Gustav jung’un öğretisine, arketip ve mitlere, eşzamanlılık kolektif bilinçdışı kavramlara adım atmak için güzel bir başlangıç eseri. Özümsemeyerek okudukça güzel bir kapı aralanıyor.
Çevirisi yüzünden oldukça zorlandığım bi kitap. Gerçek bir hikayenin anlatımı olduğu için sonunu keşke değiştirebilsek dürtüsüyle okuyup iki günde bitirdim. Savaşlar ve özgürlük mücadelesinin dünyanın herhangi bir zamanında herhangi bir yerinde sürekli var olduğunu yüzümüze çarpıyor.
Ayşegülün kitapevi sektöründeki olumsuz süreçleri sonrası kendi basımevini kurup kitabı basması güçlü bir hikaye.
Ama kitabı okurken bazı noktalarda Yağmur karakteriyle birlikte o acıyı hissettim, o heyecanı bazen yaşadım. Verdiği tepkileri anlamlandıramadığım da oldu yaşadığı şeye ağlarken de buldum kendimi. Bi noktada Türkiye’de kendi ayakları üzerinde durabilmeye çalışan kendi parasını kazanan kadın olmanın bambaşka hayatlar yaşatsa da aynı hislerde buluşturduğu bir kitaptı aslında. Çok derin ve bambaşka bir hikaye demek belki doğru olmaz ama kesinlikle dokunduğu yer çok anlamlıydı. Hızlıca bitiverdi. Yağmuru ve hayatını tanıdığım onunla bir hafta birlikte vakit geçirdiğim için mutluyum tavsiyedir.
Bitmesini hiç beklemediğim bi yerde biten yaklaşık ilk 150 sayfa durgunluğuna alışamadığım ancak bir şekilde alışınca son 100 sayfa bi çırpıda bitiverdi. Hayatın içinde gerçekten yan dairemde yaşanan çok hayatın içinde herhangi bir ülkenin herhangi bir şehrindeki insan hikayeleri gibiydi. Ama durağan bir kitap ve yazım dilinin okunmasının zorluğu tavsiye konusunda kafamda soru işaretleri yaratmıyor değil