Ama “sevgi” pazarda alınıp satılan bir mal değildir, tartıya vurulmaz. Sevginin verdiği mutluluk, zihnin mutluluğu gibidir, canlı olduğunu hissetmenin mutluluğudur.Sevginin amacı sevmektir; yalnızca sevmek, sonuna kadar sevmek. Sen benim düşmanımdın; hiç kimsenin böyle bir düşmanı olmamıştır. Ben sana hayatımı verdim, sense insanın en aşağılık, en alçak tutkularını,“nefret”,“gurur” ve “hırs” ı doyurmak için benim hayatımı harcadın.
... “nefret”, entelektüel anlamda ele alındığında “sonsuz yadsıma”dır. Duygular bağlamında değerlendirildiğinde bir körelme biçimidir ve kendinden başka her şeyi öldürür.
"Acı çekmek sana tuhaf gelse de bizim varoluş yolumuzdur, çünkü var olduğumuzun
bilincine varmamız için tek yoldur; geçmişte çektiğimiz acıların anısı ise kimliğimizin sürekliliğinin garantisi, kanıtı olarak gereklidir bizim için. "
“Narkissos öldüğünde kır çiçekleri çok üzülmüş, onun ardından
ağlayabilmek için nehirden su damlaları istemişler. ‘Ah!’ demiş nehir, ‘her
damlam gözyaşı olsa Narkissos’un ardından ağlamama yetmez; ben ona
âşıktım!’
‘Ah!’ demiş kır çiçekleri de, ‘Nasıl âşık olunmaz Narkissos’a. Öyle
güzeldi ki!’
‘Güzel miydi?’ diye sormuş nehir.
‘Senden iyi kim bilebilir? Her gün üzerine eğilip senin sularında kendi
güzelliğini seyrederdi uzun uzun...’”
Wilde bir an durdu...
“Nehir cevap vermiş: ‘Ben ona âşıktım; çünkü sularıma eğildiğinde, onun
gözlerinde sularımın yansımasını görürdüm.’”