Nerden bilebilirdi insanoğlu? Varlığının sonuçlarını.Hepsinin de yanıtı aynıydı:Hiçbir yerden...
Belki de bu sayede hayat devam ediyordu.Kimse, neye neden olduğunu önceden bilemediği için...
Çünkü her davranışının zaman içindeki bütün sonuçlarına önceden tanıklık eden kişinin ilk tepkisi,büyük ihtimalle ,durmak olurdu.Durmak ve durdurmak.Dehşet içinde.Hareket etme korkusundan kalbi durana kadar.Çünkü her hareketin nihai sonucu acıydı ve belki de,insanoğlu bunu bilse,hiç doğmazdı.Belki de daha kötüsü ,bütün bunları bilse de doğmaya devam ederdi.Ne de olsa insandı ve doğası gereği arsızdı.Doğmak için her şeyi yapardı.Gerekirse karnından çıktığı annesinin leşini doğumhanede bırakır,hatta dünyaya ikizine yapışık bile gelir,ama yine de doğardı...
Derda’nın sessiz kaldığını gören Anne bir daha sordu:
“Ne yapacaksın buradan çıkınca?”
Derda,bir aşk itiraf eder gibi utanarak söyledi:
“Seni özleyeceğim.”
“Başka?”
“Senin adresini bulacağım.”
“Başka?”
“Gelip bahçende yatacağım.”
“Ve?”
“Hayır,ayakta duracağım!Böyle,ellerimi birleştirip zavallı bir çocuk gibi boynumu büküp önünde duracağım.”
“Tamam,sonra?”
“Sonra da sen daha fazla dayanamayıp beni içeri alacaksın.”
“Peki doğru söyle,ne kadar dururdun ayakta seni içeri almam için?”
“Sen ne kadar dayanabilirdin beni ayakta bekletmeye?”