"Sen onların sana baktıklarını görürsün, hâlbuki onlar görmezler." (A'raf/ 198)
Beni Kör Kuyularda, modern insanın her şeyi seyretme arzusunun resmedildiği bir roman. Dört kişilik bir ailenin büyük şehre göçünün aileye yaşattığı acımasız ve hüzünlü bir son.
Baba Muzaffer’in o gün tesadüfen unuttuğu öğlen yemeğini götürme görevi verilen sevgili kızı Güldiyar’ın başına gelen bilinmedik olaylar ve sonrasını anlatıyor roman. Güldiyar eve geldikten sonra bir daha hiç konuşmuyor ve ağladığında gözlerinden yaş yerine taş akıyor. Bunu duyan insanlar akın akın onu görmeye geliyor…
Belirsizlikler ve tuhaf olaylarla gerçek ve kurmaca arasındaki sınırı zorlayan yazar modern insanın hissizliğini okuyucuya derinden hissettiriyor.
Gündelik konuşmalarımızda sık yer vermediğimiz deyimler, ikilemeler ve hatta eylemsiler romanın anlam derinliğini artırıyor. Toptaş’ın dil işçiliğiyle de zenginleşen roman şiir gibi.