Bu kitabı okurken yüksek duygular yaşamadım ama içimde sürekli bir sıkışma vardı.
Çünkü anlatılan şey büyük bir hikâye değil, çok tanıdık bir hâldi.
Bir babanın yavaş yavaş eksilmesi, bir evladın buna engel olamaması…
Gospodinov ölümü dramatize etmiyor.
Aksine, gündelik hayatın içine yerleştiriyor.
Bahçe sulanıyor, mevsimler değişiyor ama ölüm de orada, sessizce duruyor.
Kitabı etkileyici yapan şey bence tam olarak bu:
Okura ne hissetmesi gerektiğini söylemiyor.
Sadece yaşananı olduğu gibi bırakıyor.
Bende Ne Bıraktı?
Bu kitap bende bir boşluk hissi bıraktı.
Ama rahatsız edici bir boşluk değil; durup bakmam gereken bir alan gibi.
Yasın sadece kaybettiğimiz kişiyle ilgili olmadığını fark ettim.
Onunla birlikte kaybolan alışkanlıkların, cümlelerin, seslerin de yasını tutuyoruz.
Okurken kendimden bir şeyler buldum ama bunu fark etmek zorunda kalmadım.
Kitap bana şunu dedi gibi hissettim:
“Bu his garip değil. Ve sadece sana ait değil.”
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov