Kayıp Gül

7,2/10  (543 Oy) · 
2.585 okunma  · 
347 beğeni  · 
9.828 gösterim
Kanada’dan Japonya’ya, Brezilya’dan Endonezya’ya yüzbinlerce okurun gönlünde taht kuran KAYIP GÜL genç Türk romancı Serdar Özkan’ın ilk romanı.

Tüm zamanların en çok okunan ve sevilen kitaplarından St. Exupéry'nin Küçük Prens'i, Richard Bach'ın Martı'sı ve Paulo Coelho'nun Simyacı'sına denk tutulan Kayıp Gül, bugüne kadar 29 dile çevrildi, birçok ülkede haftalarca bestseller listelerinde yeraldı.
Kayıp Gül'ün kahramanı Diana'nın peşine takılan okur, başta Türk kültürüne olmak üzere, Yunan mitolojisinden Yunus Emre'ye; William Blake'ten Sokrates'e; doğu mistisizminden Küçük Prens'e; Meryem Ana'dan Nasrettin Hoca'ya; modern yaşantıdan metafiziğe; gerçek dünyadan güllerin ve düşlerin dünyasına gizemli bir yolculuğa çıkıyor.

“Çağdas bir fabl, derin ve bilgece - St. Exupéry'nin başyapıtı Küçük Prens'in tadında.” DPA - ALMANYA

“Muhteşem bir öykü. Bu romanın yaptığı muhteşem. Denilebilir ki, bu romanın bizi birleştirmeye gücü var.” TVA Televizyonu - KANADA

“Türklerin Küçük Prens’i tüm dünyayı büyülüyor.” Helsinki Sanomat - FİNLANDİYA

“Gerçek mutluluğu aramak üzerine ilham verici harikulade bir öykü.” Magazin 2000plus – ALMANYA

“Büyük bir global başarı. Simyacı, Küçük Prens ve Martı'yı sevenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap.” Air Beletrina - SLOVENYA

“Kayıp Gül Doğu ile Batı arasında bir köprü.” Vijesti - SIRBİSTAN ve KARADAĞ

“Kayıp Gül hayatımda okuduğum en güzel öykülerden biri. Kitabı bitirdiğiniz zaman, kendinizi bir hediye almış gibi hissediyorsunuz. Ben öyle hissettim.” Christine Michaud, TVA Televizyonu - KANADA

"Çok başarılı, masalsı bir roman." Prof. Talât Sait Halman - Bilkent Üni. Edebiyat Fakültesi Dekanı

"Serdar Özkan genç ve yetenekli bir romancı, onun adını önümüzdeki yıllarda sık sık duyacağınıza sizi temin edebilirim." İskender Pala – Kasım 2003
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    205
  • ISBN:
    9786051141060
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:
Anıl 
 10 May 19:19 · Kitabı okudu · 3 günde · 1/10 puan

Yazarımız ortaokul ve liseyi Robert Kolejinde okumuş. Sonrasında lisans eğitimi için basmış Amerika’ya gitmiş orada da İşletme falan okumuş… Anlayacağınız ailesi, yazarımızın eğitimi için baya bir para saçmış. Haliyle biz fakirler bilmeyiz ama muhtemelen para çok olunca bizim oğlanı birde meslek sahibi falan yapalım demişler. Üstelik oğlanın yazım konusunda hiçbir yeteneği olmamasına karşın onu, yazar olabileceğine inandırmışlar ve yazarlığa yönlendirmişler. Sanırsın ki çocuk liseyi bitirdi sınavdan güzel bir puan aldı ve uygun bir meslek arıyorlar… Yahu yazarlık böyle itelemeyle olacak iş mi? Ulan Martin Eden’i de mi okumadın. - Neyse yarım kalmasın ünlü yazarımızın hayatı! – İşte bu geleceğin yazarı olacak arkadaş, 2002 yılından 2010 yılına kadar tüm zamanını roman yazarlığına adamış. Ayırır tabi! Bende olsam aynını yapardım ne de olsa para kazanma derdi yok. Bu dert olmadığı gibi sağda solda ciğeri beş para etmeyecek insanlardan iş isteme gibi sorunları ise hiç yok. Gel zaman git zaman yazarımız için en nihayetinde hayalini gerçekleştirme fırsatı doğmuş ve yazarımız, bu güzide kitabını 2010 yılında yayımlamış. Kayıp Gül! Kitap yayımlanmış ve zaten aileden torpilli yazarımıza ciddi de bir para kazandırmış. Sonrasında 36 dile çevrilmiş ve 40’ı aşkın ülkede de satışa sunulmuş… 36 dile çevrilecek kadar iyi bir kitap mı? Bilmiyorum belki iyidir belki de ben anlayamadım olabilir yani ancak parası olan bir yazar için kitabının 36 dile çevrilmesi zannediyorum ki hiçte zor olmasa gerek…

Sistem öyle bir sistem ki zengin daha çok zengin olurken, fakir daha çok fakir oluyor. Gene nerden geldik şu sisteme. Eskiden sadece futbol sistemlerini bilirdim. Şimdiki sistemler canımı sıkıyor. Geçenlerde arkadaşımın sistemle alakalı verdiği bir örnek çok daha canımı sıktı. Paylaşayım efendim. “Eğer ki bir vatandaş bankadan 1000 TL çekerse ödeyeceği faiz 100 liradır. Şimdi bu para üzerinden farklı bir örnek ile durumu tekrardan ele alalım. 1000 lirası olan bir vatandaş, ben bu parayı değerlendireceğim deyip gider bankaya yatırırsa faiziyle alacağı para ise 100 liradır.” Zaten durumu siz anladınız da ben söylemeden edemeyeceğim. Paraya ihtiyacı olan adamın cebindeki 100 lira paraya ihtiyacı olmayan adamın cebine gidiverdi. Valla bunu niye anlattım bende bilmiyorum ama aklıma imkânı olmayan yetenekli yazarlar geliyor… Canım sıkılıyor gene.

Kitabın dili sade falan değil efendim. Dili gayet boş. Dili sade ve akıcı demeyi isterdim ancak içerikte basit cümleler olmasına rağmen okurken göze takılan iyi seçilmemiş kelimeler ve iyi aktarılamamış konuşmalarla dolu. Yazım, sosyal medya üzerinden birine bir şeyler yazarsın da akıcılığına, cümlenin yapısına dikkat etmezsin ya aynen o biçim.

Karakterler yabancı, ülke yabancı hoş olayın birazı da Türkiye de geçiyor ama olsun bu durum, bir şeyi değiştirmez; inanılmaz bir kültür çatışması var. Yahu madem yabancı karakterlerin kültürlerini, yaşam biçimlerini, konuşmalarını yansıtamayacaksın neden işin içine Diaina, Mary, Amerika falan katıyorsun…

Çok merak ediyorum, 40 farklı ülkede okunan bu kitap, bizim edebiyatımız için ne düşündürdü insanlara. Reşat Nuri’nin naifliği, Sabahattin Ali’nin romantizmi, Yaşar Kemal’in Anadolu’su çevrilse muhtemelen yüzlerine bakılmayacak. Çok yazık, para her şeye kadir olmamalı.

Tavsiye etmiyorum.

Nurhan Işkın 
 11 Ara 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Sevgili https://1000kitap.com/meneksezamani Kitap kardeşliği etkinliğinde bu kitabı okumama sebep olduğunuz için çok teşekkür ederim.

Bir kendini keşfetme hikayesi, masalsı yazımı ile aldığı tüm övgüleri hak ediyor...

Düşünmenize; içinizde ki iyi ve kötü yönleri keşfetmeniz açısından yazılmış dünyaca ünlü bir çok esere göre daha kolay anlaşılır bir eser olması sebebiyle keyifle okunacak bir kitap...

Bir annenin ölümünden sonra bile kızına yol gösterici nitelikte bıraktığı anıları ve onun kendini keşfetmesine yarayacak hatıraları ile kendi iç dünyasındaki kibir, gurur, gibi kavramların ne kadar da gereksiz olduğunu öğrenecek olan Diana...

İnsanın kendi içinde taşıdığı ego ve ruhun iç içe geçmesinde hangisinin daha kıymetli olduğunu anlatan kitap, emin olun kendinizi tekrar sorgulamanıza sebep olacak...

GençKHitapçı 
09 Kas 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitaba başlarken gayet normal bir romana başlarmış gibi olacaksınız. Başında; Artemis, Meryem Ana Kilisesi, Yunan mitolojosinden bahsederek gayet ilgi çekmeyi başarıyor. Sayfaları geçtikçe bir sonraki sayfayı daha çok merak ederek çeviriceksiniz. Sayfaları geçtikçe, kendinizi Diana'nın yerine koyacak, farklı hayallere, güllere farklı gözle bakmaya başlıyacaksınız. Bir yandan da olağanüstü bir anneyle tanışacaksınız. Roman son 20 sayfada bambaşka bir hayal dünyasına bürünüyor. İçiniz gidip gelerek, ara sıra istemsiz, karşınızdakine ahmakça gelecek şekilde sırıtıyorsunuz. :) Mutlaka okumalısınız... Kitap aşkınız çoğalsın... :)

busra kucuk (YaZaR) 
 12 Nis 09:11 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 7/10 puan

Bu kitapla karsilasmam bir mucizeydi ama okur okumaz muczem oldu hayata biraz oksun bakis acimi degstirdi .Okurken sayfalarin ne ara bitigini fark edemesdim en ii best book

ÖznuR 
24 Nis 20:58 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Dili çok rahat ve akıcı bir kitap, ikiz kardeşini bulmak için uzun yollar kat ederek gelen bir genc kızın din ve tasavvufla tanışmasını ele alan bu kitap çerezlik rahatlikta okuna bilir.

Emine Çoban 
31 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Eserleri dünyanın en çok dile çevrilmiş romanları arasında yer almış olması, açıkçası benim için önemli değil. Yüreğimi ısıtan, kalbimin içinde yolculuğa çıktığım; güllere faklı bir açıdan bakmamı, hatta bir çılgınlık yapıp güllerle konuşma kararı almama neden olan (bu aramızda kalsın yoksa deli zannedebilirler beni) harika ama harika bir roman...

Sakura Fubuki 
14 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

baştan söylemeliyim ki "kayıp gül" herkesin keyif alabileceği tarzda bir kitap değil. kitapta ana karakterin içsel yolculuğu anlatılıyor olaylar çerçevesinde. ben şahsen çok sevdim ve hayatımın kitaplarından biri.. sadece her nabza aynı etkiyi yapmıyor bu kalpleri ılıtan, yer yer en çirkin yönlerimizi yüzümüze çarpan bu kitap... özetle "simyacı"yı ve "küçük prens"i keyifle okuyan çoğu kişi bu kitaptan da benzer bir lezzet alacaktır

s 
18 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 3/10 puan

çok beğenilen ve bilmem kaç dile çevrilmiş bu kitap ben de çok bir etki yaratmadı malesef. olaylar kopuk kopuktu.başta hafif duygusal giderken ilerleyen sayfalarda olaylar o kadar karışıyor ki anlamaya çalışmaktan kitaptan zevk alamadım.sonu ise beni okuduğuma pişman edecek kadar kötüydü

Gülşah Şahin 
09 Nis 00:14 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Gerçektende okurken sayfaların nasıl ilerlediğini anlamıyorsunuz. Ve sonu beni çok şaşırtmıştı...
Sonra ki kitaplarınıda okudum ama bu kitap bir başka.

Kitabı okudum , okudum sona geldim... Eee hiçbir şey yok. Ben hayatımda bu kadar şişirilmiş,boş geçilmiş bir kitap okumadım. Bir iki altı çizilesi sözler dışında kayda değer ne bir söz ne de elle tutulur,inandırıcı gücü olacak bir hikaye var.

Merak ettiğim için okuduğum bir kitaptı. Lakin şimdi kendimi bir yazar tarafından aldatılmış hissettim.
Kitapta ürün yerleştirme ile reklam bile yapılmıştı , bir içecek reklamı hakkında.

Sonuç hiç merak etmeyin , okumayın:)
Küçük Prens 'i ve Martı'yı okuduysanız,bari o kitaplar üzülmesin... lakin ben üzdüm o kitapları,bu kitabı okuyarak...

Kitaptan 58 Alıntı

Nurhan Işkın 
11 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Hiç birimiz kusursuz değiliz. Kusursuz olmak zorunda da değiliz.

Kayıp Gül, Serdar Özkan (Sayfa 163)Kayıp Gül, Serdar Özkan (Sayfa 163)
Aysel 
08 Kas 2014 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Bir dağ hayal et zirvesindeki manzara çok güzel. Orada olmayı çok istiyorsun, ama zirveyi kendinden çok uzakta gördüğün için ümitsizliğe kapılıyorsun Oraya nasıl olsa varamam deyip vazgeçiyorsun
Oysa, zirveye varanların adımları seninkilerden daha büyük değildi. Ama onlar, o küçük adımları birbiri ardınca atmayı sürdürmüş kimselerdi. İmkânsızı gerçekleştiren mucizeler değil, sürekliliktir. Suya sarp kayaları deldiren de budur. Yirmi birinci yüzyıl insanına gülleri duyuran da

Kayıp Gül, Serdar ÖzkanKayıp Gül, Serdar Özkan
Nurhan Işkın 
10 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Dedim ya fal sadece işin ismi. Benim asıl yaptığım yüzleri okumak. Her şey orada yazar.

Kayıp Gül, Serdar Özkan (Sayfa 66)Kayıp Gül, Serdar Özkan (Sayfa 66)
Nurhan Işkın 
10 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Gerçeklerden kaçmayacağım. Kendime gerçek üstü bir dünya kurmayacağım, Mary gibi.

Kayıp Gül, Serdar Özkan (Sayfa 58)Kayıp Gül, Serdar Özkan (Sayfa 58)
Sinan Kılıçarslan 
23 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kimbilir, belki ben de tüm fizik kanunlarını alt üst eder ve uçan bir at üstünde yanına gelirim. Efeste kızımı kucaklayabilmek için, ekim yağmurlarının altına kızımla girebilmek için ...

Kayıp Gül, Serdar ÖzkanKayıp Gül, Serdar Özkan
eso.okur 
02 Eki 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Olağanüstü, olağanüstü olanlar için olağandır.

Kayıp Gül, Serdar Özkan (Sayfa 100)Kayıp Gül, Serdar Özkan (Sayfa 100)
Burcu Karabil 
02 May 00:37 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sanki aynam kırılmıştı da,kendimi görebilmek için başkalarına bakmak zorunda kalmıştım.

Kayıp Gül, Serdar Özkan (Sayfa 48)Kayıp Gül, Serdar Özkan (Sayfa 48)

...Bir süre ressama garip garip bakan yaşlı zenci, ''Evlat...Uç ihtimal var'' dedi. ''A, enayisin ; B, enayisin ; C, küçük hanımı istemiyorsun . Buyur seç.''
Ressam gülümsedi.

Kayıp Gül, Serdar Özkan (Sayfa 67)Kayıp Gül, Serdar Özkan (Sayfa 67)
Burcu Karabil 
02 May 01:24 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bilirsin,herkesin parmak izi farklıdır. Ben içimizde de bir parmak izi olduğuna inanıyorum.

Kayıp Gül, Serdar Özkan (Sayfa 68)Kayıp Gül, Serdar Özkan (Sayfa 68)