Popular Science Türkiye Dergisi

Popular Science Türkiye Dergisi

Yazar
Dergi
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.5
1.235 Kişi
okuyor-dolu
5,2bin
Okunma
v3_begen_dolu
706
Beğeni
goz
8,9bin
Gösterim
Tam adı
ISSN: 2147-0960
Doğum
2012
Yaşamı
Dünyada 1872 yılından beri yayınlanan, dünyanın bir numaralı popüler bilim ve teknoloji dergisi olan © POPULAR SCIENCE dergisi, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından Bonnier Corporation lisansıyla 2012 yılından itibaren T.C. yasalarına uygun olarak yayımlanmaktadır.
108 syf.
·
1 günde
·
8/10 puan
İlk defa bu dergiyi okudum. Açıkcası çok fazla hoşuma gitti. Eylül ayı sayısı ile başlamış bulundum fakat geriye dönük diğer sayılarını da teker teker okumayı istiyorum. Tüm konularda anlatım net ve akıcıydı. Öyle insanı yoran bir bilgi anlatımı yoktu. Ayrıca konulara ek olan fotoğraf seçimleri ise harika. İçerisindeki en çok hoşuma giden bölümler ise 'Kısaca', 'Şimdi', 'Arıların Gizli dünyası' ve 'Yaşayan Fosiller' Soru & Cevap bölümü ise hepsinin dışında tutup kısa, öz ve net bir anlatımları ile benim hoşuma fazlasıyla gitti. Son sayfalarda yer alması, bana çok sevdiğin yemeğin bitmesine dayanamayıp hani tabağı son olarak şöyle güzel bir sıyırırsın ya, işte öyle bir his verdi diyebilirim.
98 syf.
·
1 günde
Darwin Aslında Ne Demek İstemişti?
Populer Scıence dergisinin bu sayısındaki ele aldığı konu ülkemizde çok tartışılan hatta dini kaygılar nedeniyle müfredata dahi alınmayan 'Evrim' teorisi... Derginin içeriğine baktığımızda, evrim kuramının sadece biyolojide kalmayıp diğer bilim alanlarını da derinden etkilediğini görüyoruz. Geçmiş sayılarda olduğu gibi uzay bilimleri ve içinde bulunduğumuz 'covid' süreci hakkında güncel bilgilere de yer verilmiş. Ayrıca biyolojik kökenlerimiz, Darwin'in evrim kuramında ne demek istediği, matematiğin kökenleri ve ülkemizde aşı karşıtlığıyla da bilinen 'sözde bilim' savunucuları hakkında ayrıntılı bilgilere verilmiş. Özellikle biyoloji ve uzay bilimlerine ilgi duyanlar için okuması keyifli olacak bir sayıydı.
100 syf.
Şu ana dek inmeyi başardığımız iki tane uydu var: Ay ve Titan. Cassini uzay aracına eklenen Huygens sondası 2004 yılında Titan yüzeyine inerek toplamda 3,5 saat boyunca veri toplamayı başardı. Bu sayede atmosferinin yapısını öğrenip, yüzey görüntülerini elde ettik. Yani bu yeni dünya hakkında bazıları son derece net olan verilere sahibiz. Dikkat çekecek oranda bir gaz bulutu altında; yoğun oranda azot ve metan ile diğer gazlardan ibaret bir atmosferle sarmalanan Titan, Satürn’ün en ünlü uydularından. Huygens’in elde ettiği örnekler sayesinde atmosferinde organik bileşikler bulunduğunu da öğrendik. Cassini’nin uzaydan yaptığı incelemeler, atmosferde ayrıca plastik yapımında kullandığımız propilen ve zehirli hidrojen siyanür olduğunu gösterdi. Yoğun orandaki metanın kaynağıysa henüz bilinmiyor. Gezegene uzaklık sıralamasında 21. uydu olan Titan’daki atmosfer basıncı bir yüzme havuzunun dibinde hissedilen basınca eşit. Yanardağları, buz volkanları, yüzey altında gizlediği derin birokyanusu,rüzgârlar, hidrokarbon bulutlarından dökülen metan ve etan yağmurları, bu yağmurlarla beslenen göl ve nehirler, kurak bölgelerinde yükselen kum tepeleri ve hatta mevsim değişiklikleriyle merak uyandıran bir uydu olmasına rağmen, sıfırın altında 200 derece civarında seyreden dondurucu yüzey ısısı nedeniyle buradaki tüm kimyasal süreçler çok yavaş işliyor. Yine de yaşamı filizlendirebilecek organik bileşikleri meydana çıkaran yapıtaşlarına sahip. Yani Titan’da yaşamın çoktan filizlenmiş olma ihtimali de var. Ama bunlar henüz bir örneğine rastlamadığımız metan bazlı canlılar olabilir. Onun yaşamı barındırabilecek gizemli bir dünyaya benzediği gerçeğine ilk dikkat çeken kişi Carl Sagan’dı; “Yüzeyindeki her türlü zorluğa ve düşük iklim sıcaklıklarına rağmen kendine özgü bir biyolojiyi desteklemesi hiç de olasılık dışı değil.” Sagan için Titan mutlaka keşfedilmesi gereken öncelikli yerlerin başında geliyordu. Geçtiğimiz yıllarda Amerika ve Fransa ortaklığında yürütülen bir araştırmada Titan atmosferindeki organik moleküller kullanılıp bir simülasyon oluşturulmuş ve bu simülasyonda RNA ile DNA moleküllerine ait yapıtaşları kendiliğinden ortaya çıkmıştı. Cassini uzay aracından elde edilen veriler, tam da Sagan’ın tarif ettiği şekliyle uydunun Dünya benzeri bir yapısı olduğunu gösterdi. Titan sadece Satürn’ün değil, tüm Güneş Sistemi’nin en büyük uydusu. Merkür’den daha büyük olan uyduda tıpkı Dünya’dakine benzer sahiller var. Hatta kendine özgü bir bitki örtüsüne de sahip olduğu düşünülüyor. Yaşam, su ve amonyaktan ibaret gibi görünen bu okyanusta filizlenmiş olabilir.
kamera
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;