Efendim, "Çünkü arada sana ilişkin tuhaf duygulara kapılıyorum," diye sözünü sürdürdü. "Hele böyle, şimdiki gibi, yakınımda olduğun zamanlar. Sanki sol kaburgamın altında bir yerde bir ip varmış da bu ip senin sol kaburgana sımsıkı bir kördüğümle bağlanmış."
"... söyle bana beni yakışıklı yapabilecek bir büyü, bir şerbet, muska falan yok mu?"
Gülerek "O derece etkili büyü dünyada bulunamaz, efendim" dedim. İçimden de "Gereken tek büyü sana bakan gözlerin sevda dolu olmasıdır, " diyordum.
"Akılsız salt duygu gerçi pek lezzetsiz bir şerbete benzer, ama duygunun yumuşatamadığı salt akıl da insanın boğazından geçmeyecek kadar acı, kekre bir ağudur."