Yazarın kitapları beni her defasında şaşırtıyor.Çok akıcı ve güzel bir kitaptı.Bir solukta okunacak türdendi.Yazarın tarzını neden Paulo Coelho'ya benzettiklerini kitabı okuyunca daha iyi anlıyorsunuz.İçinde manevi bir yolculuk ve arayış söz konusu.Tasavvufi terimler ve davranışlar da başarıyla kurguya dahil edilmiş.Güzel bir kitaptı.
-Spoiler var-
Kitap genel olarak iki karakter arasında geçiyor: İhsan ve Hasan.
İhsan, Mısır’da hacıların güzergahı üzerinde olan bir köyde doğup büyüyen, dinle alakası ve ya hissiyatı olmayan biridir.
Hasan ise hayatının son dokuz senesini Şâzeli Dergahında sakin bir derviş olarak geçiren biridir. Yirmili yaşların başında Safiye isimli bir kıza aşık olmuş, sonu kötü bitince hayatını dergahta sürdürmeye başlamıştır.
İkisinin hayatının kesiştiği nokta ise aynı rüyayı görmeleri ile başlar. Rüyalarında Allah onlara sonsuz bir ışıktan seslenip “Velim. Gel, bekliyorum seni. Ümit Dağı’na gel.” demiştir.
Velinin dini anlamı Allah’ın dostu demektir.
Ümit dağı nedir? Nerededir? Nasıl gidilir?
Gördükleri rüya ne anlama gelir?
İkisi de bu soruların cevaplarını merak etmektedir.
Serdar Özkan’ın daha önce kitaplarını okumuştum. En iyisi benim için tabiki “Kayıp Gül”. Ancak bu kitabı da okunmaya değer.
Ümidiniz varsa ölü değilsinizdir..
Kötü olsanız da, bencil olsanız da ölü değilsinizdir. Çünkü ümidi olan insan bir şekilde güveniyordur... Allâh'a, kainata, bir başkasına yada kendine...
Serdar Özkan'ın diğer kitapları gibi bu kitabı da oldukça akıcı, düşündürücü bir hikayeyi konu alıyor. Son kitaplarında özellikle tasavvuf konularına ağırlık veren yazarın son kitabı ilk kitapları kadar şaşırtıcı olmasa da kafa dağıtmak için oldukça güzel.
Herkes önce ben diyor, kendi isteği olsun istiyor,ancak zorunluluktan ya da bir menfaat beklentisiyle kendi isteğinden feragat ediyordu.peki böyle mi olmalıydı? Kitap da okuduğum ilk cümle buydu(arka kapağında)bende merak duygusu oluşturduğu için hiç düşünmeden aldım ve okudum.tavsiye ederim.merakıma değdi.
İlk sayfalarda anlamlandıramadığım kitabı bitirdiğimde hemen sevdiklerime de vermek istedim okumaları için . Çok ama çok beğendim . Zaten yazarı çok seviyorum. Mutlaka okunmalı. Kitab iman etmedikçe cennete giremezsiniz birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız hadisinin açıklaması bir nevi kanıtı gibi olmuş çok güzeldi.
Ağustos 1975'te doğan Serdar Özkan, ortaokul ve liseyi Robert Kolejde okudu. Lisans eğitimi için Amerika'ya giderek, Lehigh Üniversitesi'nde İşletme ve Psikoloji eğitimi gördü. Halen İstanbul'da yaşayan Serdar Özkan 2002 yılından beri full-time roman yazarlığıyla uğraşıyor. İlk romanı Kayıp Gül bugüne kadar 29 dile çevrildi, 40'tan fazla ülkede basıldı. Brezilya'dan Japonya'ya, Kanada'dan Endonezya'ya dünyanın dört bir yanında okurların büyük ilgi ve beğenisini kazanan Kayıp Gül, birçok ülkede haftalarca bestseller listelerinde yer aldı.