Ama birden fark ettim ki ne ben ne de başka birisi hiçbir yere ait değildi.Aidiyet bir kandırmacaydı küçük çocuklara anlatılan.Hiçbir yerde hiç kimse beklemiyordu beni.
Hayat,ölene kadar hissedilen zevklerden ,çekilen acılar çıkarıldığı zaman geriye kalandır.
Hayat=Zevk-Acı.Sonuç pozitifse yaşamışsındır hayatı.Negatifse ölmüşsündür doğduğun gün.Tabii bir de sıfır ihtimali var.Bu durumda ise zamanın yetmemiştir hayatı anlamaya.Erken ayrılmışsındır partiden,görmeden sonunu...Böyle düşündüm ben yıllarca.Be kadar eksik oysa!Ne kadar ilkel.Ne kadar korkunç.Nasıl bir insan kendini bu denli aza indirebilir?Nasıl,sadece iki zıt elektronik sinyalin bütün varlığına hakim olmasına izin verebilir?...
Hepimiz hapistik aslında ,dünyada.Hepimiz de bir yerlere kapanmıştık,isteyerek.Farkımız var mıydı,uygar dünyanın mazoşist delilerinden?Kendilerine birinin zarar vermesinin,aşağılayıcı sözler söylemesinin hayalini kuranlardan farkımız var mıydı?
Ben,çevresinde sevgi dolu insanlarla yaşayabilecek biri olmadığımı anladım.Ben,toplumun bana öğütlediği gibi konuşabilecek bir insan olmadığımı anladım.Ben ,bir insan olmadığımı anlayabildim...