Dünya üzerinde evlat-ebeveyn ilişkisi dahil olmak üzere herhangi bir ilişki içinde bulunan hiç kimse hiç kimseyi sevmek, hiç kimse kimseyle görüşmek zorunda değildir.
Kendimize hep hatırlatmamız, çocuğumuza öğretmemiz gereken şey şu: Dünyada, öldüğünde yahut bir şekilde kaybettiğimizde varlığımızı idame ettiremeyeceğimiz kimse yoktur; kendimiz hariç. Kendimiz dışında kimseye ihtiyacımız gerçek bir ihtiyaç değil.
Kendimizi değerli görmediğimiz sürece bir başkasıyla ilişkimiz de sağlıklı koşullar altında ilerleyemez. Muhatabımız kendisini değerli görmediğinde de bu bize ciddi bir sorun olarak yansıyacaktır; kendisiyle barışık olmayan kişiyi, ne yaparsanız yapın memnun edemezsiniz.
Gerçek anlamda sahip olduğumuz tek şey, kendimizdir. Hayatta hiç kimse yoktur ki onunla kurduğumuz ilişki kendimizle kurduğumuz ilişkiden değerli olabilsin. Kendi yalnızlığını sağlıklı şekilde kuramayan kimsenin, bir başkasıyla sağlıklı bir ilişki kuramayacağı gerçeği de aynı sebepten. Yalnızlığımız değerlidir; bir başkasını da hayatımıza, yalnızlığımızdan değerli olduğu ölçüde ve hak ettiği sınırlar dahilinde alabiliriz.