“Kişinin tabiî ki çok çeşitli düzeylerde, çok farklı niteliklerde, ayrı anlam çerçevelerinde; boyuna da değişen, inen çıkan, başlayıp biten, dizi dizi ilişkileri vardır ama kişi en içinde sanki ‘özünde’ tek bir kişi gerekser, ister, özler, en temelde.”
“Tek bildiğim; önümüzdeki yaşam zamanında, eylem uzamında; neler olup biterse bitsin neler yaparsak yapalım bunların benim elimde olanları, hep sana yönelik olacaktı. —seni bilecektim yalnızca, anlam ve amaç olarak.
Kıskançlık: sevginin tek yanlı yozlaşması. Akıl dışı hâle gelmesi. Sevginin iki kişinin ilişkisi olmaktan çıkıp, bir kişinin ötekine yönelik bir tutumu hâline gelmesi.
Yine bir dönüm noktasındayım (karlar eriyor, güneş parlama yolunda, bitkilerim baharı çağırıyorlar…) ve sen, depderin içimdesin. Koyu kırmızıların benim hâlâ.