Sorumluluk yabancılaşmanın karşıtıdır. Sorumluluk duyan yabancılaşamaz çünkü. Yabancılaşma, bireyin olsun, ulusun olsun, uygarlığının, kendisine yüklediği görevi bırakması anlamına gelir.
Aç ve susuz yaşanabilirdi bir süre, ama onursuz yaşanamazdı. İnsan, onurunu koruyamıyorsa, seçiminin de anlamı kalmıyordu, çünkü seçimin sonuçları, onur yitirilmişse bir şeye yaramayacaktı..
Absürd bir ölüdür yabancılaşma. Hepimiz, bir parçasından tutarak evin dışarısına çıkarıyoruz.
Ev, uygarlığımızın yüzyıllar boyunca içinde oluştuğu yurttur.
Çağ içinde, özgün bir ulus olarak yaşayabilmek için, uygarlığımıza sahip olmaktan, yerli düşüncenin değer yargılarını, yeniden ölçü birimleri olarak ele almaktan başka olanağımız yoktur..