Eğer yeni yeni okuma alışkanlığı kazanmış biriyseniz "Dünya Klasiği" denince gözünüz korkabilir. En azından benim gözüm korkardı... Çünkü insan ağır bir dil, hiç akmayan bir kitap ve sıkıcı bir konu beklemiyor değil. Fakat düzenli olarak kitap okumaya ilk başladığım zamanlar okuduğum ilk dünya klasiği kitap, bu kitaptı. Konusu, kurgusu, anlatımı ve kitabın akıcılığı cidden çok başarılı. Altını çize çize okuyabileceğiniz gerçekten insana ders veren kısımları da mevcut.
SPOILER UYARISI!
Fakat kitabı okurken bir yeri anlamadığımı fark ettim. Dorian arkadaşı Basil'ın cesedini yok etmesinde kendisine yardımcı olsun diye Alan Campbell'i ikna etmek için kulağına ne söylemişti? Bu kısımda kitabı ve yazarı araştırdığımda yazarın hayat hikayesini okudum ve hem kitaptan hem de yazardan daha çok etkilendim. Oscar Wide'ın cinsel yöneliminden dolayı yaşadığı zorlukları ve dışlanmasını hattâ hapis cezası almasını okudum. Yani kitap da eşcinsel ögeler bulunduğu için hem geçmişte hem de günümüzde sansürlenmiş. Sansürlenen kısımlar şöyle: Basil kitapta anlatıldığı gibi Dorian'a dostça yoğun bir sevgi beslemiyor, aslında Dorian'a aşık. Dorian ise Adam Champbell'i ikna etmek için kulağına birlikte yaşadıkları cinsel ilişkiyi herkese yayacağını söylemekle tehdit etmiş. Zaten Dorian Gray'in Portresi de yazarın yayımlayabildiği tek romanıymış. Günümüzde bile LGBT bireylerin yaşadıkları zorlukları düşünürsek dönemine göre yaşadığı zorluklara gayet iyi direnç göstermiş ve bu eserini yayımlamayı başarmış Oscar Wilde. Keşke bu tür kötülüklere maruz kalmasaydı ve daha çok eserler bırakabilseydi bizlere. Gerçi bugün bile kitabının sansürlenerek yayımlanması oldukça üzücü bir durum...