Heyecanlı ve cesaretli insanlar olmasa kim bizi ileriye taşıyacak, bizim için dünyaya kafa tutacaktı? Ya sakin insanlar olmasaydı? Kim, o tez canlı insanları sükunete davet edip dengeyi bulacaktı. Bu hayatta her şey bir denge üzerinedir. Herkes terazinin diğer tarafında olmaya çalışıyor diye bunca problemle uğraşıyoruz.
Sosyal medyada en çok ne anlatıyoruz? Fotoğraflarınızın altını hangi sözcükler işgal ediyor? Mutluyum, çok seviliyorum, eşim bana aşık, en iyi ben yemek yaparım, en dürüst benim, çok huzurluyum... sözcükleri mi? Huzurlu muyum gerçekten? Öyleyse neden sürekli bağırma ihtiyacı içindeyim? Kime ispat etmeye çalışıyorum?
Kimsenin ne düşündüğünün zerre önemi yok. Huzur insanın içinde, sadakatte, mutlulukta, güvende. Neyin eksikliğini hissediyorsak, onun var olduğuna inandıramaya çalışıyoruz kendimizi. İnsan içinde olmayanı dışarıdan yakalayamaz.
İkna olduğunu ispat gereği duymazsın...