Büşü

Yatay da gidebilmek için her an yaşamda ben şimdi ne yapabilirim? Gibi sorularla ilerleyerek akıl kullanmak, onunla bağlantıda olmak gerekir. İşte o aklın getirdiği aksini ya da farklısını söyleyen zihnine rağmen yapabilmek de seni dikeyde yükseltir.
Reklam
Rüyadan nasıl bir oraya, bir buraya zıplar olaylar, mekanlar değişirsin. Rüya işte dersin. Bir anda Paris’te oluyorum dersin mesela ya, inan yaşamda öyle. Biz sabit zannediyoruz. Çünkü aynı sabit kafayla, hep aynı şeyleri Yaşıyoruz. Senelerimiz aynı döngüde, her sabah aynı düşüncelerle kalkıp, aynı duyguları yaşayıp, aynı kişi olarak yerimizde sayıyoruz. Sonra yaşam çok sıkıcı. Sen sıkıcısın ve yaşam için. Hep aynı. Düşünsene. Her şeyi verilmiş bize. Çünkü biz o aynı oluşla her gün tekrar gördüğümüz rüyayı gerçek zannedip kendimizi onun kurbanı yapıyoruz. Hep aynı yaşam diyoruz. Oysa tam tersi sen aynısın. İşte sen kendi gerçeğini anladığında, o hayal perdesinde görünenlerin sana bağlı olarak değişebileceğini bilirsin. Gücünü kuşanır, doğru işleyerek kendini her adımda iyileştirerek, gönlünün her istediğini o perdede seyredebilirsin.
Her bir işlemeyen insanın nedenini, niçin ve nasılını görebildiğinde de kendini biraz daha bağlayabiliyorsun. Hepsi zannedenler üzerine kurulmuş yaşamlar. Ama ben artık gerçekte yaşamak istiyorum biliyorum daha fersah fersah yolum var ama en azından gayret etmeyi seçiyorum.
Çocukluğumuzdan beri motiveedildiğimiz yön burada nasıl şöyle böyle oluruz. Üstelik o şöyle böyle denilenler de olduğumuzdan başkası olmayı kapsıyor. Böyle yaparsan para kazanırsın böyle olursan başarılı olursun falan filan. Halbuki kendimiz olmaya motive edilmeliyiz. Kendimiz olmayı öğrenmeliyiz herkesin kendi yolu var.
Hak etmek,bir şeyi yaşamında doldurabilmek demekmiş meğer. Her şey Zaten verilmiş. Her şey bize Hak.
Reklam