Alıştığın manzara sana farklı bir his verir, buna ister aşinalık de ister zaman zaman boğulma hissi, ama gerçek şu ki, bir süre uzak kaldıktan sonra oraya geri dönmediğin ya da oraya yeni gelen birinin gözlerinde bunu görmediğin sürece o manzarayı bir daha yeniden göremezsin bile. Ancak o zaman orada yeni olduğun ve oraya yepyeni gözlerle baktığın zamanları yeniden hatırlayarak biraz hüzünlenirsin. Zamanla her şey, iyilikler de kötülükler de normalleşiyor, insanların zevksizliği seni çok fazla rahatsız etmiyor ve sadece yeryüzünün zarafeti eşlik ediyor sana.
Bir zamanlar buraya gelenlerin hepsi orta yaşlı adamlardı, İtalyanca ya da Fransızca ya da Almanca konuşurlardı ve her işaret levhası, Monte Rosa'nın üç dilinde yazardı. Şimdi burası genç insanlarla doluydu, dünyanın büyük metropollerinde bulabileceğiniz bir insan topluluğu vardı burada ve tabelalar bile kestirmeden İngilizce yazılmıştı.