Hayatın, varlığımın amacını keşfetmeliydim. Keşfedemezsem hayatı, kendimi nasıl tanıyabilirdim ki ? Tanıyamazsam, nasıl sevebilirdim? Sevemiyorsam, o hayat içinde nasıl yaşayabilir, nasıl diri olabilirdim?
Kim bilir belki insanın doğası gereğidir bu. Önemsediği, ama çözemediği, anlayamadığı bir şeyi hayatından çıkarmak zorundadır. Onunla çözümsüz bir şekilde yaşayamaz. Anlayamıyorsa, bir yere oturtamıyorsa, kendini onun içinde anlamlandıramıyorsa, ona sırt çevirmek zorundadır. Çünkü çok düşünen insan çözmek zorundadır, çözemiyorsa terk eder.
Bir rüyadan başka bir şey olmayan bu hayattan gerçek hayata uyanmak için. Çünkü bu dünyadan bir şey götürebileceksem yanımda bu Allah'a olan niyetimden başka bir şey olmayacak. Evimden eşyaları, zihnimden anıları boşaltırken bunu anladım.
Ömür, kaç yaşında olursanız olun, bir çırpıda gelip geçiyordu. Ve İşte o son günlerde, geçen ömrün, kısa bir rüyanın ötesinde bir şey olmadığını anlıyordu insan.