Yaşayarak intihar etmeyi seçenlere yardım edilemez...Stil meselesi.Ya ağzına soktuğun bir 38’lik ya da ölene kadar kendini oksijenle zehirlemek.Seçersin ölümünü.
İlkellik mıknatıs gibidir. Dev bir mıknatıs. Biz istemesek de, vücudumuzdaki demir ona doğru gider.Beynimize işlenmiş bir ilkel dövmesiyle doğarız.Yemek, uyumak, bağırsaklarımızdakileri çıkarmak dışında yaptığımız herşey fazladır. Üremek dahil. Geriye kalan herşey uydurulmuştur. Dünya uydurulmuştur! Caddeler, evler, giysiler... Her şey. O üç eylem dışındaki her şey! Aşk, siyaset, tıp, savaş. Bunların hepsi insanoğlunun boynuna astığı aksesuarlardır. Teker teker hepsinden kurtulunur ve üç ana eyleme dönülürse insanlık kendini hatırlayacaktır. Bunların yerine getirilebildigi dev bir yatakhane olmalıydı dünya...
Dünya bir karambol ve kimseye çarpmadan yürümeye çalışmaktansa kollarımı daha da açarak herkesi devirmeyi tercih ediyorum...Delilik bulaşır.Emperyalisttir!
Eskiden beni gerçekten sevmiş bir kadının sözleri aklıma geldi:
“Daha çok erken!İçme!”
Ve benim kendisine verdiğim yanıtı düşündüm. Hep aynı yanıt.
“Şu an saat bir yerlerde gece yarısını geçti bile!”