızda bildik bir yerin, örneğin evin
zihinsel bir görüntüsünü oluşturun ve
hatırlamak istediğiniz nesneleri odalarına
serpiştirin. Böylece zihninizde evinizi
gezdiğinizde bunları hatırlayabilirsiniz. Tıpkı
Sherlock’un “zihin sarayı” yöntemi gibi.
■ Her sabah yapılacak işler listesi
hazırlayıp gün içinde sürekli bakın ki
hafızanızda taze kalsın.
■ Eve her gelişinizde anahtarı aynı
yere asmak gibi alışkanlıklar edinin.
Bu, beyninizde nesneler arasında
(mesela kanca ve anahtar) bağlantı
kurmanızı sağlar. Böylece her
seferinde anahtarı nereye
bıraktığınızı değil de doğrudan
astığınız yeri hatırlarsınız.

***
PROBLEM ÇÖZMEYE
INCE AYAR
■ Kendinizi giderek zorlaşan problemlerle
test edin. Beyniniz nihayet basit
problemlerde kullanılan sabit dikkat
stratejisini bırakıp problemlere farklı
açılardan bakmaya başlayacaktır.
■ Eğer bir yapbozda takıldıysanız
dikkatinizi başka yere verin ve daha sonra
tekrar deneyin. Bu, beyni başarısız bir
yaklaşıma mahkûm eden nöral etkinlik
desenlerini kapatır ve beynin sorun üstünde
düşünmesini sağlar, bilinçsizce de olsa işe
yarayacak bilgileri düşünmemize olanak
verir. Probleme geri döndüğünüzde bu yeni
bilgi muhtemelen problem çözme girişimine
dâhil edilecektir.
■ Problem çözmeyi yürüme ya da hafif
koşu gibi düşük düzey etkinliklerle birleştirin.
Bu, odaklı dikkati azaltmanıza izin verir
çünkü bilinçli kaynaklarınızdan bir kısmını,
yapmakta olduğunuz etkinliğe ayırırsınız.
Aynı zamanda kan akışını ve endorfin
salgılanmasını artırır ve bu da vücudun diğer
kısımlarında olduğu gibi, beyin hücrelerini de
harekete geçirir.
■ Kendi başınıza beyin fırtınası yapın.
Karmaşık problemler genelde beynin sol
yarısının çözümlerini gerektirir. O yüzden,
hemen ilgili görünmeyen alanlara geniş ve
genel bir bakış, perspektifinizi
genişletebilir. Beyninizin
ne kadar saçma
fikirler üretmesine
izin verirseniz,
gelişigüzel
dolaşırken bir
çözüme
rastlama
olasılığı da
o kadar artar.


***
YARATICILIĞA INCE AYAR
Toplu taşımaya bindiğinizde
telefonunuza değil de camdan dışarıya
bakın. Araştırmacılar can sıkıntısıyla
gündüz düşlerinin zihni dağıtıp yaratıcılığı
artırabildiğini gösteriyor.
■ Gazete sayfalarını kesip sözcükleri
gramer bakımından doğru ama saçma
cümleler kuracak biçimde birleştirin.
Gramer yapısını koruduğunuz sürece
ürettiğiniz yeni sözcükler bir tür anlam ifade
edecek ve beyni, içeriğe farklı biçimde
bakmaya zorlayacak. Bu da yaratıcı
düşünce için faydalı bir beceri.
■ Işıkları söndürün
Almanya’daki Stuttgart ve Hohenheim
Üniversitelerinden psikologların yürüttüğü
2013 tarihli araştırma, loş ortamların
yaratıcılığı artırdığını gösteriyor. Dediklerine
göre karanlık, bir tür özgürlük hissi yaratıyor
ve “risk alan, keşfe dayalı işlem tarzını”
tetikliyor.
■ Eğer bir hikâye okuyorsanız ortasında
durun ve beş farklı alternatif
son düşünün.
■ Mevcut görsel
deneyimi tuhaf bir
deneyime
dönüştürün.
Diyelim ki
etrafınızdaki
tüm nesneleri
baş aşağı hayal
edin. Onlara bu
hâliyle yeni kullanım
amaçları bulabiliyor
musunuz?
■ Bir gündüz düşünü gerçek
hayatta kullanmanın bir yolunu bulun.
Örneğin bir öyküye ya da fıkraya
dönüştürün.

***

KARAR VERMEYE İNCE AYAR

■ Verdiğiniz kötü kararların listesini yapıp
bir bağlantı arayın. Hepsi ödün verme miydi
yoksa acele kararlar mıydı? Bir bağ
bulamazsanız kullandığınız zihinsel
stratejiyi analiz edin ve bir süreliğine kasıtlı
olarak zıt stratejiyi uygulayın. Eğer problem
aceleyse kararı geciktirin ve akla gelen daha
hafif, daha az belirgin etmenleri hesaba
katın.
■ Karar vermeden önce beyin fırtınası
yapıp bir gece uyuyun. Yaratıcı düşünce gibi
iyi karar verme de bilinçdışının kuluçkaya
yatmasından yarar sağlar. Bu sürede
zihniniz oradan oraya gezinir, işe
yarayabilecek anıları didik didik eder. Uyku,
bu kuluçkanın uçlardaki bir örneğidir ve
rüyalarınız, uyandığınızda karar vermenizi
kolaylaştıracak önemli ipuçları doğurabilir.
■ Durumdan zihinsel olarak kendinizi
uzaklaştırıp yerinizde olsa başkalarının neler
yapacağını düşünün. Bu, beyninizi duruma
yeni bir perspektiften bakmaya
zorlayacak ve daha
önce hesaba
katmadığınız
faktörlerin
farkına
varacaksınız.
■ Favori
seçeneği bir
kenara yazın,
sonra içindeki
duygusal
sözcükleri
işaretleyin. Bunları
sildiğinizde de alacağınız karar hâlâ iyi
görünüyor mu? Değilse bu sözcükler karar
vermenizin asıl sebebi olabilir.



Derginin içindekiler:
-Hedef Önce Ay, Sonra Mars
Mars’a insan yollamak heyecan verici
olsa da, yanı başımızdaki uydumuz pratik yapabilmemiz için harika bir fırsat.

-Bilimdeki Güncel Trendler
Beyninize İnce Ayar Yapmanın
Yolları:
Beynimiz harika bir organ, bu konuda
hemfikiriz. Fakat zaman zaman
gösterdiği zaafları ortadan kaldırmanın
yollarını öğrenmeye ne dersiniz?

-Diyet dünyasındaki yeni
yaklaşımlar: Diyet konusunda
kafalar karışık. Nasıl olmasın ki?
Uzmanlar bile bu konuda birbiriyle
çelişebiliyor. Bu konudaki yeni
yaklaşımları sizin için derledik.

-Çığır Açan Matematik Fikirleri:
Matematik ne işe yarar diyenlerdenseniz
bu yazıyı mutlaka okumalısınız.

- Editörün Notu
- Okur Mektupları
- Megapikseller
- Kısaca
- Aygıtlar
- Yenilikçi Otomobiller
- İşin Doğrusu
- Yıldız Günlükleri
- Sahadan Öyküler
- Keşke Birileri İcat Etse
- Kafa Ayarı
- Kendin Yap
- Soru&Cevap
- Arşivlerden
Şimdi
- Cam sera içindeki ev
- Meyve suyuna dikkat!
- Arıları kurtarmanın yolu
- Mikrobiyotanın yeni bir işlevi
- Dinozorlar nasıl kanatlandı?
- Evrenin tarih kitabı
- Dinlenmenin önemi
- Göz neye bakmayı tercih ediyor?
- Resifler için umut var
- Haberler
Gelecek
- Milyarlarca yıldızı haritalamak
- Yapay sinir ağları ve nöron kontrolü
- Beyin – Bilgisayar arayüzleri
- Geleceğin giyilebilir teknolojisi
- 3B baskı ile üretilen organlar
- Kılık değiştiren bakteri
- Deri hücresinden embriyo kök hücresine
250 syf.
·10/10 puan
Popular Science Türkiye - Sayı 97

“Popular Science Özel” olarak adlandırılan bu sayıda, COVID-19’a geniş bir bölüm ayrılmış. Virüsün nasıl bizi etkilediği, yapısı ve aşı çalışmaları hakkında çok güzel detaylı bilgiler verilmiş. Bu dönemde virüsten enfekte olmuş bazı insanların neden belirti göstermediğini çok merak etmiştim. Bağışıklık sistemimize haber veren protein markörlerini koparan bu virüsün aynı zamanda kamuflaj yeteneğine de sahip olduğunu bu sayı sayesinde öğrendim. Dr. Alp Sırman’ın Pandemi Sonrası Dünya başlıklı yazısı da önümüzdeki günleri düşünme açısından açıklayıcı olmuş. Bunların haricinde dergide kozmoloji alanındaki çalışmalara odaklanılmış. “Evrende Neden Madde Var?”, “Karanlık Maddeyi Arıyoruz!”, ”Nötrinonun Keşfi” başlıklı yazıları çok beğendim.

İçerik açısından kaliteli olan bir sayı olmuş. Virüsle ilgili yeni şeyler öğrenmek isteyen herkese tavsiye edebilirim.
Keyifli okumalar:)
Öğrenme isteğinin bastırılamaz açlığını yaşamanın verdiği keyif. Dünyevi dertleri bir kenara bırakıp, farklı dünyalara seyahat etmek isteyenler için önerilir
100 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Popular Science'ın bu sayısını büyük bir zevkle okudum. Özellikle "3B yazıcılar" , "Hakkı yenen bilim insanları" ve "Çocuğun eğitimi konusunda okullarda aranacak özellikler" hakkındaki yazılar oldukça etkileyici idi.

Derginin bu sayısında zevkle okuduğum diğer başlıklar şunlar:
-Geleceğin meslekleri
-IQ testinin geçerliliği
-Einstein'ın beyni(Bir dahinin beyninin normal insanlardan farklı yönleri)
-Küboidler(Çok ilgi çekici bir bölüm özellikle zeka oyunlarını sevenler için)
-Endüstri 4.0
-Füzelerin tarihsel gelişimi
-Dron kodlama
-Kendi kendine giden UBER araçları

Bunun dışında dergide en son teknolojik gelişmelerden de bahsediliyor. Bir sonraki sayıyı iple çekiyorum :)
100 syf.
·5 günde
Siteye dergilerle ilgili profil vs. gibi yenlikler geldikten sonra artan ilgim sonucu fark ettiğim bir dergi. Yine de doğrudan almadım. Kitapçıdan National Geographic Türkiye alacaktım 14 lira olduğunu görünce 7 lira olan bu dergi daha cazip geldi. Tabi kapağındaki Mars konusu da etkili. Son zamanlar Barış Özcan abimiz sağolsun, bilim ve teknolojiye ilgim arttı. O yüzden böyle bir dergi arıyordum. Aradığımı buldum mu pek söylenemez. Yani şöyle dergi 100 sayfa çok faydalı yazılar var. Mars konusu hoşuma gitti yine endüstri 4.0 yani 4. sanayi devrimi başlıklı bir dizi vardı çok hoşuma gitti ve bilgilendim. Ama çoğu yazı da pek ilgimi çekmedi. O yüzden bilim teknoloji dergisi arayışım devam edecek eğer daha iyisini bulamazsam Popular Science'ye geri dönerim yine. Sonuçta bu da kötü değil.
66 syf.
·1 günde·10/10 puan
Puanım 5/5 (%86/100)

Böyle harika bir insan hakkında daha çok şey öğrenmek benim için eğlenceliydi. Küçüklüğünden beri bilime ilgi duyan birisi olarak her zaman bilim insanı olmak zaman ve uzay gibi şeylerle ilgilenmek istemişimdir. Çok farklı bir yöne gittim belki hayatımda ama yine de çok okuyup kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Einstein benim için her zaman hayranlıkla baktığım birisi oldu. Bu ufak kitapçıkta onunla ilgili öğrenmeniz gereken bir çok şeye farklı kategoriler altında ulaşabiliyorsunuz (Bilim, Hayat, Aile ve Müzik gibi). Okurken çok eğlendim ve çok öğrendim diyebilirim. Özellikle Einstein'ın başkaları hakkında söylediği şeyler ve başka ünlü insanların ona nasıl baktığını görmek güzeldi. Gerçekten başarılı bir kitapçık (veya buna ne demek isterseniz) olmuş.
98 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Sosyal Medya ve genel olarak internet ortamında paylaştığınız
bilgilerin günün birinde hiç ummadığınız bir yerde karşınıza
çıkabileceğini hep hatırlamanız ve paylaşımlarınızı da buna göre
yapmanızda fayda var. Bu bir yana zaten istesek de istemesek de,
internetteki kullanım alışkanlıklarımız ve bazı kişisel özelliklerimiz o
kadar zekice ve biz farkında olmadan kayıt altına alınıyor ki. Neyse
ki bilgisayarlar “Big Data” denilen ve giderek büyüyen bu veri yığınını
henüz tam olarak değerlendiremiyor. Burada arama motorunun,
mama sandalyesi fiyatlarına baktığınız için bebeğiniz olduğunu
varsayarak size bebek malzemeleri reklamı göstermesi türünden
basit numaralar değil kastettiğim. Yakında size dair toplanan kişisel
özellikler sizi o kadar çok ve doğru bir şekilde yansıtacak ki, aynı evde
yaşadığınız kişi bile sizi o kadar iyi tanımlayamayacak.
Moore yasası tedavülden kalkıp işlemci hızları epeydir –neredeyse￾yerinde sayarken, ihtiyaç duyduğumuz devasa işlem gücünü nereden
bulacağız dersiniz? Aslına bakarsanız işlemci üreticileri performans
sorununu aşamadıkları için çok çekirdekli yani paralel işlem yapan
–ya da yapmaya çalışan- mimarilere sahip tasarımlarla karşımıza
çıkıyor epeydir. Bırakın bilgisayarı, cep telefonumuzdaki işlemcide bile
birden çok çekirdek var artık. Peki aynı işlemci çatısı altına birden çok
çekirdek koymak gibi “taşıma suyuyla değirmen döndürmek” şeklinde
özetleyebileceğimiz bir paralel mimari yerine doğrudan paralel işlem
yapabilen bilgisayarlara ne dersiniz? Evet kuantum bilgisayarlardan
söz ediyorum. Kozan Demircan, bu ay kuantum bilgisayarları mercek
altına alıyor ve size yeni bir dünyanın kapılarını aralıyor. Yeni bir
dünya diyorum çünkü kuantum bilgisayarları sadece “daha hızlı
bilgisayarlar” olarak tanımlamak çok büyük bir hata olur. Bakalım eski
dünyanın yeni bilgisayarları bize gerçekten yeni bir dünya verebilecek
mi? Kuşkusuz bunu zaman gösterecek.
Tuna Emren’in yazısı ise belki de çoğumuzun hiç aklına gelmemiş
pek çok soruyu gündeme taşıyor. DNA’nın şifresini çözmek konusunda
çok önemli adımlar atıldı. Fakat hangi geni açıp hangisini kapamanın
tam olarak ne işe yaradığı konusu hala belirsiz. Zira varyasyonlar
neredeyse sınırsız. Fakat bu alandaki ilerlemeler çok hızlı
gerçekleşiyor. Dolayısıyla yakın gelecekte sahip çıkmamız gereken
bize ait şeyler, sosyal medyada paylaştığımız fotoğraflardan fazlası
olacak.

Yazarın biyografisi

Adı:
Popular Science Türkiye Dergisi

Yazar istatistikleri

  • 590 okur beğendi.
  • 3.909 okur okudu.
  • 103 okur okuyor.
  • 934 okur okuyacak.
  • 92 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları