İnsanları ayıran noktaları değil, bunların üzerinde kalan birleştirici öğeleri vurgulayanlara ve daha yüksek bir hümanizmin egemen olacağı bir çağın geleceğine ilişkin düşünceyi insanların yüreklerinde inançla yenileyenlere insanlığın her zaman ihtiyacı olacaktır.
Başkalarını görmezden gelerek, onların ıstıraplarını yok sayarak, daracık evlerine istinat duvarlarıyla saldırarak var olamayız. Bu ülkenin en soylu insanları, diğerlerinin acısını en çok içinde hissedenlerdir.
Hayata maruz kalmak, hepimiz için bir tehdit ve bir fırsattır. Çok incinebilir olduğumuzu hissettiğimiz anlar, aynı zamanda hayatta yeni bir role geçebileceğimiz fırsat anlarıdır.
Ortalama Türk insanının bilinçaltının ‘şanlı tarih, yedi kıtada at koşturan büyük devlet’ avuntusuyla mayalandığını sanıyorum. Büyük bir kültürel mirasın üzerinde oturduğumuz, büyük bir medeniyetin devamcısı olduğumuz halde, bugün bu gerçek sadece bir teselliden ibaret. Cehalet, bütün ülkeyi kanser hücresi gibi kemiriyor.