Ataerkil toplumlarda erkeklik, ulaşılması, kazanılması ve sürdürülmesi zor, kaybedilmesi ise oldukça kolay bir toplumsal cinsiyet kimliği. Bu nedenle, ulaşmaya çalıştığı şey ile arasında bitmek bilmeyen, adeta Sisifos'un hikâyesini anımsatan mesafe onu krizle yazgılı kılıyor. Erkeklik, toplumda erkekliğin idealize edildiği baskın biçime, hegemonik erkekliğe ulaşmaya çalışılan yolda adeta bir yük gibi sürekli taşınan ancak bireyi sürekli başa döndüren bir varoluş hali sunuyor. Zirveye ulaştığını düşündüğü anda kayanın düşmesi ve Sisifos'u her daim yolun başına döndürmesi gibi, erkeklik de hegemonik erkekliğe ulaşıldığı düşünülen anda bir krizle yüz yüze gelinen ve başa dönülen bir performans; sürekli başa dönmekle, elde edilmekle, yeniden inşa edilmekle ve sürdürülmekle yazgılı bir kimlik.